Anzer Balına Yoğun İlgi: Türkiye’nin En Değerli Balı İçin Ta...
Anzer Balına Yoğun İlgi: Türki...
09:54Manisa Kurtuluş Müzesi’ne Büyük Ödül: Yalın Mimarlık “Yapı D...
Manisa Kurtuluş Müzesi’ne Büyü...
09:53Uzmandan Uyarı: Bilinçsiz Egzersiz Sakatlık Riskini Artırıyo...
Uzmandan Uyarı: Bilinçsiz Egze...
09:51Kadın ve Genç Çiftçilere Eğitim Desteği: Programın İkinci Du...
Kadın ve Genç Çiftçilere Eğiti...
İstanbul Rumeli Üniversitesi'nde düzenlenen seminerde Uzm. Kl. Psk. Berfin Çetintaş, ilişkilerde ben ve biz dengesi, sağlıklı bağlanma ve sınır koymanın önemini anlattı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 19.12.2025 - 00:00
Güncelleme: 19.12.2025 - 00:00
İstanbul Rumeli Üniversitesi, ilişkilerin psikolojik dinamiklerini ele alan anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü ile Psikoloji Kulübü iş birliğiyle düzenlenen “İkimizin Yerine: İlişkilerde Sen, Ben ve Biz Olabilmek” başlıklı seminerde, sağlıklı bağlanmanın püf noktaları masaya yatırıldı.
Seminerin konuğu olan Uzm. Kl. Psk. Berfin Çetintaş, yakın ilişkilerde bireysel kimliği korumanın önemine değindi. Çetintaş, ilişkideki dengenin kendinden vazgeçmeden "biz" olabilmekten geçtiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Gerçek bağ, iki tam insanın bir araya gelmesiyle kurulur; iki yarımın birleşmesiyle değil. 'Biz' olmak birbirine karışmak değil, yan yana durabilmektir."
Birçok insanın "alan tanımayı" uzaklaşmakla karıştırdığını belirten Çetintaş, ilişkide sınır koymanın güveni artıran bir unsur olduğunu vurguladı. Bireysel alanın korunması şu avantajları sağlıyor:
Sürdürülebilirlik: Kişinin kendi benliğini koruması ilişkiyi daha uzun ömürlü kılar.
Güven İnşası: Sınırlar, partnerlerin birbirine duyduğu saygıyı pekiştirir.
Bilinçli Yakınlık: Alan tanındığında samimiyet azalmaz, aksine taraflar daha bilinçli bir bağ kurar.
Seminerin bir diğer odak noktası ise duygusal ihtiyaçlar ve açık iletişim oldu. Çetintaş, iletişimin sadece kelimelerden ibaret olmadığını, sessizliğin ve dinlemenin de büyük bir payı olduğunu hatırlattı. "Gerçek duygusal yakınlık, yalnızca konuşmak değil, anlamaya gönüllü olmaktır," diyerek empatinin dönüştürücü etkisine dikkat çekti.
Sağlıklı bir ilişkide sürekli aynı fikirde olmanın zorunlu olmadığını belirten uzman, çatışmaların karşılıklı anlayışla aşıldığında bağı daha da güçlendirdiğini ifade etti. Önemli olanın, tarafların duygularını özgürce ifade edebilmesi ve birbirlerinin deneyimlerine saygı duyması olduğunun altını çizdi.
Etkinlik sonunda Berfin Çetintaş, bağımsızlık ve bağlılık arasındaki o hassas çizgiye vurgu yaparak konuşmasını tamamladı: "Gerçek sevgi, birbirine tutunmadan yan yana durabilme cesaretidir. Bu denge kurulduğunda ilişki bir mücadele değil; birlikte büyümenin alanı haline gelir."
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir