Manisa Kurtuluş Müzesi’ne Büyük Ödül: Yalın Mimarlık “Yapı D...
Manisa Kurtuluş Müzesi’ne Büyü...
09:53Uzmandan Uyarı: Bilinçsiz Egzersiz Sakatlık Riskini Artırıyo...
Uzmandan Uyarı: Bilinçsiz Egze...
09:51Kadın ve Genç Çiftçilere Eğitim Desteği: Programın İkinci Du...
Kadın ve Genç Çiftçilere Eğiti...
09:50Vertiv, Strategic Thermal Labs’ı Satın Aldı: Sıvı Soğutma Te...
Vertiv, Strategic Thermal Labs...
Bakan Murat Kurum, BM Genel Kurulu’nda COP31 sürecine ilişkin Türkiye’nin vizyonunu anlattı; finansman, teknoloji transferi ve küresel iş birliği vurgusu yaptı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 27.03.2026 - 21:07
Güncelleme: 27.03.2026 - 21:07
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ABD programı kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 100’ün üzerinde ülkenin temsilcisine Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve başkanlık sürecine ilişkin kapsamlı bilgilendirme yaptı. Antalya’da düzenlenecek COP31 için hazırlıkların sürdüğünü belirten Kurum, liderler zirvesiyle süreci geleceğe taşıma konusunda güçlü bir irade ortaya koyduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “daha adil bir dünya” vizyonuna dikkat çeken Kurum, Antalya Deklarasyonu’nun hazırlık aşamasında olduğunu ve ülkelerin görüşleri doğrultusunda COP31’de nihai hale getirileceğini ifade etti. Eylem gündeminin nisan ayında netleşeceğini, mayısta tamamlanacağını ve haziranda düzenlenecek etkinlikle operasyonel hale getirileceğini belirten Kurum, Antalya’nın on binlerce iklim gönüllüsünü ağırlamaya hazır olduğunu vurguladı.
“Türkiye çözüm odaklı diplomasi yürütüyor”
Küresel krizlere değinen Kurum, Ortadoğu’daki gerilimler, enerji krizleri ve Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte iklim değişikliğinin etkilerinin derinleştiğini söyledi. Türkiye’nin bu tablo karşısında barış ve istikrarı önceleyen, çözüm odaklı bir diplomasi yürüttüğünü belirten Kurum, sürdürülebilir bir gelecek için tüm ülkelerin eşit haklara sahip olduğu bir sistemin gerekliliğine işaret etti.
İklim krizinin ekonomik boyutuna da dikkat çeken Kurum, kuraklığın yıllık küresel maliyetinin 300 milyar doların üzerinde olduğunu, dünya nüfusunun yarısının yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşadığını ve enerji talebinin hızla arttığını ifade etti. Küresel iklim finansmanı ihtiyacının ise yıllık 7,5-9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu, mevcut finansmanın bunun oldukça gerisinde kaldığını belirtti.
“COP31 bir dönüm noktası olacak”
COP31’i yalnızca taahhütlerin verildiği bir platform olarak görmediklerini vurgulayan Kurum, somut sonuçların öncelikli olacağını ifade etti. Finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme başlıklarının COP31’in merkezinde yer alacağını belirten Kurum, “Finansman yoksa dönüşüm olmaz, teknoloji yoksa hızlanma olmaz” dedi.
Toplantıda, atık yönetimi, temiz enerjiye erişim, sanayinin net sıfır hedeflerine uyumu, su ve gıda güvenliği ile biyolojik çeşitliliğin korunması gibi başlıkların öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacağı açıklandı. Ayrıca Türkiye’nin Sıfır Atık Hareketi’nin küresel ölçekte paylaşılacağı ifade edildi.
İklim dirençli şehirler vurgusu
Deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecine değinen Kurum, kısa sürede 11 ilin ayağa kaldırıldığını ve 500 bin konutun teslim edildiğini hatırlattı. Aynı anlayışla iklim dirençli şehirlerin yaygınlaştırılacağını belirten Kurum, sürdürülebilir şehirleşmenin öncelikli hedefler arasında olduğunu söyledi.
Uluslararası iş birliği güçleniyor
Türkiye’nin COP31 sürecinde Brezilya, Azerbaycan ve Avustralya ile koordineli çalıştığını belirten Kurum, Türkiye-Avustralya iş birliği modelinin iklim diplomasisinde yeni bir dönem başlatacağını ifade etti.
Toplantıda konuşan BM Genel Sekreteri İklim Eylemi Özel Danışmanı Selwin Hart ise Türkiye’nin liderliğini överek, küresel iklim krizine yönelik yürütülen çalışmaların dikkat çekici olduğunu söyledi. Hart, Türkiye’nin uluslararası iş birlikleri ve uyumlu yaklaşımının takdir topladığını dile getirdi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir