Bakan Murat Kurum: “IEA ile COP31 Sürecinde Stratejik Ortakl...
Bakan Murat Kurum: “IEA ile CO...
14:45Bakan Murat Kurum Paris’te COP31 Temaslarını Sürdürdü: Enerj...
Bakan Murat Kurum Paris’te COP...
01:311 Mayıs Türkiye Hava Durumu: Kuvvetli Yağış Ve Fırtına Uyarı...
1 Mayıs Türkiye Hava Durumu: K...
01:30Türkiye’den Yenilenebilir Enerjide Rekor: Elektrik Üretimini...
Türkiye’den Yenilenebilir Ener...
Uyku apnesi yaşam kalitesini düşüren ve ciddi hastalıklara yol açabilen bir rahatsızlık. Uzmanlar, erken tanı için uyku testi ve doğru tedavinin önemine dikkat çekiyor.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 23.04.2026 - 23:53
Güncelleme: 23.04.2026 - 23:53
Uyku apne sendromunun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Özel Sağlık Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, belirtiler görülen kişilere mutlaka uyku testi yapılması gerektiğini vurguladı. Kara, hastalığın erken teşhis edilmemesi halinde hayati riskler oluşturabileceğine dikkat çekti.
Dr. Atilla Kara, Özel Sağlık Hastanesi tarafından düzenlenen bilinçlendirme seminerleri kapsamında Bornova İbis Style Otel çalışanları ve yöneticilerine uyku apne sendromunun tanı ve tedavi süreçleri hakkında bilgi verdi. Uyku apnesinin, uyku sırasında solunumun saatte 10’dan fazla kez ve 10 saniyeden uzun süre durmasıyla karakterize edildiğini ifade eden Kara, hastalığın erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat daha sık görüldüğünü belirtti.
Uyku apnesinin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü kaydeden Kara, “Uykusunu yeterince alamayan kişilerde baş ağrısı, sinirlilik, konsantrasyon eksikliği, hafıza problemleri, tansiyon ve kalp ritim bozuklukları görülebilir” dedi.
Hastalığın önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Kara, “Uyku apne sendromu; beyin damar hastalıkları ve kalp hastalıklarına yol açabilen ciddi bir rahatsızlıktır. Diyabet, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları ve obezite kadar önemli bir sağlık sorunudur. Gece ani ölümlere bile neden olabilen bu hastalıkta farkındalık büyük önem taşır. Basit bir horlama olarak değerlendirilmemeli ve mutlaka ciddiye alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Risk faktörleri arasında obezite, burun tıkanıklığı, genetik yüz yapısı, büyük bademcik veya geniz eti, ileri yaş, erkek cinsiyet ile alkol ve sigara kullanımının yer aldığını belirten Kara, tanı sürecinde uyku testinin (polisomnografi) kritik rol oynadığını söyledi.
Uyku testinin, özel uyku laboratuvarlarında gece boyunca gerçekleştirildiğini aktaran Kara, bu süreçte hastanın beyin dalgaları, göz hareketleri, solunumu, kalp ritmi ve kas aktivitelerinin ölçüldüğünü ifade etti. Elde edilen veriler doğrultusunda teşhis konularak tedavi planı oluşturuluyor.
Tedavi sürecine de değinen Kara, “Uyku testi sonrasında hastanın durumuna göre CPAP ve BPAP tedavileri uygulanır. Bu cihazlar, solunum yollarını açık tutmak için basınçlı hava vererek uyku sırasında oluşan tıkanmaları önler ve uyku kalitesini artırır” dedi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir