Bakan Murat Kurum: “IEA ile COP31 Sürecinde Stratejik Ortakl...
Bakan Murat Kurum: “IEA ile CO...
14:45Bakan Murat Kurum Paris’te COP31 Temaslarını Sürdürdü: Enerj...
Bakan Murat Kurum Paris’te COP...
01:311 Mayıs Türkiye Hava Durumu: Kuvvetli Yağış Ve Fırtına Uyarı...
1 Mayıs Türkiye Hava Durumu: K...
01:30Türkiye’den Yenilenebilir Enerjide Rekor: Elektrik Üretimini...
Türkiye’den Yenilenebilir Ener...
Deprem sonrası stres bozukluğu, sürekli deprem hissi, uyku bozuklukları, panik atak, deprem korkusu ve çocuklarda davranış değişiklikleri afet psikolojisi kapsamında ele alınıyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 12.01.2026 - 02:11
Güncelleme: 12.01.2026 - 02:11
Deprem gibi ani ve kontrol edilemeyen olaylar, sinir sistemi üzerinde yoğun stres tepkisi oluşturur. Bu tepki, güvenlik duygusunun kaybı, kontrol algısının bozulması ve belirsizlik duygusu ile birleştiğinde uzun süreli sağlık etkilerine yol açabilir. Bu tablo yalnızca bireysel değil, toplumsal ve kültürel ölçeklerde de hissedilir.
Travma sonrası stres bozukluğunda erken dönemde görülen belirtiler:
olayın tekrar tekrar zihne gelmesi
tetikleyici uyaranlardan kaçınma
hipervijilans (tetikte olma)
irkilme tepkilerinde artış
kabuslar
yoğun endişe
şeklindedir. İlk haftalarda bu tepkiler normal stres yanıtının parçası olabilir; ancak belirtiler aylarca sürerse klinik değerlendirme gerekir.
Deprem sonrası birçok kişide “sallantı algısı” veya “hareket yanılsaması” gelişebilir. Bu durum vestibüler sistem ve kaygı merkezlerinin birlikte çalışmasıyla ortaya çıkar. Vücut tetikte olduğunda küçük titreşimler abartılı algılanabilir. Bu his genellikle geçicidir ancak bazı kişilerde uzun süre devam edebilir.
Uyku, stres karşısında en hassas düzeneklerden biridir. Deprem sonrası uykunun bozulmasının nedenleri:
aşırı tetikte olma
tehlike beklentisi
tekrar deprem olacağı korkusu
travmatik rüyalar
güvenli uyku alanı hissinin azalması
şeklinde özetlenebilir. Uykusuzluk; irritabilite, konsantrasyon güçlüğü, hafıza zayıflığı ve gündüz yorgunluğu ile birleşebilir.
Çocuklar afetleri yetişkinlerden farklı yaşar. Soyutlama ve değerlendirme becerileri gelişmediği için duygular davranışa yansır. Deprem sonrası sık görülen davranış değişiklikleri:
alt ıslatma
anne-babaya yapışma
regresyon (bebeksi davranışlara dönüş)
öfke nöbetleri
içe kapanma
iştah değişiklikleri
oyunlarda deprem teması
Bu davranışlar çocuğun duygusal yükü boşaltma yollarından biridir.
Deprem korkusu dış dünya tehdidine verilen duygusal tepkidir; panik atak ise içsel alarm sisteminin ani aktivasyonudur. Panik atakta:
çarpıntı
nefes darlığı
titreme
göğüs sıkışması
ölüm korkusu
gibi belirtiler ani başlar ve doruğa çıkar. Deprem korkusunda ise beklenti ve kaçınma davranışları öne çıkar.
Deprem fobisi, tehlike algısı normale göre aşırı olduğunda ve yaşam kalitesini bozduğunda ele alınır. Tedavide:
bilişsel davranışçı terapi
maruz bırakma temelli teknikler
gevşeme çalışmaları
travma odaklı terapi yöntemleri
kullanılabilir. Çocuklarda oyun terapisi ve aile destek süreçleri önem taşır. Bu durum özellikle kronik hastalıklar bulunan bireylerde stres düzeyini artırabilir ve dolaylı etkiler yaratabilir. Hamileler için hamile sağlığı kapsamında ayrı değerlendirme yapılabilir çünkü stres hormonu düzeyleri gebelikte farklı seyredebilir.
Afet sonrası ruhsal etkiler yalnızca bireysel değildir. Toplumsal düzeyde:
güvenlik algısının zayıflaması
sürekli haber takip etme davranışı
sosyal bağlarda değişim
dayanışma ve paylaşım artışı
belirsizlik ve gelecek kaygısı
gibi süreçler görülür. Toplumsal iyileşme genellikle bireysel iyileşmeden daha uzun sürelidir.
Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi süreçlerinde kişisel değerlendirme esastır. Afet sonrası ruhsal etkilerde uzman desteği gerekebilir. Sağlıkla ilgili durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı ve uzman hekimin değerlendirmesini esas almanızı öneriyoruz.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir