Deprem Sigortasında 2,4 Milyon TL Dönemi: Hangi Hasarlar Kar...
Deprem Sigortasında 2,4 Milyon...
15:58Filipinler’de 6,2 Büyüklüğünde Deprem: Mindanao Bir Kez Daha...
Filipinler’de 6,2 Büyüklüğünde...
09:54Festivalden Kente: Kültür Yolu Rotaları Otel, Esnaf ve Gastr...
Festivalden Kente: Kültür Yolu...
02:05Nadir Elementler Çağı Başladı: Dünya Yeni Maden Tekeline mi...
Nadir Elementler Çağı Başladı:...
Gazze’deki saldırılar su kaynaklarından tarıma, kanalizasyon sisteminden biyoçeşitliliğe kadar geniş bir alanda ağır çevresel yıkım yarattı. Bölgenin ekosistemi, halk sağlığı ve gıda güvenliği uzun vadeli risk altında.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 07.11.2025 - 04:14
Güncelleme: 07.11.2025 - 04:14
İsrail’in 8 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik saldırıları sadece büyük bir insani krize yol açmakla kalmadı; aynı zamanda su kaynaklarından tarıma, biyoçeşitlilikten halk sağlığına kadar her alanda tarihin en ağır çevresel tahribatlarından birini ortaya çıkardı.
Birleşmiş Milletler’in 6 Kasım’ı “Savaş ve Silahlı Çatışmalarda Çevrenin İstismarının Önlenmesi Günü” ilan ettiği bugün, Gazze’deki yıkımın çevresel boyutu çok daha net görülüyor.
BM Uydu Merkezi UNOSAT’ın son uydu analizlerine göre Gazze Şehri’ndeki yapıların yaklaşık yüzde 83’ü zarar gördü.
Temmuz 2025’e kıyasla:
Yıkılan yapı sayısı yüzde 36 arttı.
Toplam 41 binin üzerinde bina etkilendi.
Az Zaitoun ve At Turukman-Ijdeedeh bölgeleri en ağır hasarı aldı.
Bu tablo, saldırıların yalnızca askeri değil, tam ölçekli bir kentsel yıkım yarattığını ortaya koyuyor.
Arava Çevre Araştırmaları Enstitüsü’nün raporuna göre:
Gazze’nin su kaynakları verimliliği %60’tan %25’e geriledi.
DSÖ’nün acil durum standartlarına göre bir insanın günde en az 15 litre suya ihtiyacı var.
Gazze’de bu rakam 8,4 litreye kadar düşmüş durumda.
Kullanılan su konteynerlerinin %41’i kirli.
Sadece Gazze değil; Mısır, İsrail ve Filistin’in paylaştığı yer altı suyu akiferi de kirlenme tehdidi altında.
Atık su arıtma tesislerinin çalışamaz hale gelmesiyle:
Hanelerin %46’sı sel ve kirli su birikintisiyle,
%42’si çöp yığınlarıyla,
%26’sı kanalizasyon taşmasıyla,
%78’i kemirgen ve zararlılarla,
%3’ü patlamamış mühimmat riskiyle karşı karşıya.
Tıbbi atık miktarı ayda 25 tonu geçmiş durumda; bunun sadece küçük bir bölümü toplanabiliyor.
Bu tablo, Gazze’de çevre kirliliğinin artık sağlık krizine doğrudan dönüşmüş olduğunu gösteriyor.
Uydu görüntülerine göre ocak ayındaki ateşkesten bu yana Gazze’deki ağaçların %80’i yok oldu.
Yeşil alanların kaybı:
29 sürüngen türünü,
kuş göç yollarını,
kıyı ekosistemlerini
tehlikeye atıyor.
Kıyılardaki kirlilik, akıntılarla İsrail, Lübnan ve Türkiye üzerinden Kıbrıs kıyılarına kadar taşınıyor.
Bu durum artık bölgesel bir çevresel tehdide dönüşmüş durumda.
UNOSAT’ın 2018–2025 uydu analizleri, tarım alanlarının %80 oranında yok olduğunu gösteriyor.
Tarım altyapısının çökmesi:
Yerel üretimi durma noktasına getirdi.
Su kaynaklarına erişimin kısıtlanması üretimi imkânsız hale getirdi.
Toprak kirliliği tarım yapılabilir alanları hızla daralttı.
Sonuç:
Gıda fiyatları keskin şekilde yükseldi, yetersiz beslenme yaygınlaştı.
Akademik yayıncı Springer Nature’da yayımlanan çalışmaya göre saldırılar:
yoksullukla mücadele,
sağlıklı yaşam,
nitelikli eğitim,
temiz su ve sanitasyon,
sürdürülebilir şehirler,
iklim eylemi,
sudaki ve karasal yaşam
gibi temel hedeflerde büyük gerilemeye yol açtı.
Çevresel yıkım, yalnızca bugünü değil, Gazze ve çevresinin on yıllar boyunca toparlanmasını zorlaştıracak bir ekolojik açık oluşturuyor.
Gazze’deki saldırılar sadece binaları değil;
su döngüsünü, toprak verimliliğini, biyolojik çeşitliliği, halk sağlığını ve bölgesel ekosistem dengesini imha eden çok boyutlu bir çevre felaketine yol açtı.
Bu tahribat, savaşın bitmesiyle sona ermeyecek; temiz su, güvenli tarım, ekosistem restorasyonu ve halk sağlığı açısından yıllar sürecek bir iyileştirme sürecini zorunlu kılıyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir