Marmara’da Korkutan Gece: Balıkesir Açıklarında Peş Peşe Dep...
Marmara’da Korkutan Gece: Balı...
00:19Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: En Zengin Bölgeler ve Kr...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
23:14DÖSİM 72 Sözleşmeli Personel Alacak: Başvurular 19 Haziran’d...
DÖSİM 72 Sözleşmeli Personel A...
22:44Samsun Kültür, Sanat ve Gastronominin Buluşma Noktası Olacak...
Samsun Kültür, Sanat ve Gastro...
Demir eksikliği anemisi yaşam kalitesini düşürüyor. Prof. Dr. Kadir Biberoğlu, kalıcı tedavi için altta yatan nedenlerin araştırılması ve 6–9 ay süreklilik vurgusu yaptı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 02.02.2026 - 14:24
Güncelleme: 02.02.2026 - 14:24
Özel Sağlık Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kadir Biberoğlu, toplumda yaygın olarak görülen demir eksikliği anemisinin (kansızlık) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü belirterek, tedavinin mutlaka zamanında ve düzenli şekilde yapılması gerektiğini vurguladı.
Demir eksikliği anemisinin kalıcı tedavisinin ortalama 6 ila 9 ay sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Biberoğlu, sadece kan değerlerini yükseltmenin yeterli olmadığını, hastalığa neden olan altta yatan sebeplerin mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Biberoğlu, demir eksikliği anemisinin en sık görülen belirtilerini şöyle sıraladı:
halsizlik, solukluk, baş dönmesi, çabuk yorulma, efor sırasında nefes darlığı, çarpıntı, kas krampları ve taşikardi. Hastalık ilerledikçe bu şikâyetlerin daha belirgin hale geldiğini ifade etti.
Kemik iliğinin alyuvar üretiminde yetersiz kalabildiğini belirten Biberoğlu, alyuvarların normalde yaklaşık 3 ay dolaşımda kaldığını ancak bazı durumlarda daha erken parçalanabildiğini aktardı.
Dünyada en sık görülen kansızlık türünün demir eksikliği anemisi olduğunu belirten Biberoğlu, hastalığın başlıca nedeninin kan kaybı olduğunu söyledi.
Kadınlarda uzun süren ve yoğun adet kanamaları, sık gebelikler ve düşüklerin demir depolarını hızla tükettiğini belirten Biberoğlu, gebelikte bebeğin annenin yaklaşık 500 mg demir deposunu kullandığını ifade etti.
Ayrıca mide asidini azaltan ilaçlar, uzun süreli mide koruyucu kullanımı ve romatizma ilaçlarının da demir emilimini bozarak gizli kan kayıplarına yol açabileceğini vurguladı. Sindirim sistemindeki küçük kanamalar fark edilmediğinde demir eksikliği anemisinin gelişebileceğini belirtti.
Demir eksikliği tanısının hemoglobin düzeyine bakılarak konulduğunu ifade eden Prof. Dr. Biberoğlu, erişkin hastalarda sadece demir ilacı vermenin yeterli olmadığını söyledi.
Kadın hastalarda jinekolojik nedenlerin mutlaka araştırılması gerektiğini, erkek hastalar ve jinekolojik sorunu olmayan kadınlarda ise mide ve kalın bağırsak tetkiklerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Bu incelemelerin özellikle kolon kanserinin erken teşhisi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
Demir eksikliği tedavisinin mutlaka uzman hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiğini belirten Biberoğlu, en sık yapılan hatanın kan değerleri normale döner dönmez tedavinin bırakılması olduğunu söyledi.
Demir tedavisinin aç karnına alınması gerektiğini ifade eden Biberoğlu, ikinci haftadan itibaren kan değerlerinde yükselme başladığını, 4–6 haftada düzelme görüldüğünü ancak depolar tam dolmadan tedavinin kesilmemesi gerektiğini vurguladı. Kalıcı iyileşme için tedavinin 6–9 ay boyunca sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir