1 Mayıs Türkiye Hava Durumu: Kuvvetli Yağış Ve Fırtına Uyarı...
1 Mayıs Türkiye Hava Durumu: K...
01:30Türkiye’den Yenilenebilir Enerjide Rekor: Elektrik Üretimini...
Türkiye’den Yenilenebilir Ener...
01:28Türkiye Ormancılık Yarışmaları Finali Adana’da Yapıldı: 5 Bö...
Türkiye Ormancılık Yarışmaları...
01:26TUTAP ve Türkiye Sigorta’dan “Dünya Mirası Türkiye” Projesi...
TUTAP ve Türkiye Sigorta’dan “...
İzocam, Enerji Verimliliği Haftası’nda doğru yalıtımın sürdürülebilirlik, tasarruf ve yapı değeri açısından yarına yapılan güçlü bir yatırım olduğuna dikkat çekti.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 08.01.2026 - 17:21
Güncelleme: 08.01.2026 - 17:21
İzocam, Enerji Verimliliği Haftası kapsamında yaptığı açıklamada doğru yalıtımın yalnızca bugünün tasarrufu değil, yapıların gelecekteki değeri ve sürdürülebilirliği açısından stratejik bir yatırım olduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin yalıtım sektöründeki lider markası İzocam, 05–11 Ocak tarihleri arasında kutlanan Enerji Verimliliği Haftası kapsamında “Doğru yalıtım, yarına yapılan en güçlü yatırımdır” mesajını kamuoyuyla paylaştı. 61 yıllık köklü geçmişini “yarınlara yatırım” anlayışıyla geleceğe taşıyan İzocam, doğru yalıtım uygulamalarının hem bugünün enerji tasarrufuna hem de yarının ekonomik, çevresel ve toplumsal sürdürülebilirliğine güçlü katkı sunduğunu vurguladı.
Bugün yapılan yalıtımın, yarının bütçesine, yaşam konforuna ve dünyasına yapılan bir yatırım olduğunun altını çizen İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, enerji verimli yapıların sağladığı çok boyutlu faydalara dikkat çekti. Savcı, “Enerji verimli yapılar sayesinde bugünden enerji tasarrufu sağlanırken fatura maliyetleri düşmekte, uzun vadede ise ciddi ekonomik avantajlar elde edilmektedir. Bununla birlikte yalıtım; çevresel etkiyi azaltan, daha sağlıklı ve konforlu yaşam alanları sunan, can ve yaşam güvenliğini destekleyen kritik bir unsurdur. En önemlisi ise gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğumuzun somut bir karşılığıdır” dedi.
İzocam olarak enerji verimliliğini yalnızca bireysel tasarrufla sınırlı görmediklerini belirten Savcı, yalıtımın ülke ekonomisi ve doğal kaynakların korunması açısından da stratejik bir rol üstlendiğini ifade etti. Savcı, “Yalıtım, bir maliyet kalemi değil; uzun vadede değer üreten bir yatırım aracı olarak konumlandırılmalıdır. Bu yaklaşım, bugünün yapılarını daha verimli hale getirirken yarının çevresel ve ekonomik dengelerini de koruyan bütüncül bir değer zinciri sunmaktadır” diye konuştu.
Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren TS 825 Standardı, Ulusal Hesaplama Tebliği ve İklim Kanunu ile birlikte enerji verimliliği standartlarının yeniden şekillendiğine dikkat çeken Murat Savcı, bu düzenlemelerin yalıtım sektöründe yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirtti.
Savcı, Türkiye’nin enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda 2025 yılı içinde yürürlüğe giren üç önemli yasal düzenlemenin, yalıtım sektöründe nitelikli büyümeyi desteklediğini vurguladı. Bu düzenlemelerin, enerji ithalatını azaltma hedefiyle uyumlu biçimde bina stokunun çevresel etkilerini düşürmeyi ve yapıların uzun vadeli performansını artırmayı amaçladığını ifade etti.
Binalarda Enerji Performansı Ulusal Hesaplama Yöntemine Dair Tebliğ ile yeni yapılacak binalarda enerji performansını artırmaya yönelik daha hassas ve bölgesel koşullara uygun bir hesaplama sisteminin devreye alındığını belirten Savcı, TS 825 standardındaki güncellemelerle birlikte yalıtım kalınlıklarının artırıldığını ve U değerlerinin düşürüldüğünü söyledi.
BEP-TR yazılımında yapılan kapsamlı güncellemeler sayesinde, tasarım aşamasında binaların gerçek enerji ihtiyaçlarının daha doğru belirleneceğini vurgulayan Savcı, meteorolojik istasyon sayısının 84’ten 730’a çıkarılmasının Türkiye’nin coğrafi çeşitliliğini daha iyi yansıtan hassas enerji hesaplamalarını mümkün kılacağını dile getirdi.
Yeni düzenlemelerle birlikte ısı yalıtım gereksinimlerinin artık yalnızca ısıtma değil, soğutma ihtiyacına göre de tanımlandığını belirten Murat Savcı, Türkiye’nin farklı iklim bölgelerindeki binaların hem yaz hem kış konforunu en az enerjiyle sağlayacak şekilde tasarlanacağını ifade etti.
Türkiye’nin geçtiğimiz yıl yaklaşık 70 milyar dolarlık enerji ithalatı gerçekleştirdiğini hatırlatan Savcı, enerjinin yaklaşık yüzde 33’ünün binalarda tüketildiğini, bunun yüzde 80’inin ise ısıtma ve soğutmaya ayrıldığını söyledi. Bu tablonun, doğru yalıtım uygulamalarıyla sağlanacak tasarrufun hem bireysel bütçelere hem de ülke ekonomisine katkısını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
Enerji verimliliği yaklaşımının yalnızca teknik bir gereklilik değil, aynı zamanda ekonomik, çevresel ve toplumsal açıdan stratejik bir yatırım olduğunu belirten Murat Savcı, Enerji Verimliliği Haftası mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Güncellenen standartlara uygun şekilde tasarlanan ve uygulanan enerji performansı yüksek binalar, daha düşük enerji tüketimi sayesinde uzun vadede önemli ekonomik avantajlar sağlayacaktır. Isınma ve soğutma giderlerinde sağlanan düşüş, işletme maliyetlerini azaltırken bina değerinin korunmasına ve artmasına da katkı sunmaktadır. Aynı zamanda enerji ihtiyacının azalması; karbon salımının düşürülmesi, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir bir gelecek hedefleriyle doğrudan örtüşmektedir. Bu nedenle enerji tasarrufu, kısa vadeli bir kazanım değil, geleceğe yapılan bilinçli bir yatırımdır.”
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir