Marmara’da Korkutan Gece: Balıkesir Açıklarında Peş Peşe Dep...
Marmara’da Korkutan Gece: Balı...
00:19Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: En Zengin Bölgeler ve Kr...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
23:14DÖSİM 72 Sözleşmeli Personel Alacak: Başvurular 19 Haziran’d...
DÖSİM 72 Sözleşmeli Personel A...
22:44Samsun Kültür, Sanat ve Gastronominin Buluşma Noktası Olacak...
Samsun Kültür, Sanat ve Gastro...
Ankara Gölbaşı Kırıklı Köyü’nde planlanan ikinci kömür madeni projesine karşı açılan davada mahkeme, “ÇED Gerekli Değildir” kararının yürütmesini durdurdu. Köylüler doğalarını korumak için kararlı.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 24.07.2025 - 12:52
Güncelleme: 24.07.2025 - 12:52
Ankara’nın Gölbaşı ilçesine bağlı Kırıklı Köyü’nde planlanan ikinci kömür madeni projesi, çevresel tahribat ve halk sağlığı endişeleri nedeniyle yoğun tepkilere yol açtı. Ankara 25. İdare Mahkemesi, köylülerin açtığı davada önemli bir karar vererek “ÇED Gerekli Değildir” kararının yürütmesini durdurdu. Bu karar, sadece Kırıklı Köyü’nün değil, Mogan ve Eymir Gölleri çevresindeki tüm ekosistemin korunması açısından da kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Ocak 2024’te Ankara Valiliği, 1100 hektarlık ruhsat sahası içinde sadece 24,93 hektarlık bir alana yönelik olarak “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı verdi. Ancak Kırıklı Köyü sakinleri, bu kararın hukukun arkasından dolanarak alınmış olduğunu belirterek Mart 2024’te dava açtı. Sürece Temiz Hava Hakkı Platformu hukuki destek sağlarken, Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği ile Doğa Derneği de teknik raporlarla katkı sundu.
Mart 2025’te bölgede yapılan bilirkişi keşfi sonucunda hazırlanan rapor, projenin hem hukuki ilkelere hem de kamu yararına aykırı olduğunu ortaya koydu. Haziran 2025’te yayımlanan bu rapor, Ankara 25. İdare Mahkemesi’nin Temmuz ayında verdiği yürütmeyi durdurma kararına doğrudan temel oluşturdu.
Köylülerin davasını üstlenen Avukat Pınar Gayretli, alınan kararın hukuki önemini şöyle değerlendirdi:
“Davamız, Gölbaşı Kırıklı Köyü'nde yaklaşık 25 hektarlık alanda yapılmak istenen kömür madeni için, aslında çok daha büyük bir ruhsat sahası söz konusu iken, yalnızca küçük bir parça seçilerek ÇED sürecinden kaçılmasına itiraz üzerine açıldı. Bu bir hukuki oyun, açıkça hukukun kötüye kullanımıdır. Bilirkişi raporunda da bu durum net biçimde ortaya konmuş, projenin sadece seçilen parselde kalmayacağı, tarım alanları, su kaynakları, hava kalitesi ve biyolojik çeşitliliği olumsuz etkileyeceği ifade edilmiştir. Mahkeme de bu raporu esas alarak yürütmenin durdurulmasına karar verdi.”
Bölgede açılması planlanan kömür madeni; tarım arazileri, içme suyu kaynakları ve Kırıklı ile çevresindeki Mahmatlıbahçe ve Selametli köylerinin yaşam alanları için büyük bir tehdit oluşturuyor. Ayrıca maden sahası, Mogan ve Eymir Gölleri Özel Çevre Koruma Bölgesi’ne çok yakın. Bu bölge, 83 kuş türü ile 47’si endemik olmak üzere toplam 493 bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin önemli kuş alanlarından biri olan bu ekosistem aynı zamanda Ramsar Sözleşmesi’ne aday gösterilmiş durumda.
Madencilik faaliyeti sırasında taşınacak milyonlarca ton toprak, ortaya çıkacak toz, ağır metaller ve gürültü, yalnızca doğal dengeyi değil halk sağlığını da tehdit edecek. Mevcut kömür madeni nedeniyle yıllardır toz, su kirlenmesi ve tarımsal verim kaybı gibi sorunlar yaşayan köylüler, ikinci bir madenin bu yükü katlayacağından endişeli.
Kırıklı Köyü halkı, Change.org/AnkaraGolbasi üzerinden yürüttükleri kampanyayla destek toplamaya devam ediyor. Amaçlarının sadece bu maden projesinin iptali değil, bölgenin gelecekteki tüm madencilik tehditlerinden korunması olduğunu vurgulayan köylüler, “Bu yalnızca bizim değil, Ankara’nın doğasının mücadelesi” diyerek herkesi davalarına sahip çıkmaya çağırıyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir