Oyak Çimento’dan Net Sıfır Hedefi: Yeşil Yatırımlar Sektöre...
Oyak Çimento’dan Net Sıfır Hed...
09:05Et Yiyen Bakteri Nedir, Akdeniz Kıyılarında Vibrio Riski Ned...
Et Yiyen Bakteri Nedir, Akdeni...
00:55Bayraktar Ve Guterres Görüşmesinde Enerji Arz Güvenliği, İkl...
Bayraktar Ve Guterres Görüşmes...
00:46Turizm Sektöründe Yeni Dönem: Bakan Ersoy’dan Kamu-özel Sekt...
Turizm Sektöründe Yeni Dönem:...
Tokat: Doğduğum Şehir
Haritada Küçük, Hafızada Büyük (Ve Biraz da Gururlu)
Bazı şehirler vardır, kendini çok anlatır…
Bazıları ise anlatmaz, yaşatır.
Tokat ikinci grupta.
Hatta biraz da “ben buradayım, fark edersen gel” havasında.
Şimdi sana bir rota çizeceğim…
Ama baştan uyarayım: Tokat bu rotayı bozacak.
İlk durak:
Tokat Kalesi
Buraya çıkınca iki şey oluyor:
Birincisi nefesin kesiliyor… (yokuştan dolayı, romantikleştirmeyelim 😄)
İkincisi gerçekten etkileniyorsun.
Şehir ayağının altında.
Ama öyle “ben büyüğüm” diye bağıran bir şehir değil bu.
Daha çok “ben buradaydım, sen yeni geldin” diyenlerden.
Fotoğraf çekiyorsun ama içinden şu geçiyor:
“Bu kadarı yetmez.”
Haklısın, yetmez.
Aşağı iniyorsun, kendini tarihin içine bırakıyorsun:
Taşhan
Şimdi modern şehirlerde bir kahve içmek 70 lira,
ama kimse sana “nasılsın?” diye sormuyor.
Burada çay daha ucuz…
ama sohbet pahalı. Çünkü gerçek.
Bir esnafla göz göze geliyorsun.
Ve evet… yine çay geliyor.
Tokat’ta “ben istemedim” diye bir seçenek yok.
Şimdi gelelim işin en ciddi kısmına:
Tokat Kebabı
Bak bu konuda şaka yok.
Bu yemek değil, karakter testi.
“Az yiyeyim” diye oturan herkes aynı hatayı yapıyor.
Sonra bir bakıyorsun:
Tabak bitmiş, planlar bitmiş, diyet bitmiş…
Tokat seni önce doyurur, sonra susturur.
Ama şehir burada bitmez. Çünkü Tokat biraz gösterişsizdir.
Sana en güzelini hemen vermez.
Biraz dışına çıkman lazım:
Ballıca Mağarası
İçeri giriyorsun…
Ve bir anda şehir susuyor, doğa konuşuyor.
Orada şunu fark ediyorsun:
Bazı yerler anlatılmaz, sadece hissedilir.
(ve evet, biraz da “fotoğraf çeksem mi, yoksa anı mı yaşasam?” ikilemi 😄)
⸻
Peki Tokat’ın olayı ne?
Ne İstanbul gibi “bana bak” diyor,
ne de küçük şehirler gibi “beni unutma” diye peşinden koşuyor.
Tokat şöyle diyor:
“Gelirsen anlarsın.”
Ve en tehlikeli kısmı şu:
Anlıyorsun.
⸻
Mini Rota (Ama söz veremem):
* Sabah: Tokat Kalesi
* Öğle: Taşhan + çay + sohbet
* Yemek: Tokat Kebabı
* Gün batımı: Ballıca Mağarası
Ama tekrar söylüyorum:
Bu rota Tokat’a ait değil…
Tokat kendi rotasını kendi çizer.
⸻
Ve ben…
Dünyayı gezdikçe şunu daha iyi anlıyorum:
Bazı şehirler “görülür”,
bazıları “yaşanır”.
Tokat mı?
O biraz tehlikeli…
Çünkü kalır.
18.06.2026 - 09:40
24.05.2026 - 14:30
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir