Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: Hangi Şehirler Öne Çıkıy...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
21:54Türkiye’nin 33 GW Batarya Depolama Hamlesi Ne Anlama Geliyor...
Türkiye’nin 33 GW Batarya Depo...
21:48Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler: Güvenlik Kur...
Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bili...
21:36İstanbul Müzik Festivali’nde 16-21 Haziran Haftasının Konser...
İstanbul Müzik Festivali’nde 1...
Artan gıda fiyatlarına rağmen sağlıklı beslenmek mümkün mü? Dr. Dyt. Pınar Kural Enç ekonomik, dengeli ve sürdürülebilir beslenmenin yollarını anlatıyor.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 16.12.2025 - 22:05
Güncelleme: 16.12.2025 - 22:05
İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Dyt. Pınar Kural Enç, artan gıda fiyatları ve ekonomik dalgalanmalara rağmen sağlıklı beslenmenin doğru planlama ve bilinçli tercihlerle sürdürülebileceğini belirtti. Kural Enç’e göre beslenme bilimi, dengeli bir diyetin yalnızca pahalı ürünlerle değil; mevsiminde tüketim, doğru kombinasyonlar ve besin değeri yüksek ekonomik alternatiflerle de mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Sağlıklı beslenmenin temelinde besin yoğunluğu kavramının yer aldığını vurgulayan Dr. Dyt. Pınar Kural Enç, bir gıdanın gerçek değerinin içerdiği vitamin, mineral, lif ve protein miktarıyla belirlendiğini ifade etti. Kuru baklagiller, bulgur, yulaf, mevsim sebzeleri ve yumurtanın düşük maliyetli olmalarına rağmen yüksek besleyici değere sahip olduğunu söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından da önerilen ekonomik tabak modeli, her bütçeye uygun, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme yaklaşımı sunuyor. Bu modele göre tabağın yarısı mevsim sebzelerinden, diğer yarısı ise uygun maliyetli tahıllar ve ekonomik protein kaynaklarından oluşuyor.
Dr. Dyt. Pınar Kural Enç, kış sebzelerinin yüksek lif ve antioksidan içeriği sayesinde tokluk süresini uzattığını; bulgur ve tam tahılların enerji dengesini sağladığını belirtti. Kuru baklagiller, yumurta, yoğurt ve tavuk gibi protein kaynaklarının ise hem ekonomik hem de biyolojik değeri yüksek besinler arasında yer aldığını ifade etti.
FAO verilerine göre Türkiye’de hane halkı gıda israfının büyük bir bölümü sebze ve meyvelerde görülüyor. Dr. Dyt. Pınar Kural Enç, haftalık menü planlaması yapılmasının, uygun saklama kaplarının kullanılmasının ve alışverişin planlı gerçekleştirilmesinin hem maliyeti düşürdüğünü hem de sağlıklı beslenmeyi kolaylaştırdığını dile getirdi.
Dr. Dyt. Pınar Kural Enç, bazı pahalı gıdalar yerine benzer besin değerine sahip daha uygun fiyatlı alternatiflerin tercih edilebileceğini belirtti. Buna göre; somon yerine sardalya veya uskumru tercih edildiğinde omega-3 alımı büyük ölçüde korunurken, sardalya kalsiyum açısından da önemli bir avantaj sağlıyor.
Avokado yerine zeytinyağı ve mevsim yeşillikleri, tekli doymamış yağ asitleri ve lif içeriğiyle benzer faydalar sunuyor. Badem ve ceviz yerine ay çekirdeği ya da kabak çekirdeği tercih edilerek E vitamini, magnezyum ve sağlıklı yağ alımı sürdürülebiliyor. Kabak çekirdeği ayrıca çinko yönünden zengin bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Beyaz pirinç yerine bulgur kullanımı lif, B vitamini ve mineral alımını artırırken; kırmızı et yerine kuru baklagil ve yumurta kombinasyonu aminoasit kalitesini yükselterek lif, folat ve demir alımını destekliyor. İşlenmiş et ürünleri yerine haşlanmış yumurta veya yoğurt gibi düşük sodyumlu ve yüksek biyolojik değere sahip protein kaynaklarının tercih edilmesi ise hem sağlık hem de bütçe açısından daha avantajlı bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Sağlıklı beslenmenin bütçeyle sınırlı olmadığını vurgulayan Dr. Dyt. Pınar Kural Enç, önemli olanın yalnızca besinlerin fiyatı değil, besleyici değer–fiyat dengesi olduğunu belirtti. Bilinçli tercihlerle hem hane bütçesini korumanın hem de toplum sağlığını desteklemenin mümkün olduğunu ifade etti.
İstersen bunu haber formatı, kurumsal basın bülteni ya da web sitesi blog yazısı tonuna göre biraz daha keskinleştirebilirim.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir