Yeşilyurt Kültür, Spor Ve Kiraz Festivali 28 Haziran’da Çırm...
Yeşilyurt Kültür, Spor Ve Kira...
20:06İstanbul Müzik Festivali’nde 22 ve 25 Haziran Programı: Kaçı...
İstanbul Müzik Festivali’nde 2...
18:0922-28 Haziran 2026 Haftalık Burç Yorumları: Merkür Durağanla...
22-28 Haziran 2026 Haftalık Bu...
17:5622-28 Haziran 2026 Etkinlik Takvimi: Türkiye’de Konser, Fest...
22-28 Haziran 2026 Etkinlik Ta...
Türkiye, Paris İklim Anlaşması kapsamında 2053 karbon nötr hedefi belirledi. Peki bu hedefe ulaşmak için ne kadar ilerleme kaydedildi? Güncel tabloyu inceledik.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 06.11.2025 - 08:21
Güncelleme: 06.11.2025 - 08:21
Küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlandırmayı hedefleyen Paris İklim Anlaşması, ülkeleri sera gazı emisyonlarını azaltma konusunda bağlayıcı hedefler koymaya yönlendirdi.
Türkiye, 2016’da imzalamakla birlikte anlaşmayı 2021’de resmen onayladı ve 2053 yılı için karbon nötr ülke olma hedefini duyurdu.
Peki aradan geçen yıllarda Türkiye bu taahhütlerde ne kadar ilerleme kaydetti?
Türkiye, anlaşma kapsamında “koşullu azaltım” modeliyle taahhütte bulundu.
Yani ekonomik büyüme, teknoloji transferi ve uluslararası finansman desteğine bağlı olarak hedefini belirledi.
Buna göre:
2030 yılına kadar “artıştan yüzde 41 oranında azaltım” planlanıyor.
Bu, 2030 itibarıyla 929 milyon ton yerine 527 milyon ton CO₂ salımı anlamına geliyor.
2053 yılı ise net sıfır emisyon hedefi olarak belirlendi.
Ancak bu hedef, “mutlak azaltım” değil, mevcut artış eğrisine göre azaltım hedefidir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin 2023 yılı toplam sera gazı salımı 558 milyon ton CO₂ eşdeğeri olarak açıklandı.
Bu miktar, 1990’daki salım düzeyinin yaklaşık %150 üzerinde.
En çok salım yapan sektörler:
Enerji (%71)
Sanayi (%14)
Tarım (%12)
Atık yönetimi (%3)
Bu tablo, Türkiye’nin henüz emisyon artış eğrisini kırmadığını gösteriyor.
Türkiye son 10 yılda yenilenebilir enerji kapasitesini ciddi biçimde artırdı:
Elektrik üretiminin %45’i artık yenilenebilir kaynaklardan geliyor.
Güneş ve rüzgâr enerjisinde Avrupa’nın ilk 10 ülkesi arasında.
Ancak enerji üretiminde kömür santralleri hâlâ önemli bir paya sahip.
Bu durum, karbon nötrlük hedefine giden yolu zorlaştırıyor.
Ayrıca doğalgaz ve kömür destekli enerji politikaları, “yeşil dönüşüm” açısından tartışmalı bir noktada.
Climate Action Tracker adlı bağımsız izleme kuruluşuna göre, Türkiye’nin iklim politikaları “yetersiz (Insufficient)” kategorisinde.
Bu değerlendirme, Türkiye’nin mevcut politikalarının Paris hedefiyle uyumlu olmadığını gösteriyor.
Bunun temel nedenleri:
Emisyon azaltımında net bir takvim eksikliği,
Karbon fiyatlandırma sisteminin gecikmesi,
Sanayi ve ulaşım sektörlerinde düşük dönüşüm oranı.
Türkiye, Paris Anlaşması müzakerelerinde “gelişmekte olan ülke” statüsü talep etti.
Bunun nedeni, yeşil dönüşümün yüksek maliyetini uluslararası desteklerle karşılamak.
Yeşil fonlardan pay alınabilmesi için “iklim finansmanı mekanizmalarının” devreye alınması gerekiyor.
Bu noktada, Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile projeler yürütülüyor.
Ancak özel sektör yatırımlarının daha fazla teşvik edilmesi şart.
Uzmanlara göre hedef ulaşılabilir ama mevcut hız yeterli değil.
Türkiye’nin bu hedefe ulaşabilmesi için:
2030’a kadar kömürden çıkış planını açıklaması,
Ulaşımda elektrikli araç oranını %30’a çıkarması,
Sanayi ve bina sektörlerinde enerji verimliliğini %25 artırması gerekiyor.
Aksi halde, 2053 hedefi “siyasi bir vizyon” olarak kalabilir.
Paris Anlaşması Türkiye için bağlayıcı mı?
Evet. Türkiye anlaşmayı onayladığı için raporlama ve politika uyumu yükümlülüklerine sahiptir.
Türkiye neden anlaşmayı geç onayladı?
Finansman desteği ve gelişmekte olan ülke statüsü konularında uzun süren diplomatik müzakereler nedeniyle.
Türkiye’nin 2030 hedefi nedir?
Artıştan yüzde 41 azaltım. Yani mevcut büyüme senaryosuna göre 400 milyon tonluk salım önlenmesi.
Karbon piyasası Türkiye’de kurulacak mı?
Evet. 2025 itibarıyla ulusal emisyon ticaret sistemi devreye alınacak.
Türkiye iklim fonlarından yararlanıyor mu?
Evet. Dünya Bankası, AB ve EBRD finansmanlarıyla yeşil enerji, ulaşım ve sanayi dönüşümü projeleri yürütülüyor.
Nizamettin Bilici
Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni
Bu araştırmada yapay zekâ kaynaklarından yararlanılmıştır.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir