1 Mayıs Türkiye Hava Durumu: Kuvvetli Yağış Ve Fırtına Uyarı...
1 Mayıs Türkiye Hava Durumu: K...
01:30Türkiye’den Yenilenebilir Enerjide Rekor: Elektrik Üretimini...
Türkiye’den Yenilenebilir Ener...
01:28Türkiye Ormancılık Yarışmaları Finali Adana’da Yapıldı: 5 Bö...
Türkiye Ormancılık Yarışmaları...
01:26TUTAP ve Türkiye Sigorta’dan “Dünya Mirası Türkiye” Projesi...
TUTAP ve Türkiye Sigorta’dan “...
Davos 2026 Zirvesi ve COP31 ajandası doğrultusunda Türk iş dünyasının sürdürülebilirlik, enerji, su ve yapay zeka odağında dönüşümünü belirleyecek 10 kritik başlık açıklandı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 28.01.2026 - 22:06
Güncelleme: 28.01.2026 - 22:06
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, Davos 2026 Zirvesi’nde öne çıkan küresel riskler, “Mavi Davos” yaklaşımı ve sürdürülebilirlik gündemi doğrultusunda, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecinde iş dünyasının rekabet gücünü ve kurumsal dayanıklılığını artıracak 10 stratejik başlığı paylaştı.
2026 yılı, küresel sürdürülebilirlik ajandasında artık yalnızca hedeflerin değil, dayanıklılığın ve uygulama kapasitesinin test edildiği bir dönemin başlangıcı olarak öne çıkıyor. Davos 2026 Zirvesi’nde jeopolitik riskler, küresel ticarette artan kırılganlıklar, teknolojik rekabet ve yapay zekanın dönüştürücü etkisi gündemin üst sıralarında yer alırken; su güvenliği ve enerji dönüşümü sürdürülebilirliğin en kritik başlıkları olarak öne çıktı.
Zirvede “Mavi Davos (Blue Davos)” yaklaşımıyla su güvenliği tüm sektörler için stratejik bir öncelik haline gelirken, iklim politikalarındaki küresel yavaşlamaya rağmen enerji dönüşümünün piyasa dinamikleriyle hız kazandığı vurgulandı. Aynı dönemde yayımlanan Küresel Riskler Raporu 2026, dezenformasyon ve jeoekonomik gerilimlerin kurumsal dayanıklılığı tehdit eden başlıca riskler arasında yer aldığını ortaya koydu.
Bu küresel tablo içinde, Türkiye’nin Avustralya iş birliğiyle Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine yönelik hazırlıklar hız kazanıyor. COP30’da belirlenen aksiyon çerçevesi, COP31’de iş dünyası açısından uygulama testine girecek. Enerji, su, gıda, finansman ve teknoloji başlıklarını kapsayan Aksiyon Ajandası, şirketler için yol gösterici bir rehber niteliği taşıyor.
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, 2026’ya girerken iş dünyasının karşı karşıya olduğu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
“Jeopolitik çalkantılar ve küresel riskler, iş dünyasının ortak hareket etme kabiliyetini ciddi şekilde test ediyor. Davos’ta gözlemlediğimiz ticaret savaşları ve gerilimler, sürdürülebilirliği ikinci plana itme riski taşıyor. Ancak su krizini ya da enerji dönüşümünü erteleme lüksümüz yok. Zor zamanlar, net öncelikler gerektirir.”
COP31 sürecinin Türkiye için stratejik bir fırsat sunduğunu vurgulayan Günsel, “Türkiye olarak COP31’e ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Küresel iklim diplomasisinde oyun kurucu olmak için güçlü bir fırsata sahibiz. Şirketlerin rekabetçiliğini koruması için enerjiden suya, yapay zekadan biyoçeşitliliğe kadar tüm kritik başlıkların ajandaların merkezine alınması gerekiyor” dedi.
1. Enerji ve sanayi dönüşümü: Elektrik çağında rekabet avantajı
2. Mavi ekonomi: Biyoçeşitlilik ve su temelli yeni raporlama standartları
3. Gıda sistemleri: Sürdürülebilir tarım ve dirençli tedarik zincirleri
4. Su yatırımları: 2026’nın “Su Yılı” olarak konumlanması
5. Adil geçiş: İstihdam, yeşil beceriler ve sosyal dayanıklılık
6. Teknoloji ve yapay zeka: İklim eyleminin hızlandırıcısı
7. İklim finansmanı: Yeni risk paylaşım modelleri
8. Şeffaflık: Dezenformasyona karşı bilgi bütünlüğü
9. Ticaret ve iklim entegrasyonu: Yeşil ticaret koridorları
10. Yeşil büyüme: Kurumsal dayanıklılığın yeni anahtarı
Davos 2026’dan COP31’e uzanan bu süreçte, sürdürülebilirliği stratejik bir yatırım alanı olarak ele alan şirketlerin, küresel belirsizlik ortamında daha dirençli ve rekabetçi bir konum elde edeceği öngörülüyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir