Egepol Hastaneleri’nden 17. Yıl Kutlaması: Sağlıkta Yeni Hed...
Egepol Hastaneleri’nden 17. Yı...
16:29Küresel Sıfır Atık Buluşmasında İstanbul Rumeli Üniversitesi...
Küresel Sıfır Atık Buluşmasınd...
16:24Bel Ağrısına Ne İyi Gelir? Uzmandan Günlük Yaşam Önerileri
Bel Ağrısına Ne İyi Gelir? Uzm...
16:06Deprem Sigortasında 2,4 Milyon TL Dönemi: Hangi Hasarlar Kar...
Deprem Sigortasında 2,4 Milyon...
Türkiye obezitede Avrupa birincisi oldu. Obezite nedir, vücut kitle indeksi kaç olmalı ve tüp mide ameliyatı kimler için uygundur? Uzmanından önemli açıklamalar.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 27.02.2026 - 15:22
Güncelleme: 27.02.2026 - 15:22
Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından biri olarak tanımladığını belirten Özel Sağlık Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yaman, obezitenin ciddi ve ölümcül sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Türkiye’de her 3 kişiden birinin obez olduğunu ifade eden Yaman, güncel araştırmalara göre Türkiye’nin obezite oranlarında Avrupa’da ilk sırada yer aldığını hatırlattı.
Obezitenin vücutta aşırı yağ birikimi anlamına geldiğini belirten Yaman, temel kriterin Vücut Kitle İndeksi (VKİ) olduğunu söyledi.
VKİ 30 ve üzeri: Obezite
VKİ 35 ve üzeri + ek hastalıklar (insülin direnci, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, hipertansiyon vb.): Cerrahi tedavi değerlendirilebilir
VKİ 40 ve üzeri: Obezite cerrahisi için güçlü aday
Dünya genelinde yaklaşık 650 milyon obez birey bulunduğunun öngörüldüğünü aktaran Yaman, özellikle ileri düzey obezite vakalarında cerrahi yöntemlerin halen en etkili tedavi seçeneklerinden biri olduğunu vurguladı.
Tüp mide ameliyatının (sleeve gastrektomi) dünya genelinde en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemi olduğunu belirten Yaman, yöntemin ilk kez 1999 yılında laparoskopik olarak uygulandığını ve 2009 sonrasında yaygınlaştığını söyledi.
Bu ameliyatın tercih edilme nedenlerini ise şöyle sıraladı:
Kısa ameliyat süresi ve erken dönemde daha düşük risk oranı
Fizyolojiye uygun bir yöntem olması nedeniyle uzun vadede belirgin yan etkilerinin sınırlı olması
Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık %80–85’inin küçültüldüğünü ifade eden Yaman, operasyonun üç temel mekanizma ile etkili olduğunu belirtti:
Açlık hormonu ghrelin salgılayan mide bölümünün çıkarılmasıyla açlık hissinin azalması
Mide hacminin 1000–1500 cc’den 100–150 cc’ye düşmesi sayesinde daha az yemekle tokluk sağlanması
GLP-1 ve Peptid YY hormonlarının artışıyla insülin direncinin azalması ve uygun hastalarda tip 2 diyabetin kontrol altına alınabilmesi
Doç. Dr. İsmail Yaman, tüp mide ameliyatının yalnızca uygun kriterleri taşıyan bireylere uygulandığını vurguladı. Ameliyat öncesinde detaylı bilgilendirme yapıldığını, ardından kapsamlı testler ve uzman konsültasyonları ile hastaların değerlendirildiğini belirtti.
Operasyonun laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirildiğini ve yaklaşık 40 dakika sürdüğünü söyleyen Yaman, hastaların genellikle iki gece hastanede kaldığını aktardı.
Ameliyat sonrası süreçle ilgili ise şu bilgileri paylaştı:
Masa başı çalışanlar yaklaşık 1 hafta içinde işine dönebilir.
Taburculuk sonrası yürüyüşlere başlanabilir.
günden itibaren hafif kol ve bacak egzersizleri yapılabilir.
aydan sonra, travma riski yüksek sporlar (boks gibi) ve mekik hariç diğer sporlar serbesttir.
Uzmanlar, obezitenin yalnızca estetik bir sorun değil; diyabet, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon ve karaciğer yağlanması gibi ciddi sağlık problemleriyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguluyor. Bu nedenle erken teşhis, yaşam tarzı değişikliği ve gerekli durumlarda cerrahi tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir