Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

NSosyal

Son Yıllarda Artan Anksiyetenin Nedenleri Nelerdir?

Psikolog ve sosyologların görüşleri, anksiyetenin sadece bireysel bir sorun olmayıp, sosyal ve çevresel dinamiklerle şekillendiğini göstermektedir.

Gözde Özkan Gözde Özkan EDİTÖR Giriş: 11.06.2025 - 11:45 Güncelleme: 11.06.2025 - 11:45
Son Yıllarda Artan Anksiyetenin  Nedenleri Nelerdir?

Son yıllarda dünyada anksiyete bozukluklarının görülme sıklığında belirgin bir artış yaşanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, küresel anksiyete oranları son on yılda önemli ölçüde yükseldi. Bu artışın nedenleri çok boyutlu ve karmaşıktır. Psikoloji ve sosyoloji alanlarındaki uzmanların görüşleri, anksiyetenin yükselişine etki eden sosyal, biyolojik, teknolojik ve çevresel faktörleri daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.

Teknolojinin ve Dijitalleşmenin Etkisi

Dr. Sherry Turkle  Sosyolog ve MIT Medya Çalışmaları Profesörü

Dr. Turkle, teknolojinin insan ilişkilerini derinden etkilediğini vurgular. “Sürekli çevrimiçi olma hali, yüz yüze iletişim becerilerimizi zayıflatıyor. Sosyal medyada yaşanan kıyaslama, onay arayışı ve bilgi bombardımanı gençlerde kaygı ve değersizlik duygularını artırıyor.”
Yapılan araştırmalar, sosyal medya kullanımının anksiyete ve depresyon ile ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle ergen ve genç yetişkinlerde sosyal medya bağımlılığı, uyku problemleri ve düşük benlik saygısına bağlı anksiyete riskini yükseltiyor.

Küresel Krizler ve Belirsizlikler

Dr. Arlie Hochschild  Sosyolog

Hochschild, küresel krizlerin bireylerin psikolojik sağlığını derinden etkilediğini belirtir. Pandemi, ekonomik dalgalanmalar ve iklim krizi gibi büyük ölçekli belirsizlikler, “kolektif kaygı” yaratarak bireylerde sürekli tetikte olma hali oluşturuyor.
COVID-19 pandemisi sonrası yapılan çalışmalar, anksiyete vakalarında %25-30 oranında artış olduğunu gösterdi. İnsanlar, sağlık kaygıları, iş güvencesizliği ve sosyal izolasyonun getirdiği stresle başa çıkmakta zorlanıyor.

Modern Yaşam Stresi ve Toplumsal Baskılar

Dr. Richard Lazarus  Psikolog

Lazarus, stres ve anksiyetenin ilişkisinde bilişsel değerlendirme modelini ortaya koymuştur. Modern hayatın getirdiği artan beklentiler, iş yükü ve sosyal roller, bireylerde stres algısını ve dolayısıyla anksiyete düzeyini yükseltiyor.
İş hayatındaki rekabet, sosyal medya baskısı ve ekonomik belirsizlikler, bireylerin sürekli “yeterince iyi olamama” hissi yaşamalarına neden oluyor. Bu da kronik stres ve anksiyete için zemin hazırlıyor.

Uyku Bozuklukları ve Yaşam Tarzı Faktörleri

Dr. Matthew Walker  Uyku Bilimci

Dr. Walker, uyku kalitesi ile zihinsel sağlık arasındaki güçlü bağı bilimsel olarak ortaya koymuştur. Uyku yetersizliği, özellikle REM uykusunun azalması, beynin duygusal düzenleme kapasitesini zayıflatır ve anksiyeteyi tetikler.
Modern yaşam tarzı, elektronik cihaz kullanımı ve düzensiz uyku saatleri, bu durumu artırarak anksiyete vakalarını çoğaltıyor.

Genetik ve Biyolojik Temeller

Dr. Helen Mayberg  Nöropsikiyatri Uzmanı

Mayberg, anksiyetenin biyolojik kökenlerine odaklanır. Genetik faktörler, beyin kimyasındaki dengesizlikler ve nörolojik yapıların anksiyete gelişiminde önemli rol oynadığını belirtir.
Ailede anksiyete geçmişi olan bireylerde riskin yüksek olduğu bilimsel verilerle desteklenmektedir.

Sosyal İzolasyon ve Toplumsal Değişimler

Dr. Robert Putnam  Sosyolog

Putnam, toplumsal bağların zayıflamasının bireylerde yalnızlık ve anksiyete artışına neden olduğunu belirtir. “Toplumsal sermayenin azalması, yani komşuluk ilişkileri, sosyal destek ağları ve sivil katılımın azalması, psikolojik sorunların artmasına yol açıyor.”
Modern kent yaşamının getirdiği izolasyon ve sosyal bağlantı eksikliği, insanların kendilerini daha yalnız ve kaygılı hissetmelerine sebep oluyor.

Son yıllarda anksiyetenin artışı, çok yönlü ve karmaşık bir olgudur. Teknolojik gelişmeler, küresel krizler, modern yaşamın stresi, biyolojik yatkınlıklar ve toplumsal değişimler birbirini etkileyerek anksiyete bozukluklarının yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Psikolog ve sosyologların görüşleri, bu sorunun sadece bireysel değil, toplumsal boyutları da olduğunu göstermektedir.

Anksiyete ile mücadelede profesyonel destek almak, sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmek ve sosyal bağları güçlendirmek önemlidir. Hem bireyler hem de toplumlar için anksiyetenin azaltılması, daha sağlıklı ve dengeli bir yaşam için kritik bir adımdır.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !