12 İlden Öğrenciler, 94 Ülkeden Kültürel Miras: Büyük Festiv...
12 İlden Öğrenciler, 94 Ülkede...
21:47Kastamonu Üniversitesi'nden Çevre Dostu Radyasyon Kalkanı Ar...
Kastamonu Üniversitesi'nden Çe...
21:32Pamukkale’de Doğa Alarmı: Biyolojik Çeşitlilik İçin Yeni Ara...
Pamukkale’de Doğa Alarmı: Biyo...
21:24TKDK Hibe Programı Duyuruldu: Son Başvuru Tarihi Belli Oldu
TKDK Hibe Programı Duyuruldu:...
Ramsar Sözleşmesi Sekretaryası, 2025 yılına ait “Sulak Alanların Küresel Durumu: Sulak Alanların Değeri, Korunması ve Finansmanı” başlıklı raporunu yayımladı. Raporda, dünya genelinde sulak alanların endişe verici bir hızla yok olmaya devam ettiği vurgulandı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 16.07.2025 - 21:22
Güncelleme: 16.07.2025 - 21:22
Ramsar Sözleşmesi Sekretaryası, 2025 yılına ait “Sulak Alanların Küresel Durumu: Sulak Alanların Değeri, Korunması ve Finansmanı” başlıklı raporunu yayımladı. Raporda, dünya genelinde sulak alanların endişe verici bir hızla yok olmaya devam ettiği vurgulandı.
1970 yılından bu yana geçen süreçte, turbalık, nehir, göl, mangrov ve mercan resifleri gibi sulak alanların yaklaşık yüzde 22’si yok oldu. Küresel ölçekte toplam 411 milyon hektar sulak alan kaybı yaşanırken, kalan alanların dörtte birinin ise "bozulmuş" durumda olduğu bildirildi.
Raporda mevcut eğilimin durdurulamaması halinde 2050 yılına kadar mevcut sulak alanların yüzde 20’sinin daha yok olabileceği, bu kaybın ise yaklaşık 39 trilyon dolarlık ekonomik zarar yaratacağı tahmin ediliyor.
Sulak alanların hızlı kaybının başlıca nedenleri şu şekilde sıralandı:
Tarım alanlarının genişlemesi
Endüstriyel ve evsel kirlilik
İstilacı türlerin yayılması
İklim değişikliği (kuraklık ve deniz seviyesi yükselmesi gibi etkiler)
Yalnızca dünya yüzeyinin yüzde 6 ila 7’sini kaplayan sulak alanlar, tüm bitki ve hayvan türlerinin yaklaşık yüzde 40’ına yaşam alanı sunuyor. Ayrıca:
Karbon tutma ve salma döngüsünde kritik rol oynuyor
Aşırı hava olaylarına karşı doğal bariyer görevi görüyor
Yaklaşık 3 milyar insanın içme suyuna kaynak sağlıyor
Dünya nüfusunun yarısının temel besin kaynağı olan pirincin üretimi büyük ölçüde bu alanlara bağlı
Raporda, sulak alanların korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekilerek, ülkelerin bu konuda daha güçlü politikalar geliştirmesi gerektiği vurgulandı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir