Bin Yıllık Mirasın İzinde: Anadolu’nun Su Hikâyesi 2 Mayıs’t...
Bin Yıllık Mirasın İzinde: Ana...
23:25Kültürel Miras ve Ekoloji: Toprak, Gelenek ve Yaşamın Bütünl...
Kültürel Miras ve Ekoloji: Top...
23:20Doğanın Sessiz Kaybı: Yangınlar Yaban Hayatını Nasıl Vuruyor...
Doğanın Sessiz Kaybı: Yangınla...
23:15Tuzlu Su, Aşırı Sulama ve Sararma: Tarımda Kritik Sulama Sor...
Tuzlu Su, Aşırı Sulama ve Sara...
Deprem sonrası deprem sonrası sağlık, bulaşıcı hastalıklar, hijyen koşulları, güvenli su, kronik hastalıklar ve hamile sağlığı başta olmak üzere en çok merak edilen 15 kritik sağlık başlığını klinik, halk sağlığı ve psikososyal boyutlarıyla ele alan kapsamlı rehber.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 12.01.2026 - 01:28
Güncelleme: 12.01.2026 - 01:28
Depremler yalnızca yapıları değil, aynı zamanda insanların yaşam koşullarını, ruhsal durumunu, temel ihtiyaçlarını ve hastalık risklerini de derinden etkiler. Enkaz alanlarında solunan toz, yara ve ezilme nedeniyle gelişen tıbbi tablolar, bozulan hijyen koşulları, güvenli suya erişim güçlükleri, kalabalık barınma alanlarında artan bulaşıcı hastalıklar, ruhsal travma ve kırılgan grupların korunma ihtiyacı deprem sonrası sağlık risklerinin ikinci dalgasını oluşturur. Bu dalga, çoğu zaman depremden günler, haftalar ve hatta aylar sonra hissedilir.
Bu rehber, afet sahasında en sık merak edilen ve en çok aranan 15 başlığı, tıbbi bilgiler ışığında ele alırken; hem klinik hem halk sağlığı hem de psikososyal boyutları birlikte değerlendirir. Böylece deprem sonrasında oluşan sağlık dinamiklerinin bütünlüklü yapısı ortaya konur.
Yıkılan binalardan yükselen toz bulutu; çimento, metal, cam, alçı ve mikro partiküller içeren karmaşık bir aerosol yapısına sahiptir. Bu toz, yoğun ve uzun süre solunduğunda:
Gözlerde yanma, kızarma ve sulanma
Burun ve boğazda tahriş
Kuru öksürük ve göğüste sıkışma
Hırıltılı solunum ve nefes darlığı
Astım ve KOAH gibi mevcut hastalıkların alevlenmesi
gibi bulgulara yol açabilir. Çocuklar, yaşlılar, sigara içenler ve solunum yolu hastalığı bulunan bireyler daha yüksek risk taşır.
Çimento ve ince partiküllerin yoğun solunmasına bağlı olarak pnömoni benzeri bir tablo gelişebilir. Belirtiler arasında:
Şiddetli öksürük
Derin nefes alırken göğüs ağrısı
Nefes darlığı
Ateş ve titreme
Halsizlik
yer alır. Enkaz kaldırma ekipleri bu açıdan en riskli grupta olup, kişisel koruyucu maske kullanımı ve çalışma sürelerinin sınırlandırılması önem taşır.
Crush sendromu, ezilen kas dokusundan kana salınan maddelerin böbrek başta olmak üzere birçok organ üzerinde toksik etki yapmasıyla ortaya çıkar. Ezilmiş uzuvlarda:
Şişlik
Morarma
Şiddetli ağrı
Hareket kısıtlılığı
gözlenebilir. Kurtarma sonrası tansiyon düşüklüğü, bilinç bulanıklığı ve idrar miktarında azalma tabloyu ağırlaştırabilir. Bu kişiler sağlık ekipleri eşliğinde kontrollü şekilde çıkarılmalı ve erken sıvı tedavisi planlanmalıdır.
Deprem sonrası moloz, metal, tel ve çivi ile oluşan kesiler tetanos açısından risk taşır. Kirli ve derin yaralar, özellikle tetanos aşısını son 10 yılda yaptırmamış yetişkinlerde dikkatle değerlendirilmelidir. Sağlık birimlerinde aşı ve koruyucu tedaviler uygulanabilir.
Cerrahi maskeler büyük partikülleri tutabilir ancak ince toz için uygun değildir. FFP2/N95 gibi filtreli maskeler daha iyi koruma sağlar. Maskenin yüze tam oturması ve ıslanınca değiştirilmesi koruyuculuğu artırır.
Deprem sonrası şehir suyu ve kanalizasyon altyapısı hasar görebilir. Bu durum mikroplu su tüketimine, ortak tuvalet kullanımına ve yetersiz el yıkamaya yol açarak ishal vakalarında artışa neden olur. Özellikle çocuklar ve yaşlılar sıvı kaybına bağlı olarak daha ağır etkilenebilir.
Afet sonrası güvenli su elde etmek bulaşıcı hastalıkları önlemenin temel koşullarındandır. Kaynatma, şişe suyu kullanımı ve uygun filtreleme sağlanabildiğinde risk azalır. Kirli olma ihtimali bulunan suyun içme ve yemek hazırlamada kullanılmaması önemlidir.
Deprem sonrası kalabalık geçici barınaklarda hijyen koşulları bozulabilir. Bu durum:
cilt enfeksiyonları
mantar enfeksiyonları
göz enfeksiyonları
uyuz ve bit enfestasyonları
gibi sağlık sorunlarını artırabilir. Basit el hijyeni uygulamaları bile salgın kontrolünde etkili olabilir.
Kapalı ve kalabalık alanlarda havalandırmanın azalması grip, nezle ve benzeri solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırır. Özellikle çocuklar ve yaşlılar bu enfeksiyonlara yatkındır.
Çocuklar depremi yetişkinlerden farklı yaşar. Kayıp, korku ve belirsizlik çocuklarda:
kabus görme
anne-babaya yapışma
alt ıslatma
öfke nöbetleri
sessizleşme
iştahsızlık
gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Belirtiler haftalar içinde azalmıyorsa uzman desteği gerekebilir.
Afet sonrası üzüntü ve kaygı beklenen durumlardır. Ancak:
umutsuzluk hissi
uykusuzluk
dış dünyadan kopma
kendine zarar düşüncesi
gibi belirtiler geliştiğinde ruhsal çöküntü klinik seviyeye ulaşmış olabilir. Bu durumda psikososyal destek ekipleriyle temas önemlidir.
Kalabalık barınma alanlarında ortak eşya kullanımı ve yetersiz yıkanma imkanı, uyuz, bit ve mantar enfeksiyonlarının hızla yayılmasına yol açabilir. Kaşıntılı döküntüler ve saçlı deride kaşıntı en belirgin bulgulardır.
Kadınlar için hijyen ürünlerine erişim, emzirme desteği, gebelik takibi ve güvenlik konusu afet sonrası zorlaşır. Bu nedenle sahada kadın sağlığı hizmetleri, mahremiyet ve güvenlik ilkeleri ile planlanmalıdır.
Diyabet, hipertansiyon, astım, kalp hastalığı gibi kronik hastalıkları olan bireyler ilaçlara erişimde güçlük yaşayabilir. İlaç isimlerinin not edilmesi ve mümkün olan ilk sağlık temasında bilgilendirme yapılması önerilir.
Hamileler deprem sonrası hem fizyolojik hem ruhsal açıdan kırılgan gruptadır. hamile sağlığı takibi, gebelik haftasının kaydı, temel taramalar ve acil durum belirtilerinin izlenmesi açısından önemlidir. Beslenme, uyku düzeni ve stres düzeyi bu dönemde ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi süreçlerinde kişisel değerlendirme esastır. Sağlıkla ilgili durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı ve uzman hekimin değerlendirmesini esas almanızı öneriyoruz.
Nizamettin Bilici
Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir