İstanbul, Ankara, İzmir Hava Durumu: Salı Günü Hava Nasıl Ol...
İstanbul, Ankara, İzmir Hava D...
23:19İzmir’de Ormanlara Giriş Yasağı Başladı: Tarihler ve Kuralla...
İzmir’de Ormanlara Giriş Yasağ...
23:09Sıfır Atık Festivali Kapılarını Açtı: İstanbul’da Küresel Çe...
Sıfır Atık Festivali Kapıların...
22:57Şimşek: “Tarım Katma Değeri Güçleniyor, Büyümeye Katkı Bekli...
Şimşek: “Tarım Katma Değeri Gü...
SKD Türkiye tarafından hayata geçirilen COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri ile Türkiye iş dünyasının iklim, doğa ve sosyal kalkınma alanındaki projeleri uluslararası platformlara taşınacak. Öne çıkan uygulamalar COP31 sürecinde küresel görünürlük kazanacak.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 01.06.2026 - 22:16
Güncelleme: 01.06.2026 - 22:16
Türkiye’nin 2026 yılında COP31’e ev sahipliği yapacak olması, yalnızca iklim diplomasisi açısından değil, iş dünyasının sürdürülebilir dönüşüm alanındaki uygulamalarını dünyaya göstermesi bakımından da kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), bu süreçte Türkiye iş dünyasının iklim, doğa ve sosyal kalkınma alanlarında geliştirdiği projeleri uluslararası platformlara taşımak amacıyla “COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri” programını başlattı.
Program kapsamında öne çıkan projeler, COP31 sürecinde düzenlenecek etkinliklerde, panellerde ve uluslararası paydaş buluşmalarında görünürlük kazanacak. Seçilen uygulamalar aynı zamanda Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD) Action Bank platformunda küresel iyi uygulama havuzuna dahil edilecek.
Uzmanlara göre COP31, Türkiye açısından yalnızca bir iklim zirvesi değil; aynı zamanda sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve düşük karbonlu ekonomi alanında geliştirilen projelerin uluslararası ölçekte tanıtılması açısından büyük önem taşıyor.
SKD Türkiye tarafından oluşturulan ödül programı da klasik bir ödül sisteminin ötesinde, Türkiye özel sektörünün sahadaki dönüşüm kapasitesini dünyaya anlatmayı hedefliyor.
Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları, döngüsel ekonomi uygulamaları, sürdürülebilir tedarik zincirleri, doğa pozitif yaklaşımlar ve sosyal dönüşüm programları gibi birçok alandaki projeler değerlendirmeye alınacak.
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, programın Türkiye iş dünyasının dönüşüm kapasitesini görünür kılmayı amaçladığını söyledi.
Günsel, sürdürülebilirlik alanında artık yalnızca hedef açıklamanın yeterli olmadığını, somut ve ölçülebilir uygulamaların ön plana çıktığını belirtti.
Türkiye’de birçok şirketin:
alanlarında önemli projeler geliştirdiğine dikkat çeken Günsel, bu projelerin uluslararası platformlarda daha görünür hale gelmesini hedeflediklerini ifade etti.
COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri kapsamında başvurular altı ana başlıkta değerlendirilecek:
Program yalnızca SKD Türkiye üyesi olan ve son iki yıl içinde sürdürülebilirlik raporu, entegre rapor veya entegre faaliyet raporu yayımlayan kurumlara açık olacak.
Başvuruların 30 Haziran 2026 tarihine kadar devam edeceği belirtildi.
Değerlendirme sürecinde yalnızca iletişim gücü yüksek projeler değil; ölçülebilir sonuçlar ortaya koyan, uygulanabilirliği bulunan ve farklı sektörlerde yaygınlaştırılabilecek projeler öncelikli olacak.
Başvurular:
gibi kriterler doğrultusunda değerlendirilecek.
Uzmanlara göre özellikle:
projeler daha güçlü avantaj sağlayacak.
Program kapsamında:
gibi uluslararası sürdürülebilirlik ve iklim raporlama standartlarıyla uyumlu projelerin değerlendirme sürecinde avantaj elde edeceği belirtildi.
Uzmanlara göre bu yaklaşım, Türkiye iş dünyasının küresel sürdürülebilirlik ekosistemine entegrasyonu açısından önemli görülüyor.
Programın jüri yapısında:
yer alacak.
Çok paydaşlı değerlendirme modeliyle Türkiye’de geliştirilen sürdürülebilirlik projelerinin farklı uzmanlık alanlarından değerlendirilmesi hedefleniyor.
Ön değerlendirme sürecinin ardından finalist projeler jüriye sunum yapacak ve öne çıkan projeler COP31 sürecinde uluslararası görünürlük kazanacak.
Uzmanlara göre COP31:
açısından tarihi bir dönüm noktası olabilir.
Özellikle özel sektörün geliştirdiği somut uygulamaların dünya sahnesine taşınması, Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki görünürlüğünü artırabilir.
Program kapsamında seçilecek projeler, yalnızca ödül alan uygulamalar olarak değil; Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşüm hikâyesinin önemli temsilcileri olarak değerlendirilecek.
Uzmanlara göre:
alanlarında geliştirilecek projeler, önümüzdeki yıllarda küresel rekabet açısından da belirleyici olacak.
COP31 sürecinde Türkiye’den çıkacak iyi uygulamaların uluslararası sürdürülebilirlik ekosistemine dahil edilmesi, iş dünyasının dönüşüm kapasitesini dünyaya gösterecek önemli adımlardan biri olarak görülüyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir