Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

NSosyal

Prof. Dr. Mükerrem Şahin’den Kritik Uyarı: “Aile Yapısı Çöküyor Gelecek Risk Altında”

Prof. Dr. Mükerrem Şahin, Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni Nizamettin Bilici’ye yaptığı açıklamalarda Türkiye’de düşen doğum oranları, dijital yalnızlaşma, aile yapısı ve çocukların geleceğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Nizamettin Bilici Nizamettin Bilici EDİTÖR Giriş: 01.06.2026 - 21:43 Güncelleme: 01.06.2026 - 21:43
Prof. Dr. Mükerrem Şahin’den Kritik Uyarı: “Aile Yapısı Çöküyor Gelecek Risk Altında”

Türkiye’de son yıllarda hızla düşen doğurganlık oranları, dijital yalnızlaşma, aile yapısındaki dönüşüm ve çocukların ekran merkezli yaşamı yeniden ülke gündeminin en dikkat çeken başlıklarından biri haline geldi.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mükerrem Şahin, Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni Nizamettin Bilici’ye yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik, kültürel ve demografik bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi.

Prof. Dr. Şahin’e göre mesele yalnızca nüfus azalması değil.

Asıl risk:

  • aile yapısındaki çözülme,
  • dijital yalnızlaşma,
  • çocukların sosyal gelişim sorunları,
  • kuşaklar arası iletişim kaybı,
  • toplumsal dayanışmanın zayıflaması.

Şahin, “Bir toplumun geleceği yalnızca ekonomik göstergelerle okunamaz. Aile yapısı, çocukların sosyal gelişimi ve toplumsal dayanışma da en az ekonomi kadar önemlidir” ifadelerini kullandı.

Kritik Eşik 2,1: Türkiye Şu Anda 1,4 Seviyelerinde

Nüfus bilimcilere göre bir toplumun nüfusunu uzun vadede koruyabilmesi için toplam doğurganlık hızının yaklaşık 2,1 seviyesinde olması gerekiyor.

Bu oran, “nüfus yenilenme eşiği” olarak kabul ediliyor.

Uzmanlara göre doğurganlık oranı uzun süre bu seviyenin altında kaldığında:

  • nüfus yaşlanıyor,
  • genç nüfus azalıyor,
  • üretim dengesi etkileniyor,
  • sosyal güvenlik sistemi baskı altına giriyor,
  • toplumsal yapı dönüşmeye başlıyor.

Türkiye’de ise doğurganlık hızının son yıllarda yaklaşık 1,4 seviyelerine kadar gerilemesi, uzmanların dikkat çektiği en kritik gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Prof. Dr. Mükerrem Şahin, bu seviyenin yalnızca bir istatistik olmadığını belirterek, “Bu tablo uzun vadede sosyal yapıdan ekonomiye kadar birçok alanı etkileyebilir. Bu nedenle meseleye yalnızca rakamsal değil, toplumsal açıdan da bakmak gerekiyor” dedi.

Dijital Gelecek Hakkı Tartışması Neden Büyüyor?

Prof. Dr. Mükerrem Şahin’in dikkat çektiği başlıklardan biri de son dönemde sıkça tartışılan “dijital gelecek hakkı” kavramı oldu.

Bu kavram:

  • çocukların sağlıklı sosyal gelişimini,
  • güvenli dijital ortamları,
  • ekran bağımlılığından korunmayı,
  • gerçek yaşam deneyimlerine erişimi,
  • psikolojik dengeyi

kapsayan yeni nesil bir toplumsal yaklaşım olarak değerlendiriliyor.

Şahin’e göre çocukların yalnızca teknoloji tüketen bireyler değil; doğayla temas kurabilen, sosyal bağ geliştirebilen ve psikolojik açıdan güçlü bireyler olarak yetişmesi gerekiyor.

“Asıl Risk Sosyal Kopuş”

Prof. Dr. Mükerrem Şahin, dijital dünyanın hayatı kolaylaştırırken gerçek insan ilişkilerini zayıflatma riski taşıdığına dikkat çekti.

Şahin’e göre özellikle:

  • aile bireylerinin aynı ortamda farklı ekranlara kapanması,
  • çocukların fiziksel oyun alanlarından uzaklaşması,
  • sosyal iletişimin dijitalleşmesi,
  • yalnızlaşmanın artması

uzun vadede toplumsal yapıyı etkileyebilir.

“Bugün çocuklar ekranlarla büyüyor. Ancak insan ilişkileri yalnızca dijital ortamda gelişmez. Çocukların doğaya, sosyal yaşama ve gerçek iletişime ihtiyacı var” diyen Şahin, aile içi iletişimin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Büyük Şehirlerde Yalnızlık Derinleşiyor

Uzmanlara göre özellikle büyük şehirlerde:

  • yalnız yaşayan birey sayısı,
  • tek kişilik haneler,
  • sosyal izolasyon,
  • dijital bağımlılık,
  • ekran merkezli yaşam

giderek artıyor.

Sosyal araştırmalar, insanların kalabalık şehirlerde yaşamasına rağmen daha yalnız hale geldiğini ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Mükerrem Şahin’e göre bu yalnızlaşma yalnızca bireysel değil, toplumsal sonuçlar da doğurabilir.

Şahin, “Aile yapısının zayıflaması yalnızca özel hayat meselesi değildir. Bu durum toplumsal dayanışmayı ve gelecek algısını da etkiler” ifadelerini kullandı.

Çocukların Sosyal Gelişimi İçin Doğa Vurgusu

Prof. Dr. Mükerrem Şahin, çocukların:

  • doğa ile temas kurmasının,
  • fiziksel oyun alanlarına erişmesinin,
  • kültür ve sanat etkinliklerine katılmasının,
  • ekran dışı sosyal yaşam deneyimi kazanmasının

giderek daha önemli hale geldiğini söyledi.

Uzmanlara göre özellikle:

  • doğa etkinlikleri,
  • aile içi ortak zaman,
  • spor faaliyetleri,
  • kültürel çalışmalar,
  • ekran dışı sosyal aktiviteler

çocukların psikolojik gelişimi açısından kritik önem taşıyor.

Ekonomik Baskılar da Etkili

Uzmanlara göre doğurganlık oranlarındaki düşüşün tek nedeni kültürel değişim değil.

Aynı zamanda:

  • yüksek yaşam maliyetleri,
  • konut fiyatları,
  • iş güvencesi kaygısı,
  • geç evlilik,
  • kariyer baskısı,
  • sosyal yaşam maliyetleri

de gençlerin çocuk sahibi olma kararlarını etkiliyor.

Prof. Dr. Mükerrem Şahin’e göre aile politikalarının yalnızca ekonomik desteklerden ibaret olmaması gerekiyor.

Şahin, çocukların güvenli sosyal alanlara erişimi, psikolojik destek sistemleri ve aile içi iletişimi güçlendirecek çalışmaların da önem taşıdığını ifade etti.

Teknoloji Tamamen Hayattan Çıkarılamaz

Prof. Dr. Mükerrem Şahin’e göre teknoloji artık yaşamın bir parçası.

Ancak:

  • dijital denge,
  • medya okuryazarlığı,
  • aile içi iletişim,
  • ekran kullanım bilinci,
  • sosyal yaşam kültürü

gibi alanlarda toplumsal farkındalık oluşturulması gerekiyor.

Şahin, özellikle çocukların:

  • doğa ile bağ kurabilmesi,
  • sosyal çevre geliştirebilmesi,
  • fiziksel aktivitelere yönelmesi,
  • ekran dışı yaşamı deneyimleyebilmesi

gerektiğini vurguladı.

Türkiye İçin Yeni Bir Toplumsal Tartışma Başlıyor

Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda:

  • doğum oranları,
  • aile yapısı,
  • dijital bağımlılık,
  • yalnızlaşma,
  • çocukların psikolojik gelişimi,
  • sosyal dayanışma kültürü

Türkiye’nin en önemli toplumsal gündemlerinden biri olacak.

Toplum bilimciler, aile yapısını destekleyen, çocukların sosyal gelişimini güçlendiren ve dijital dünya ile gerçek yaşam arasında denge kurabilen politikaların geleceğin en kritik başlıklarından biri haline geleceğini belirtiyor.

Prof. Dr. Mükerrem Şahin ise değerlendirmesinin sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Bir toplumun geleceği yalnızca ekonomik büyüme ile değil; güçlü aile yapısı, sağlıklı çocuklar ve sosyal dayanışma kültürüyle korunabilir.”

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !