Dünyanın En Büyük 5 Barajı: Enerji Üretimi, Su Depolama Kapa...
Dünyanın En Büyük 5 Barajı: En...
03:20Afet Ekonomisi ve Küresel Sigorta Sisteminin Çöküş Riski: İk...
Afet Ekonomisi ve Küresel Sigo...
03:08Yeşil Çatılar ve Yağmur Bahçeleri Kentleri Altyapı Çöküşünde...
Yeşil Çatılar ve Yağmur Bahçel...
02:56Antibiyotik Direnci: Modern Tıbbın En Sessiz Küresel Krizi m...
Antibiyotik Direnci: Modern Tı...
İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, yeni İklim Kanunu ve enerji verimliliği düzenlemeleriyle yalıtım sektöründe yeni bir dönemin başladığını belirtti.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 09.11.2025 - 02:11
Güncelleme: 09.11.2025 - 02:11
TS 825 Standardı ve Ulusal Hesaplama Tebliği’nin ardından yürürlüğe giren İklim Kanunu, enerji verimliliği standartlarını yeniden şekillendiriyor. İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, bu düzenlemelerin binalarda sürdürülebilirlik hedeflerini desteklediğini ve yalıtım sektöründe yeni bir dönemi başlattığını söyledi.
2025 yılı içinde yürürlüğe giren üç önemli yasal düzenleme — TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı, Binalarda Enerji Performansı Ulusal Hesaplama Yöntemine Dair Tebliğ ve İklim Kanunu — Türkiye’nin enerji tasarrufu ve sürdürülebilir kalkınma vizyonunun temelini oluşturuyor.
Savcı, “Bu üç düzenleme, enerji ithalatını azaltma hedefiyle uyumlu şekilde yalıtım sektöründe nitelikli büyümeyi destekliyor. Yeni standartlar, hem bina stokunun çevresel etkilerini azaltacak hem de bireysel enerji faturalarını düşürecek.” dedi.
Yeni Tebliğ ile birlikte enerji performansında bölgesel ve iklim temelli hesaplama dönemine geçildiğini belirten Savcı, “Artık Türkiye’nin her bölgesinde enerji verimliliği yerel koşullara göre optimize edilecek. Meteorolojik istasyon sayısının 84’ten 730’a çıkarılması, enerji hesaplamalarının doğruluğunu artıracak.” diye konuştu.
Savcı, yeni dönemde binaların yalnızca ısıtma değil, aynı zamanda soğutma ihtiyacına göre de tasarlanacağını vurguladı:
“Türkiye’nin enerji tüketiminin yüzde 33’ü binalarda gerçekleşiyor, bunun yüzde 80’i ise ısıtma ve soğutmaya ayrılıyor. Bu nedenle, enerji verimliliği yatırımları hem hane halkı bütçesi hem de ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyor.”
İklim Kanunu’nun Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle uyumlu olduğunu hatırlatan Savcı, “Kanun; karbon fiyatlandırması, yeşil finansman, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği gibi başlıklarla yapı sektörünü daha sürdürülebilir hale getirecek.” dedi.
Yeni yasal düzenlemelerle birlikte yüksek performanslı yalıtım malzemelerine olan talebin artacağını söyleyen Savcı, “Malzeme kalınlıklarının artması, kalite ve denetim süreçlerinin önemini artıracak. Bu dönüşüm, doğru uygulama ve denetimle desteklendiğinde ülkemizin iklim taahhütlerine ulaşmasında kritik rol oynayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Savcı, “İzocam olarak çevre dostu, enerji verimli çözümlerimizle bu dönüşüme liderlik etmekten gurur duyuyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir