Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: Hangi Şehirler Öne Çıkıy...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
21:54Türkiye’nin 33 GW Batarya Depolama Hamlesi Ne Anlama Geliyor...
Türkiye’nin 33 GW Batarya Depo...
21:48Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler: Güvenlik Kur...
Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bili...
21:36İstanbul Müzik Festivali’nde 16-21 Haziran Haftasının Konser...
İstanbul Müzik Festivali’nde 1...
Türkiye’de son yıllarda artan sel felaketlerinin nedenleri, etkilenen bölgeler ve alınması gereken önlemler. AFAD verileriyle hazırlanmış kapsamlı analiz.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 30.10.2025 - 14:29
Güncelleme: 30.10.2025 - 14:29
Son yıllarda Türkiye, iklim değişikliğinin etkisiyle aşırı yağışlar ve sellerle sık sık karşılaşıyor.
Artan kentleşme, dere yataklarına yapılan yapılar ve yetersiz altyapı bu olayların etkisini büyütüyor.
Artık neredeyse her yıl, birden fazla şehirde ciddi sel felaketleri yaşanıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre:
2000’lerde yılda ortalama 150 sel olayı görülürken,
2020’lerden sonra bu sayı 300’ün üzerine çıktı.
Temmuz 2020’de Doğu Karadeniz’i etkileyen şiddetli yağışlar, Rize’nin Çayeli ve Güneysu ilçelerinde büyük hasara yol açtı.
Artvin’in Arhavi ilçesinde dere taşkını sonucu evler, köprüler ve yollar zarar gördü.
Can kaybı: 6
Neden: Kısa sürede metrekareye 200 mm’nin üzerinde yağış
Sonuç: Karadeniz’de altyapı yetersizliğinin acı sonucu
Türkiye’nin yakın tarihindeki en yıkıcı sel oldu.
Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde Ezine Çayı taştı, binalar tamamen yıkıldı.
Can kaybı: 82
Neden: Yoğun yağış + dere yatağına yapılaşma
Sonuç: 450’den fazla konut yıkıldı, şehir merkezi kullanılamaz hale geldi.
Bu felaket, Türkiye’nin iklim kriziyle gelen yeni yağış rejimine ne kadar hazırlıksız olduğunu ortaya koydu.
Haziran 2022’de birkaç saat süren yağış Ankara, Zonguldak ve İstanbul’da hayatı felç etti.
Aynı yılın Eylül ayında Antalya’nın Manavgat ve Alanya ilçelerinde aşırı yağış sonucu taşkınlar yaşandı.
Can kaybı: 4
Zarar gören araç ve iş yeri sayısı: Binlerce
Sonuç: Şehir selleri artık ülke genelinde ortak bir sorun haline geldi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bu kez şiddetli yağışlar Güneydoğu’yu vurdu.
Şanlıurfa ve Adıyaman’da konteyner kentler sel sularına kapıldı.
Can kaybı: 18
Aynı yıl yaz aylarında Rize ve Artvin’de yeniden taşkınlar yaşandı.
Neden: Dağlık arazi ve kısa sürede yüksek miktarda yağış
Sonuç: Bölgede altyapı kalıcı hasar aldı.
Eylül 2024’te İstanbul’un Arnavutköy, Başakşehir ve Küçükçekmece ilçelerinde birkaç saatlik yağış, metroları ve alt geçitleri su altında bıraktı.
Edirne’de Meriç ve Tunca nehirleri taştı, tarım alanları sular altında kaldı.
İzmir’in Karşıyaka ve Bayraklı ilçelerinde yollar göle döndü.
Samsun’da özellikle Canik ve Atakum çevresinde taşkınlar yaşandı.
Bu olaylar, iklim değişikliğinin artık bölgesel değil, ulusal ölçekte bir risk haline geldiğini gösterdi.
Türkiye’de ortalama sıcaklık son 50 yılda 1,5°C arttı.
Bu artış yağış düzenini değiştirdi:
Yağmur artık kısa sürede ve çok yoğun düşüyor.
Toprak suyu ememeden yüzey akışına geçiyor.
Drenaj sistemleri kapasitesini aşıyor.
Yani yağmur miktarı değil, yağışın hızı ve yoğunluğu değişti — şehirler bu tempoya uyum sağlayamadı.
AFAD verilerine göre sel felaketlerinin:
%65’i yerleşim hatalarından,
%25’i altyapı yetersizliğinden,
%10’u doğal nedenlerden kaynaklanıyor.
Yani sellerin büyük bölümü önlenebilir.
Dere yataklarına yapılaşma kesin olarak durdurulmalı.
Drenaj ve kanal hatları iklim verilerine göre yenilenmeli.
Yeşil alan oranı artırılmalı, geçirgen zemin kullanılmalı.
Erken uyarı sistemleri il ve ilçe bazında yaygınlaştırılmalı.
Afet eğitimi ve yerel planlama bilinci sürekli hale getirilmeli.
Türkiye’de en çok sel hangi bölgede yaşanıyor?
En fazla sel olayı Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Rize, Artvin, Bartın ve Kastamonu çevresinde görülüyor.
Sel neden her yıl artıyor?
İklim değişikliği, hızlı betonlaşma ve yetersiz altyapı nedeniyle.
Sel riski en yüksek iller hangileri?
İstanbul, Rize, Kastamonu, Samsun, Bartın, Artvin, Antalya.
Devlet bu konuda ne yapıyor?
AFAD ve DSİ taşkın koruma projeleri yürütüyor, ancak yerel yönetimlerde imar kontrolü hâlâ en zayıf halka.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir