Marmara’da Korkutan Gece: Balıkesir Açıklarında Peş Peşe Dep...
Marmara’da Korkutan Gece: Balı...
00:19Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: En Zengin Bölgeler ve Kr...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
23:14DÖSİM 72 Sözleşmeli Personel Alacak: Başvurular 19 Haziran’d...
DÖSİM 72 Sözleşmeli Personel A...
22:44Samsun Kültür, Sanat ve Gastronominin Buluşma Noktası Olacak...
Samsun Kültür, Sanat ve Gastro...
Bir binanın deprem dayanıklılığı nasıl ölçülür? Karot testi, zemin etüdü, performans analizi ve yapı risk tespiti süreçlerini uzman raporlarına dayalı olarak anlatıyoruz.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 31.10.2025 - 00:18
Güncelleme: 31.10.2025 - 00:18
Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinde yer alıyor.
Bu nedenle her binanın deprem dayanıklılığı, yalnızca mühendislik değil, hayati bir konu.
Bir binanın güvenli olup olmadığını anlamak için jeoteknik, statik ve malzeme analizlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
İşte adım adım deprem dayanıklılığı ölçüm süreci:
Uzman mühendisler binayı yerinde inceler:
Bina yaşı, kat sayısı, yapım yılı, kullanılan malzeme tipi
Çatlak, korozyon, eğilme veya deformasyon gibi görsel kusurlar
Binanın zeminle ilişkisi ve temel tipi
Bu aşama, riskli binaları tespit etmek için ilk uyarı niteliğindedir.
Deprem dayanıklılığı sadece binaya değil, üzerinde bulunduğu zemine de bağlıdır.
Zemin etüdü kapsamında:
Yer altı su seviyesi
Zemin tipi (kil, kum, kaya vb.)
Sıvılaşma riski
ölçülür.
Bu veriler, binanın zemin hareketine ne kadar dayanabileceğini gösterir.
Binanın çeşitli noktalarından karot adı verilen silindirik beton örnekleri alınır.
Bu örnekler laboratuvarda basınç dayanımı testine tabi tutulur.
Elde edilen değer, betonun “M” sınıfını belirler.
Örneğin:
M25 sınıfı beton = 25 MPa basınç dayanımı
Eski binalarda genellikle 10–15 MPa çıkar; bu düşük dayanım demektir.
Binanın taşıyıcı kolon ve kirişlerinde demir oranı ve pas durumu kontrol edilir.
Bu işlem genellikle röntgen benzeri cihazlarla (rebar detector) yapılır.
Yetersiz donatı veya paslı demir, yapının dayanıklılığını ciddi oranda düşürür.
Mühendisler binayı bilgisayar ortamında üç boyutlu model haline getirir.
Yapıya sanal bir deprem yükü uygulanır.
Bu sayede binanın hangi bölgelerinde en fazla gerilme veya deformasyon oluştuğu görülür.
Sonuçlar, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) kriterlerine göre değerlendirilir.
Tüm veriler bir araya getirilir ve bina şu şekilde sınıflandırılır:
Hasarsız / Güvenli
Orta Hasarlı (Güçlendirilebilir)
Ağır Hasarlı (Yıkım Gerektirir)
Bu analiz sonunda Deprem Performans Raporu hazırlanır.
Riskli çıkan yapılar Kentsel Dönüşüm Kanunu kapsamında yenilenir veya güçlendirilir.
Yapı güvenli değilse, iki seçenek vardır:
Güçlendirme: Karbon fiber, çelik mantolama veya betonarme takviye.
Yıkım ve Yeniden Yapım: Özellikle kolon-kiriş sistemi zayıfsa tercih edilir.
Yetkili statik mühendislik firmaları
AFAD ve belediyelerin onaylı lisanslı laboratuvarları
Üniversitelerin inşaat mühendisliği laboratuvarları
Vatandaş, kendi binası için bu testleri talep edebilir.
Türkiye genelinde yaklaşık 7 milyon binanın deprem riskine göre incelenmesi gerekiyor.
AFAD’a göre riskli yapı oranı %30’un üzerinde.
1999 öncesi yapılan binalar en riskli grupta.
Bina testleri ücretli mi?
Evet, test türüne göre değişir. Ortalama 10–30 bin TL arasında olabilir.
Karot almak binayı zayıflatır mı?
Doğru yapılırsa hayır. Karot alınan nokta profesyonelce onarılır.
Sadece dışarıdan bakarak dayanıklılık anlaşılır mı?
Hayır. Mutlaka laboratuvar ve analiz testleri gerekir.
Riskli raporu çıkan bina ne olur?
Kentsel dönüşüm sürecine alınır; bina güçlendirilir veya yıkılarak yeniden yapılır.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir