Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: Hangi Şehirler Öne Çıkıy...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
21:54Türkiye’nin 33 GW Batarya Depolama Hamlesi Ne Anlama Geliyor...
Türkiye’nin 33 GW Batarya Depo...
21:48Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler: Güvenlik Kur...
Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bili...
21:36İstanbul Müzik Festivali’nde 16-21 Haziran Haftasının Konser...
İstanbul Müzik Festivali’nde 1...
İstanbul Rumeli Üniversitesi'nde düzenlenen etkinlikte, MS hastalığında beslenmenin rolü ele alındı. Uzmanlar, kişiye özel diyetin yaşam kalitesini artırdığını vurguladı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 24.12.2025 - 22:00
Güncelleme: 24.12.2025 - 22:00
İstanbul Rumeli Üniversitesi, toplumda yaygın görülen sinir sistemi hastalığı Multiple Skleroz (MS) ile beslenme arasındaki ilişkiyi masaya yatırdı. Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen “Multiple Sklerozda Beslenme” etkinliğinde, doğru beslenme alışkanlıklarının MS tedavisinde en az ilaçlar kadar etkili bir destekleyici güç olduğu vurgulandı.
Etkinliğin konuşmacısı Arş. Gör. Sanem Güven, MS’in sadece sinir sistemini değil, aynı zamanda bağışıklık sistemini ve vücuttaki iltihaplanma (inflamasyon) düzeyini de etkilediğini belirtti. Güven, "Beslenme tek başına bir çözüm değildir; ancak doğru bir diyetle atak sıklığı azaltılabilir ve hastalığın ilerleyişi yavaşlatılabilir" diyerek beslenmenin stratejik önemine dikkat çekti.
Araştırmada öne çıkan en kritik başlıklardan biri bağırsak-beyin aksı oldu. Yararlı bakterilerden zengin bir bağırsak florasının, bağışıklık sisteminin dengeli çalışması için şart olduğunu belirten Güven, şu önemli tavsiyelerde bulundu:
Sağlıklı Yağlar: Balık, ceviz ve zeytinyağı gibi Omega-3 ve sağlıklı yağ asitleri sinir hücrelerini korur.
Vitamin Desteği: Özellikle D ve E vitaminleri, sinir hasarının ilerlemesini yavaşlatmada kritik rol oynar.
Anti-inflamatuar Beslenme: Sebze ve meyvelerde bulunan koruyucu bileşenler, vücuttaki zararlı maddelerin birikmesini önleyerek iltihabı azaltır.
Her MS hastasının metabolizmasının, yaşının ve kullandığı ilaçların farklı olduğunu hatırlatan Sanem Güven, "Tek bir mucizevi beslenme modeli yoktur. Popüler diyetler yerine bilimsel temelli ve kişiye özel bir yol haritası oluşturulmalıdır," dedi. Bu süreçte diyetisyenlerin rolünün sadece kalori hesaplamak olmadığını, hastanın psikolojik durumundan stres yönetimine kadar bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir