Marmara’da Korkutan Gece: Balıkesir Açıklarında Peş Peşe Dep...
Marmara’da Korkutan Gece: Balı...
00:19Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: En Zengin Bölgeler ve Kr...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
23:14DÖSİM 72 Sözleşmeli Personel Alacak: Başvurular 19 Haziran’d...
DÖSİM 72 Sözleşmeli Personel A...
22:44Samsun Kültür, Sanat ve Gastronominin Buluşma Noktası Olacak...
Samsun Kültür, Sanat ve Gastro...
Enkaz altında kalınca ne yapılmalı, ses çıkarmak mı beklemek mi doğru, arama kurtarma çalışmaları ne kadar sürer, ilk 72 saat neden hayati önemdedir? Deprem sonrası enkaz sürecine dair kapsamlı rehber.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 28.01.2026 - 00:53
Güncelleme: 28.01.2026 - 00:53
Depremler sona erdiğinde, görünmeyen ama en ağır süreç başlar: enkaz altında yaşam mücadelesi. Enkaz, yalnızca yıkılmış binaların kalıntıları değil; aynı zamanda zamanla yarışın başladığı, her saniyenin hayati olduğu bir ortamdır. Deprem sonrası hayatta kalma ihtimali, yalnızca şansa değil; enkaz altında sergilenen davranışlara ve arama kurtarma sürecinin etkinliğine bağlıdır.
Bu dosyada enkaz altında kalındığında yapılması gerekenler, ses çıkarma ve bekleme ikilemi, arama kurtarma sürecinin işleyişi ve ilk 72 saatin neden kritik olduğu bilimsel ve operasyonel çerçevede ele alınmaktadır.
Enkaz altında kalmak, insanın yaşayabileceği en zor durumlardan biridir. Bu ortamda panik, oksijen tüketimini artırır ve hayatta kalma süresini kısaltır. Bu nedenle enkaz altında yapılması gereken ilk şey, kontrollü şekilde sakinliği sağlamaktır.
Enkaz altında kalan bir kişinin temel öncelikleri şunlardır:
Nefes alabileceği bir boşluk oluşturmak
Enerjisini korumak
Bulunduğu konumu mümkün olduğunca sabit tutmak
Ani hareketler, enkazın dengesini bozarak yeni çökmelere yol açabilir. Bu nedenle enkaz altında bilinçsizce hareket etmek ciddi risk oluşturur. Bulunulan pozisyon korunmalı ve çevredeki sesler dikkatle dinlenmelidir.
Enkaz altında kalan kişinin mümkünse yüzünü ve ağzını tozdan koruması, solunum yollarını açık tutması hayati önem taşır. Toz ve partiküller, solunum problemlerine yol açarak hayatta kalma süresini azaltabilir.
Enkaz altında kalan kişilerin en çok kararsız kaldığı konulardan biri, ses çıkarma meselesidir. Sürekli bağırmak, genellikle doğru bir yöntem değildir. Çünkü bağırmak hem enerjiyi hızla tüketir hem de oksijen kullanımını artırır.
Doğru yaklaşım, kontrollü ve hedefli ses çıkarmadır. Arama kurtarma ekiplerinin veya dışarıdan gelen seslerin duyulduğu anlarda ses çıkarmak, çok daha etkilidir.
Ses çıkarmada dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
Sürekli bağırmamak
Sesin duyulabileceği anları kollamak
Sert cisimlerle düzenli aralıklarla vurmak
Islık gibi enerjiyi daha az tüketen yöntemleri tercih etmek
Sessizlik anlarında enerji korunmalı, ses yalnızca karşılık alınabilecek durumlarda kullanılmalıdır. Bu yaklaşım, hayatta kalma süresini uzatır.
Enkaz altında geçen süre, yalnızca fiziksel değil; psikolojik bir sınavdır. Karanlık, sessizlik ve belirsizlik duygusu, zaman algısını bozar ve umutsuzluk yaratabilir. Bu noktada zihinsel dayanıklılık, hayatta kalma şansını artıran önemli bir faktördür.
Enkaz altında psikolojik olarak güçlü kalmak için:
Zaman algısının bozulabileceği kabul edilmeli
Kurtarma ihtimalinin yüksek olduğu bilinmeli
Enerji ve su varsa dikkatli kullanılmalı
Birçok arama kurtarma operasyonunda, günler sonra canlı olarak çıkarılan kişiler bulunmaktadır. Bu örnekler, umudun korunmasının ne kadar hayati olduğunu göstermektedir.
Arama kurtarma çalışmaları, plansız ve rastgele yürütülen faaliyetler değildir. Bu çalışmalar, belirli aşamalara ve tekniklere dayalı olarak gerçekleştirilir.
Arama kurtarma sürecinin temel aşamaları şunlardır:
Alanın güvenliğinin sağlanması
Sesli ve görsel tarama
Teknik cihazlarla dinleme ve görüntüleme
Enkazın kontrollü şekilde kaldırılması
Bu süreçte aceleci davranmak, enkaz altındaki kişilerin hayatını riske atabilir. Bu nedenle profesyonel ekipler, titiz ve aşamalı bir yöntem izler.
Arama kurtarma çalışmalarının süresi, birçok faktöre bağlı olarak değişir. Depremin büyüklüğü, yıkımın boyutu, hava koşulları ve ekip sayısı bu süreyi doğrudan etkiler.
Bazı durumlarda arama kurtarma çalışmaları saatler içinde sonuçlanabilirken, büyük depremlerde bu süreç günler hatta haftalar sürebilir. Enkaz altında canlı bulunma ihtimali, zaman geçtikçe azalmakla birlikte tamamen ortadan kalkmaz.
Bu nedenle arama kurtarma çalışmaları, genellikle günler boyunca kesintisiz şekilde sürdürülür.
Deprem sonrası ilk 72 saat, arama kurtarma açısından altın zaman dilimi olarak kabul edilir. Bu sürede enkaz altında kalan kişilerin hayatta bulunma ihtimali en yüksektir.
İlk 72 saatin kritik olmasının temel nedenleri şunlardır:
Oksijen seviyesinin zamanla azalması
Su ve enerji kaynaklarının tükenmesi
Yaralanmaların hayati risk oluşturması
Enkazın stabilitesinin zamanla bozulması
Bu süre zarfında yapılan hızlı ve etkili müdahaleler, binlerce hayatın kurtarılmasını sağlayabilir. Ancak bu, 72 saatten sonra kimsenin kurtarılamayacağı anlamına gelmez. Daha uzun süre sonra da canlı kurtarılan örnekler bulunmaktadır.
Bazı koşullar, enkaz altında hayatta kalma ihtimalini artırabilir. Bunlar arasında şunlar yer alır:
Enkaz altında hava boşluğu bulunması
Ağır yaralanmanın olmaması
Suya erişim imkânı
Sakin ve kontrollü davranış
Bu faktörler, arama kurtarma ekiplerinin ulaşma süresiyle birleştiğinde hayatta kalma ihtimalini belirler.
Toplumda sıkça sorulan sorulardan biri de arama kurtarma çalışmalarının neden zaman aldığıdır. Enkaz altındaki kişilere hızlı ulaşma isteği anlaşılabilir olsa da, kontrolsüz müdahaleler yeni çökmelere ve can kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle arama kurtarma ekipleri:
Enkazı kontrollü şekilde kaldırır
Yapının dengesini sürekli izler
Canlı tespiti yapılmadan ağır müdahalede bulunmaz
Bu yaklaşım, sabır gerektirir ancak hayat kurtarır.
Enkaz altında kalmak, deprem sonrası yaşanan en zorlu süreçlerden biridir. Bu süreçte doğru davranışlar, hayatta kalma ihtimalini artırırken; panik ve yanlış refleksler riski büyütür. Ses çıkarma, bekleme, enerji yönetimi ve psikolojik dayanıklılık; enkaz altında hayatta kalmanın temel unsurlarıdır.
Arama kurtarma çalışmalarının başarısı ise yalnızca ekiplerin hızına değil; doğru yöntemleri uygulamasına bağlıdır. İlk 72 saat kritik olmakla birlikte, umut her zaman vardır.
Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede, enkaz ve arama kurtarma sürecine dair bilgilerin doğru şekilde bilinmesi, hayatta kalma zincirinin en önemli halkalarından biridir.
Nizamettin Bilici
Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir