Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: Hangi Şehirler Öne Çıkıy...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
21:54Türkiye’nin 33 GW Batarya Depolama Hamlesi Ne Anlama Geliyor...
Türkiye’nin 33 GW Batarya Depo...
21:48Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler: Güvenlik Kur...
Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bili...
21:36İstanbul Müzik Festivali’nde 16-21 Haziran Haftasının Konser...
İstanbul Müzik Festivali’nde 1...
Evde hasta bakımında doğru beslenme ve hareketin iyileşme sürecindeki rolünü anlatan Öğr. Gör. Hatice Akdemir, yanlış uygulamaların büyük sağlık riskleri doğurabileceğini vurguluyor.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 16.01.2026 - 18:42
Güncelleme: 16.01.2026 - 18:42
İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Sağlık Bakım Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Evde Hasta Bakımı Programı Öğr. Gör. Hatice Akdemir, evde hasta bakımında doğru beslenme ve fiziksel desteğin iyileşme sürecinin temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı. Evde hasta bakımının yalnızca tedavi uygulamalarından ibaret olmadığını belirten Akdemir, bu sürecin çok daha kapsamlı ve hassas bir yaklaşım gerektirdiğine dikkat çekti.
Akdemir, “Hastanın iyileşme kapasitesi; beslenme düzeni, hareket düzeyi, çevresel koşullar ve psikolojik desteğin bir araya gelmesiyle belirlenir. Bu süreç bir zincir halkası gibidir ve her halka bir diğerini desteklemek zorundadır.” ifadelerini kullandı.
Evde bakım sürecinde yapılan küçük hataların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Akdemir, doğru beslenme ve hareketin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Akdemir’e göre evde hasta bakımında yapılan yanlış uygulamalar, iyileşme süresini uzatırken komplikasyon riskini de artırıyor.
Doğru ve dengeli beslenmenin hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Akdemir, evde bakım alan hastalarda sık görülen iştahsızlığın beslenmenin önemini azaltmadığını söyledi. “Vücudun onarım sürecinde daha fazla enerji ve proteine ihtiyacı vardır. Yeterli protein alımı doku onarımı için kritik öneme sahiptir. Omega-3 yağ asitleri inflamasyonu azaltırken, vitamin ve mineral açısından dengeli öğünler metabolik süreçleri destekler.” dedi.
Uzun süre yatakta hareketsiz kalmanın kas güçsüzlüğünün yanı sıra basınç yaralanmaları, dolaşım bozuklukları ve solunum problemlerine yol açabileceğini ifade eden Akdemir, “Uzmanların önerdiği pasif ya da aktif hareketler kas gücünü korur ve eklem hareketliliğini sürdürür. Yatağa bağımlı hastaların en az iki saatte bir pozisyonunun değiştirilmesi hayati önem taşır.” şeklinde konuştu. Solunum egzersizlerinin de akciğer kapasitesini artırarak enfeksiyon riskini azalttığını belirtti.
Toplumda yaygın olan bazı yanlış inanışların hasta bakımını olumsuz etkilediğini belirten Akdemir, “Hasta yatıyor, enerji harcamıyor, az yemeli” düşüncesinin yanlış olduğunu vurguladı. Yatan hastalarda kas kaybı ve bağışıklık zayıflamasının daha hızlı geliştiğini belirten Akdemir, enerji ve protein ihtiyacının aksine arttığını söyledi.
“Grip olunca portakal suyu içmek yeterlidir” anlayışının da doğru olmadığını ifade eden Akdemir, aşırı meyve suyu tüketiminin kan şekerinde dalgalanmalara yol açabileceğini, bunun yerine sebze ağırlıklı ve dengeli beslenmenin tercih edilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Hastanın iştahı yoksa zorla yedirilmeli” anlayışının yanlış olduğunu vurgulayan Akdemir, zorlamanın bulantıyı artırarak hastanın yemekle olumsuz bir ilişki kurmasına neden olabileceğini belirtti. Az porsiyonlu, hafif ama besin değeri yüksek öğünlerin daha etkili olduğunu söyledi.
“Hastayı hareket ettirmeyelim” düşüncesinin de riskli olduğunu belirten Akdemir, “En hafif hareket bile hiç hareket etmemekten daha iyidir. Hareketsizlik kas erimesi ve dolaşım bozukluğu riskini hızla artırır.” dedi.
Yatağın temiz olmasının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Akdemir, iki saatte bir pozisyon değişiminin basınç yaralanmalarını önlemede en etkili yöntem olduğunu söyledi. Hastayı gereğinden fazla sıcak tutmanın terleme ve cilt tahrişine yol açabileceğini belirterek, hafif ve koruyucu örtülerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.
Hastanın moralinin bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkisi olduğunu vurgulayan Akdemir, temiz hava dolaşımının enfeksiyon riskini azalttığını belirtti. Sıvı kısıtlamasının yanlış bir yaklaşım olduğunu söyleyen Akdemir, yetersiz sıvı alımının halsizlik, bilinç bulanıklığı ve böbrek sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
Evde hasta bakımında küçük ayrıntıların büyük farklar yarattığını belirten Akdemir, “Bilimsel doğrularla hareket edildiğinde hem hastanın yaşam kalitesi artar hem de bakım süreci daha güvenli hale gelir. Doğru bilgi, iyi bir bakımın en güçlü ilacıdır.” dedi.
Akdemir ayrıca yumurta, yoğurt, sebze püreleri, balık ve baklagillerin sindirimi kolay ve besin değeri yüksek gıdalar olduğunu, lifli besinlerin ise bağırsak sağlığı ve kronik hastalıkların yönetimi açısından önemli olduğunu ifade etti. Bitki çaylarının hekim kontrolünde tüketilmesi gerektiğini de vurguladı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir