Beta Enerji ve Teknoloji Halka Arzı: BETAE İçin Tüm Detaylar...
Beta Enerji ve Teknoloji Halka...
06:12Captopril Nedir? Yılan Zehrinden Geliştirilen Tansiyon İlacı...
Captopril Nedir? Yılan Zehrind...
03:51Marmara’da Korkutan Gece: Balıkesir Açıklarında Peş Peşe Dep...
Marmara’da Korkutan Gece: Balı...
00:19Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: En Zengin Bölgeler ve Kr...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
Prof. Dr. Ahmet Karacalar, lipödem (ağrılı yağlanma) hastalığını, Superdry 4D tekniğini ve beden heykeltıraşlığı yaklaşımını anlattı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 14.02.2026 - 21:09
Güncelleme: 14.02.2026 - 21:09
Modern kadınların en sık dile getirdiği estetik sorunlardan biri: “Üst bedenim 36, alt bedenim 42…” Diyet ve spora rağmen bacak, basen ve kalça bölgesindeki inatçı kalınlıktan kurtulamayan birçok kadın, çözümü estetik uygulamalarda arıyor.
Prof. Dr. Ahmet Karacalar ile lipödem (ağrılı yağlanma) hastalığını, klasik liposuction yöntemlerinden farkını ve geliştirdiği “Superdry 4D” tekniğini konuştuk.
Prof. Dr. Ahmet Karacalar’a göre en sık duyulan cümle neredeyse hep aynı:
“Diyet yapıyorum, yüzüm çöküyor ama basenlerim ve bacaklarım milim incelmiyor.”
Karacalar, bu durumun çoğu zaman irade eksikliği değil, lipödem adı verilen genetik ve hormonal bir yağ dağılım bozukluğu olduğunu vurguluyor.
Lipödemde bacaklardaki yağ dokusu, vücudun genel metabolizmasından bağımsız hareket edebiliyor. Hastalar;
Açıklanamayan ağrı,
Dokununca hassasiyet,
Kolay morarma,
Orantısız alt beden kalınlığı
gibi şikâyetler yaşayabiliyor.
Karacalar’a göre lipödem, klasik anlamda “şişmanlık” değil.
“Bu genetik ve hormonal bir yağ dağılım bozukluğudur. Hasta aşırı zayıflasa bile bacaklardaki kalınlık kaybolmaz.”
Bu nedenle yalnızca kilo vermeye odaklanmak sorunu çözmüyor. Hastalığın doğru tanımlanması ve uygun yöntemle ele alınması gerekiyor.
Lipödem tedavisinde standart liposuction yaklaşımının her zaman yeterli olmadığını belirten Karacalar, tedavinin yalnızca yağ alma işlemi olarak görülmemesi gerektiğini söylüyor.
Dokuya, damarlara ve lenfatik sisteme zarar vermeden; hastanın metabolik, hormonal ve bağırsak sağlığını da dikkate alan bütüncül bir yaklaşımın önemine dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Ahmet Karacalar’ın geliştirdiği Superdry 4D tekniği, yalnızca inceltmeye değil, şekillendirme ve vücut uyumuna odaklanıyor.
Bu yöntemde:
Dokuya sıvı yüklemesi yapılmıyor,
Isı kullanılmadığı için yanık riski oluşmuyor,
Mikro-cerrahi hassasiyetle çalışılıyor,
Kansız bir ortamda işlem gerçekleştiriliyor.
Amaç yalnızca hacmi azaltmak değil, estetik ve orantılı bir form kazandırmak.
Karacalar, uygulamalarını “beden heykeltıraşlığı” olarak tanımlıyor.
Sadece yağı almak yerine bacağı yeniden tasarlamak gerektiğini belirten Karacalar, estetik müdahaleyi sanatsal bir bakış açısıyla ele aldıklarını ifade ediyor. Hedef; incelmiş ama formunu kaybetmemiş, doğal ve zarif bir görünüm elde etmek.
Hastaların en büyük endişelerinden biri iyileşme süreci. Ancak Karacalar’a göre hastalar aynı gün yürümeye başlayabiliyor ve uzun süreli yatak istirahati gerekmiyor.
Modern yaşam temposuna uyum sağlayan bir iyileşme süreci sunulması, tedaviye olan ilgiyi artırıyor.
Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bacak görünümünden mutsuz olan kadınlara şu mesajı veriyor:
“Bu görüntü sizin hatanız değil, genetik mirasınız olabilir. Doğru teknik ve sanatsal bir dokunuşla hayal ettiğiniz daha özgür ve zarif görünüme kavuşmak artık mümkün.”
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir