Kärcher’den Sürdürülebilirlik Hamlesi: Emisyonlar Yüzde 44,5...
Kärcher’den Sürdürülebilirlik...
19:30D&R Standı Çeşme Festivalinin En Renkli Noktalarından Biri O...
D&R Standı Çeşme Festivalinin...
19:24GEA Türkiye’den Sürdürülebilir Üretim Hamlesi: Mühendislik K...
GEA Türkiye’den Sürdürülebilir...
15:28320 Milyar Dolarlık Pazarda Türkiye’nin En Büyük Sorunu: Yet...
320 Milyar Dolarlık Pazarda Tü...
Kärcher, yayımladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nda üretim ve lojistik operasyonlarından kaynaklanan emisyonlarını 2020’ye göre yüzde 44,5 azalttığını açıkladı. Şirket, 2030 emisyon azaltım hedefine planlanandan 5 yıl önce ulaştı.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 03.06.2026 - 19:34
Güncelleme: 03.06.2026 - 19:34
Temizlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Kärcher, Dünya Çevre Günü kapsamında yayımladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu ile çevresel hedeflerinde önemli bir başarıya ulaştığını duyurdu. Şirket, üretim ve lojistik operasyonlarından kaynaklanan doğrudan sera gazı emisyonlarını 2020 yılına kıyasla yüzde 44,5 oranında azaltarak 2030 yılı için belirlediği hedefi şimdiden geride bıraktı.
Açıklanan verilere göre Kärcher, 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 42 azaltmayı hedefliyordu. Şirketin bu hedefe planlanandan beş yıl önce ulaşmasında yenilenebilir enerji kullanımı, enerji verimliliği uygulamaları ve sürdürülebilir üretim yatırımları etkili oldu.
Şirket tarafından paylaşılan raporda, dünya genelindeki üretim ve lojistik tesislerinde kullanılan elektriğin yüzde 100’ünün yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandığı belirtildi.
Uzmanlara göre sanayi sektöründe yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması, karbon emisyonlarının azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Özellikle üretim süreçlerinde enerji verimliliği uygulamaları ve düşük karbonlu enerji sistemleri, şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında belirleyici rol oynuyor.
Kärcher’in açıkladığı veriler, küresel ölçekte çevresel dönüşüm yatırımlarının özel sektör tarafından daha fazla önceliklendirildiğini gösteriyor.
Şirketin sürdürülebilirlik raporunda dikkat çeken başlıklardan biri de geri dönüştürülmüş plastik kullanımı oldu. Kärcher, 2025 yılında üretim süreçlerinde 3 bin 700 tonun üzerinde geri dönüştürülmüş plastik kullandığını açıkladı.
Bu miktarın bir önceki yıla göre yüzde 41 artış anlamına geldiği belirtilirken, geri dönüştürülmüş plastik kullanımının toplam plastik hacmi içindeki payının yüzde 6,7 seviyesine ulaştığı ifade edildi.
Uzmanlar, döngüsel ekonomi uygulamalarının sanayi üretiminde giderek daha önemli hale geldiğini vurgularken, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının hem kaynak tüketimini hem de çevresel etkileri azaltmada önemli katkı sunduğunu belirtiyor.
Kärcher’in sürdürülebilirlik çalışmalarında atık yönetimi de önemli başlıklardan biri oldu. Şirket, küresel üretim atıklarının geri dönüşüm oranını yüzde 86 seviyesine yükselttiğini açıkladı.
Ayrıca su tüketimini azaltmaya yönelik uygulamaların da sürdürüldüğü belirtilirken, üretim süreçlerinde kaynak verimliliğini artıran yeni sistemlerin devreye alındığı ifade edildi.
Şirket, ürünlerin çevresel etkilerini daha şeffaf şekilde ortaya koymak amacıyla ilk kapsamlı Sera Gazı Emisyonları Doğrulama Raporu’nu da hazırladı.
Açıklamada, ürün gruplarının yaklaşık yarısı için karbon ayak izi hesaplamalarının tamamlandığı belirtildi. Uzmanlara göre ürün bazlı karbon hesaplamaları, önümüzdeki dönemde uluslararası ticaret ve sürdürülebilirlik standartlarında daha büyük önem taşıyacak.
Kärcher Türkiye tarafından yapılan değerlendirmede, sürdürülebilirliğin şirketin tüm operasyonlarında temel yaklaşım haline geldiği vurgulandı.
Açıklamada emisyon azaltımı, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi ve toplumsal fayda alanlarında önemli hedeflerin gerçekleştirildiği belirtilirken, şirketin çevresel performansı sayesinde EcoVadis tarafından Gümüş Derecelendirme aldığı ifade edildi.
Kärcher’in ayrıca dünya genelinde 124 tarihi yapı ve anıtın temizlenmesine katkı sunduğu, benzer projelerin Türkiye’de de hayata geçirilmesinin planlandığı açıklandı.
Küresel ölçekte şirketlerin çevresel performansları artık yalnızca sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda rekabet avantajı açısından da kritik önem taşıyor. Karbon emisyonu azaltımı, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve yenilenebilir enerji yatırımları; sanayi ve üretim sektörlerinde yeni dönemin temel başlıkları arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre sürdürülebilirlik yatırımlarını hızlandıran şirketlerin önümüzdeki yıllarda hem uluslararası pazarda hem de yatırımcı güveninde daha güçlü konuma ulaşması bekleniyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir