Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

NSosyal

WHO Uyardı: Yalnızlık Her Saat 100 Can Alıyor

WHO raporuna göre dünya çapında her 6 kişiden 1'i yalnızlıktan etkileniyor. Dijital çağın derinleştirdiği yalnızlık, her yıl 871 binden fazla ölüme yol açıyor. Uzmanlar, gerçek bağların önemine dikkat çekiyor.

Nizamettin Bilici Nizamettin Bilici EDİTÖR Giriş: 06.12.2025 - 00:56 Güncelleme: 06.12.2025 - 00:56
WHO Uyardı: Yalnızlık Her Saat 100 Can Alıyor

Sosyal medyanın sınırsız etkileşim sunduğu, insanların dijital olarak her zamankinden daha fazla bağlantılı göründüğü bir çağda yalnızlık, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “sessiz salgın” olarak tanımlanıyor. WHO Sosyal Bağlantı Komisyonu’nun yayımladığı kapsamlı rapora göre dünya genelinde her 6 kişiden 1’i yalnızlıktan etkileniyor. Dahası, yalnızlığın yılda 871 binden fazla ölüme, yani her saat yaklaşık 100 can kaybına yol açtığı tahmin ediliyor.

Türk Toplumunda Yalnızlık Artıyor

Türkiye’de tarih boyunca mahalle kültürü, aile bağları ve paylaşım odaklı toplumsal yapı güçlü bir dayanışma modeli sunuyordu. Ancak modern yaşam koşulları, artan şehirleşme ve dijital iletişimin gerçek ilişkilerin yerine geçmesi, bireyler arasında görünmez mesafeler yaratıyor. Bu durum, toplumsal psikoloji üzerinde olumsuz bir etki oluşturuyor.

Aile ve arkadaşlarla kurulan sıcak bağların insanın psikolojik sağlığında kritik rol oynadığı bilinirken, sanal ilişkilerin yaygınlaşmasıyla bireyler gerçek sosyal temaslardan uzaklaşıyor. WHO, sosyal izolasyonu sigara, obezite ve alkol kullanımı kadar ciddi bir halk sağlığı riski olarak değerlendiriyor.

Gerçek Bağlar Yerini Dijital Onaya Bıraktıkça Yalnızlık Derinleşiyor

Hikayelerle Hayat Terapisi kitabının yazarı Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat, dijital çağın yalnızlığı nasıl büyüttüğünü şu sözlerle anlatıyor:

“İnsanlık tarihinde hiç olmadığı kadar bağlantılıyız; ancak kendimizi hiç bu kadar yalnız hissetmedik. Çünkü ceplerimizde kocaman ağlar taşıyoruz. Bir mesaja cevap verebiliyor, görüntülü görüşebiliyor, bir yabancının tatiline yorum yapabiliyoruz. Fakat gerçek hayatta birbirimize dokunmak, yüz yüze konuşmak ve dertleşmek çok daha değerli. Dijital onaya güvendikçe dopamin yüklü anlar aracılığıyla duygusal boşluk büyüyor.”

Uzmanlara göre sosyal medya için üretilen yüzeysel etkileşimler, gerçek dostlukların yerini alamıyor. Bu nedenle psikolojik dayanıklılığı güçlendiren asıl unsur, karşılıklı temas ve anlamlı iletişim olarak öne çıkıyor.

“Bir Hikâye Bir İnsanı, Bir İnsan Bir Toplumu İyileştirir”

Dr. İskenderoğlu Bahat, yalnızlığın panzehirlerinden birinin insan hikayeleri olduğunu vurgulayarak:

“Hikâyeler, insanoğlunun en eski bağ kurma biçimlerinden biri. Bir insanın deneyimi, başka biri için iyileştirici bir ışığa dönüşebiliyor. Her hikâye, umudu ellerinde tutmayı başaran insanların sofrasıdır. O sofraya oturduğunuzda yalnızlığınız azalır. Bugün mahallelerde kurulan bağların yerini ekranların soğuk ışığı aldı.” dedi.

Uzmanlar, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, yüz yüze iletişimin artırılması, mahalle ve aile kültürünün desteklenmesi ve dijital dünyanın doğru kullanılması gerektiğini belirtiyor.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !