Mehmet Sabir Karger’e 50. Yıl Onur Gecesi: Türk Dünyası İsta...
Mehmet Sabir Karger’e 50. Yıl...
11:07Engelsiz Turizmde Türkiye 2026: Erişilebilir Rotalar, Ulaşım...
Engelsiz Turizmde Türkiye 2026...
10:56Yİ-ÜFE Nisan Verileri Açıklandı: Enerjide Rekor Artış
Yİ-ÜFE Nisan Verileri Açıkland...
10:50Dünya Çevre Günü’ne Özel Yarışma: Ortaokul Öğrencilerine Çağ...
Dünya Çevre Günü’ne Özel Yarış...
Akran zorbalığı çocukların ruhsal güvenliğini tehdit ediyor. Uzmanlar, siber zorbalığın arttığını ve erken müdahalenin önem taşıdığını vurguluyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 16.10.2025 - 01:17
Güncelleme: 16.10.2025 - 01:17
Son yıllarda Türkiye’de akran zorbalığı vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzmanlara göre zorbalık yalnızca fiziksel saldırıları değil; sözlü, duygusal, sosyal dışlama ve siber zorbalık gibi farklı biçimleri de kapsıyor.
İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Elif Türel, akran zorbalığının öğrencilerin özgüveni, okul başarısı ve ruh sağlığı üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını belirterek şunları söyledi:
“Çocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan zorbalık, ilerleyen yıllarda kaygı bozuklukları, depresyon ve sosyal uyum sorunları gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle akran zorbalığı yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir ruh sağlığı sorunu olarak ele alınmalı.”
Türel, son dönemdeki artışta sosyal medya kullanımı, toplumsal şiddet kültürü ve aile içi iletişim eksikliğinin önemli rol oynadığını vurguladı.
“Çocuklar, sosyal medya platformlarında hakaret, tehdit, küçük düşürücü paylaşımlar ve dışlanma gibi durumlarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, güven duygusunu zedeliyor ve yalnızlaşmayı artırıyor.”
Akran zorbalığı; fiziksel (itme, vurma, eşyaya zarar verme), sözel (lakap takma, alay etme), sosyal (dışlama, söylenti yayma) ve siber (tehdit mesajları, paylaşım) olmak üzere farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor.
Zorbalığa maruz kalan çocuklarda okula gitmek istememe, başarı düşüşü, özgüven kaybı ve depresif ruh hali gibi belirtiler görülebiliyor.
Türel, baskıcı veya ilgisiz ebeveyn tutumlarının, empati eksikliğinin ve düşük benlik saygısının zorbalığa zemin hazırladığını belirtti.
“Açık iletişim, empatiyi geliştiren sınıf etkinlikleri ve okul-aile iş birliği zorbalıkla mücadelede en güçlü koruyucu faktörlerdir. Çocuklar yaşadıkları olumsuzlukları paylaşabilecekleri güvenli ortamlara sahip olmalıdır.”
Türel, küçük yaşta başlayan zorbalık davranışlarının zamanla kalıcı hale gelebileceğini hatırlatarak, “Empati, saygı ve yardımlaşma değerlerinin çocuklara erken yaşta kazandırılması, bireysel ve toplumsal düzeyde güçlü bir koruma kalkanı oluşturur” dedi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir