Bin Yıllık Mirasın İzinde: Anadolu’nun Su Hikâyesi 2 Mayıs’t...
Bin Yıllık Mirasın İzinde: Ana...
23:25Kültürel Miras ve Ekoloji: Toprak, Gelenek ve Yaşamın Bütünl...
Kültürel Miras ve Ekoloji: Top...
23:20Doğanın Sessiz Kaybı: Yangınlar Yaban Hayatını Nasıl Vuruyor...
Doğanın Sessiz Kaybı: Yangınla...
23:15Tuzlu Su, Aşırı Sulama ve Sararma: Tarımda Kritik Sulama Sor...
Tuzlu Su, Aşırı Sulama ve Sara...
Deprem kuşağında yer alan İzmir’de zemin mühendisliği neden hayati önem taşıyor? Tanyer Yapı’dan Batuhan Tozburun, sağlam zemin ile kentsel dönüşümün depremle mücadeledeki rolünü açıklıyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 21.07.2025 - 15:07
Güncelleme: 21.07.2025 - 15:07
Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü İnşaat Yüksek Mühendisi Batuhan Tozburun, deprem kuşağında yer alan İzmir için yapılan son bilimsel araştırmaların, zemin mühendisliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.
Tozburun, Türk ve İtalyan bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü araştırmanın çarpıcı veriler içerdiğini vurgulayarak, “İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Dr. Taygun Uzelli ve Milano Politeknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Stefano Salata’nın gerçekleştirdiği çalışmada, İzmir’de 67 bin 642 binanın yüksek riskli bölgelerde yer aldığı ortaya kondu. Şehir nüfusunun %20,9’u bu alanlarda yaşıyor ve bu da yaklaşık 618 bin kişinin deprem riski altında olduğunu gösteriyor,” dedi.
Deprem riskine karşı en güçlü adımın sağlam zemin iyileştirmeleriyle atılabileceğini belirten Tozburun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Deprem, ülkemizin en önemli ve öncelikli sorunlarından biridir. Zemin iyileştirmeleri, bina maliyetinin %20 ila %30’unu oluşturur ancak bu yatırım, kalan %70'lik yapının güvenliğini garanti altına alır. Sağlam zemin, yalnızca binanın ömrünü uzatmakla kalmaz, aynı zamanda projeye değer de katar. Profesyonel yapı firmaları, bu nedenle zemin çalışmalarına özel önem vermelidir. Özellikle İzmir gibi birinci derece deprem kuşağında yer alan şehirlerde, kentsel dönüşüm süreci ada bazında hızlandırılmalı, vatandaşlar bilinçlendirilmeli ve yerel yönetimler acil adımlar atmalıdır.”
Tozburun, İstanbul gibi finansal merkezlerde yaşanacak büyük bir depremin maddi ve manevi kayıplar doğuracağını hatırlatarak, kentsel dönüşüm ve zemin mühendisliğinin, şehir planlamasının merkezine alınması gerektiğini vurguladı.
Firma olarak hem hizmet kapasitesi hem de referans açısından güçlü bir konumda olduklarını belirten Batuhan Tozburun, şu bilgileri paylaştı:
“Yalnızca bölgesel hizmet veriyor olmamıza rağmen, Türkiye genelinde zemin mühendisliği alanında ilk 5 firma arasındayız. Son 5 yılda her yıl ortalama %20 büyürken, geçen yıl bu oran %100’e ulaştı. 200 kişilik deneyimli ekibimizle birlikte jet grout, baret kazık ve diyafram duvar gibi birçok uygulamayı aynı anda yapabiliyoruz. İzmir merkezli olmamıza rağmen İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde de hizmet vermeye hazırlanıyoruz. Entegre ve anahtar teslim hizmet modelimizle müteahhit firmalara büyük kolaylık sağlıyoruz.”
Tozburun, personel yatırımlarının da öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, teknik bilgi ve saha deneyimi yüksek uzmanlarla çalıştıklarını ve sektörde hız ve kalite avantajı sunduklarını ifade etti.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir