Güneydoğu Hububat İhracatında Afrika Pazarı Yükselişe Geçti
Güneydoğu Hububat İhracatında...
03:45İZDO’dan DUS puanı açıklaması: “Kararın karşısındayız”
İZDO’dan DUS puanı açıklaması:...
03:31Bel Ağrısını Hafife Almayın: Erken Tanı Ameliyat Riskini Aza...
Bel Ağrısını Hafife Almayın: E...
02:59Deprem Mi Oldu? Deprem, Sağanak, Rüzgâr Ve Yangın Riski Aynı...
Deprem Mi Oldu? Deprem, Sağana...
Güneydoğu Anadolu’da hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün yılın ilk 5 ayındaki ihracatı 1,5 milyar dolara ulaştı. Sektör, bölgenin toplam ihracatında yüzde 30,9 payla liderliğini sürdürdü.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 20.06.2026 - 04:08
Güncelleme: 20.06.2026 - 04:08
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk 5 ayında 1,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Bölgenin toplam ihracatı 4,8 milyar dolar olurken, hububat sektörü bu ihracat içinde yüzde 30,9 payla lider sektör konumunu korudu.
Beş aylık dönemde bölgeden 497,3 bin ton makarna, 332,8 bin ton buğday unu ve 203,2 bin ton ayçiçek yağı ihraç edildi. Sektörün miktar bazındaki ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4 gerilerken, ortalama ihracat birim fiyatlarında yüzde 1,3 artış yaşandı.
En fazla gelir ayçiçek yağından geldi
Güneydoğu Anadolu’nun hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatında en yüksek gelir sağlayan ürün ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağı ihracatı yılın ilk 5 ayında yüzde 22,7 artışla 331,5 milyon dolara ulaştı.
İhracat gelirinde ikinci sırada ise makarna yer aldı. Bölgenin makarna ihracatı yüzde 8,8 artışla 269 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu tablo, Güneydoğu Anadolu’nun işlenmiş gıda ürünlerinde güçlü üretim ve ihracat kapasitesini koruduğunu ortaya koydu.
Afrika pazarı büyüdü, Orta Doğu’da düşüş yaşandı
Bölgenin en önemli ihracat pazarları arasında yer alan Orta Doğu’ya ihracat, yılın ilk 5 ayında yüzde 12,3 düşüşle 591,9 milyon dolar oldu. Buna karşılık Afrika pazarı dikkat çekici bir büyüme gösterdi.
Afrika ülkelerine yapılan ihracat yüzde 15,9 artarak 535,2 milyon dolara ulaştı. Böylece Afrika, Güneydoğu Anadolu hububat sektörü için büyüme potansiyeli en güçlü pazarlardan biri olarak öne çıktı.
Yeni lojistik koridorlar ticareti güçlendirebilir
Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, küresel ticarette yaşanan lojistik tıkanıklıklar ve jeopolitik belirsizliklerin güvenilir kara koridorlarına olan ihtiyacı artırdığını belirtti.
Kadooğlu, özellikle Suriye güzergâhındaki operasyonel istikrarın ve yeni transit hatların, Türkiye’nin bölgesel gıda arz güvenliğindeki rolünü daha da güçlendirdiğini ifade etti.
“Güvenilir kara koridorları artık zorunluluk”
Orta Doğu’da artan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliklerin tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini belirten Kadooğlu, güvenli kara hatlarının artık stratejik bir gereklilik haline geldiğini söyledi.
Kadooğlu, Suriye sahasındaki normalleşme adımlarının yalnızca iki ülke arasındaki ticareti değil, bölgesel gıda arz güvenliğini de desteklediğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Orta Doğu’da artan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler, tedarik zincirlerinde güvenilir kara koridorlarının inşasını artık bir zorunluluk haline getirmiştir. Bu bağlamda bölgesel istikrarın giderek tahkim edildiği Suriye sahasındaki normalleşme adımları, sadece komşu ülke olarak ticari hacmimizi büyütmekle kalmıyor, tüm bölgenin gıda arz güvenliğine yanıt veren stratejik bir zemin sunuyor.”
Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan hattı öne çıkıyor
Kadooğlu, İslahiye ve Nusaybin gibi kapıların tam kapasiteyle devreye alınma hazırlıklarının, Kalkınma Yolu vizyonuyla birlikte değerlendirildiğinde ticaret açısından yeni bir dönem başlatabileceğini belirtti.
Türkiye-Suriye-Ürdün ve Suudi Arabistan hattının kesintisiz bir transit rotaya dönüşmesinin, Güneydoğu Anadolu’da üretilen temel gıda ürünlerinin Körfez ülkelerine daha kısa sürede ulaşmasını sağlayabileceğini ifade etti.
Kadooğlu, Türkiye’nin dünyanın önde gelen buğday unu, rafine ayçiçek yağı ve makarna ihracatçılarından biri olduğunu belirterek, bu üretim gücünün yeni lojistik arterlerle birleşeceğini söyledi.
“Doğal tedarikçi rolümüzü ileriye taşıyacağız”
Suriye’nin yeniden inşası ve çevre coğrafyanın temel gıdaya erişimi açısından Türkiye’nin önemli bir tedarikçi konumunda bulunduğunu ifade eden Kadooğlu, bölgesel istikrarı destekleyen girişimlerle bu rolün daha da güçleneceğini kaydetti.
Kadooğlu, “Suriye'nin yeniden inşası sürecinde ve çevre coğrafyanın temel gıdaya erişiminde üstlendiğimiz doğal tedarikçi rolümüzü, bölgesel istikrarı destekleyen girişimlerimizle daha ileriye taşıyacağız” dedi.
Tedarik süreçlerinde çok yönlü strateji
Türkiye’nin bölgesel tedarik merkezi konumunu koruyabilmesi için gıda ticareti stratejisinin tarımsal üretim dinamikleriyle uyumlu yürütülmesi gerektiğini belirten Kadooğlu, yeni hasat sezonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Bu yıl yurt genelinde uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış alındığını hatırlatan Kadooğlu, hububat rekoltesinde güçlü beklentiler bulunduğunu söyledi. Ancak iklim koşullarının hasat takvimini dar bir döneme sıkıştırabileceğini ve bölgesel kalite farklılıkları yaratabileceğini belirtti.
“Hammadde tedariki rasyonel bir zorunluluk”
Kadooğlu, sanayicinin üretim planlamasında proaktif olması gerektiğini belirterek, iç piyasa dengeleri ve üreticiyi koruma önceliği gözetilerek hammadde tedarikinin çok yönlü yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Kadooğlu, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Bölgesel ticaretteki yönlendirme kapasitemizi korumak ve açılan yeni lojistik koridorları kesintisiz besleyebilmek, doğal olarak hammadde tedarik süreçlerinin çok yönlü bir stratejiyle yönetilmesini gerektiriyor. Bu yıl, uzun yıllar ortalamasının üzerindeki yağışların bereketiyle yurt genelinde hububat rekoltesinde tarihi seviyeler bekliyoruz, ki bu ulusal gıda arzımız adına çok güçlü bir güvence.”
Kadooğlu, üretim maliyetlerini dengelemek ve ürün kalitesini standardize etmek amacıyla uluslararası piyasalardan yapılan hammadde tedarikinin rasyonel bir zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Katma değerli ihracat hedefi
Güneydoğu Anadolu hububat sektörü, yalnızca hammadde ihracatıyla değil; makarna, un, ayçiçek yağı ve işlenmiş gıda ürünleriyle katma değerli ihracat hedefini sürdürüyor. Bölgenin üretim gücü, yeni lojistik hatlar ve alternatif pazarlarla desteklendiğinde ihracatın daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması bekleniyor.
Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde Afrika pazarındaki büyüme, Orta Doğu’da yeni kara koridorları, Suriye güzergâhındaki normalleşme ve Kalkınma Yolu vizyonu, Güneydoğu Anadolu’nun gıda ihracatında belirleyici başlıklar arasında yer alacak.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir