Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: Hangi Şehirler Öne Çıkıy...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
21:54Türkiye’nin 33 GW Batarya Depolama Hamlesi Ne Anlama Geliyor...
Türkiye’nin 33 GW Batarya Depo...
21:48Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler: Güvenlik Kur...
Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bili...
21:36İstanbul Müzik Festivali’nde 16-21 Haziran Haftasının Konser...
İstanbul Müzik Festivali’nde 1...
İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilim tarımsal girdi piyasalarını etkiledi. Gübre ve mazot fiyatlarında sert artış yaşanırken üretim ve gıda fiyatları için risk büyüyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 26.03.2026 - 11:38
Güncelleme: 26.03.2026 - 11:38
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Orta Doğu’da yaşanan savaşın Türkiye’deki tarımsal girdi piyasalarına etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan açıklamada, küresel gelişmelerin özellikle gübre ve mazot fiyatları üzerinde ciddi baskı oluşturduğu vurgulandı.
Türkiye’nin tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübre ve mazot hammaddelerinin büyük bölümünü ithal ettiğine dikkat çekilirken, bu durumun fiyatların dış piyasalara ve döviz kuruna bağlı olarak hızla değişmesine neden olduğu belirtildi.
Savaşın yaşandığı coğrafyanın petrol, doğalgaz ve gübre üretiminde kritik bir konumda bulunması, küresel tarım sistemleri açısından riskleri artırdı. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sevkiyat aksaklıklarının, enerji ve gübre piyasalarında doğrudan fiyat artışlarına yol açtığı ifade edildi.
Geçmiş dönemde yaşanan benzer gerilimlerde olduğu gibi, son gelişmelerin ardından da gübre ve enerji fiyatlarında hızlı yükselişler gözlendi.
Savaş öncesi ve sonrası fiyat verilerine göre, birçok gübre türünde ciddi artışlar yaşandı:
Bu artışların, üretim maliyetlerini doğrudan etkileyerek çiftçilerin gübre kullanımını sınırlayabileceği değerlendiriliyor.
Tarımsal üretimin en temel girdilerinden biri olan mazotta da benzer bir artış yaşandı. Savaş öncesinde litre fiyatı 61,41 TL olan mazot, yüzde 22,3 oranında artarak 75,12 TL seviyesine yükseldi.
Mazot fiyatının önemli bir kısmının vergilerden oluştuğuna dikkat çekilerek, üreticilerin üzerindeki maliyet yükünün giderek arttığı ifade edildi.
Mevcut dönemin, hem serin iklim tahıllarında üst gübreleme hem de sıcak iklim tahıllarında ekim süreci açısından kritik bir zaman dilimi olduğu belirtildi. Bu süreçte gübreye olan ihtiyacın en yüksek seviyede olduğu vurgulandı.
Çiftçilerin büyük bölümünün önceden stok yapamadığı ve ihtiyaç duyduğu dönemde alım gerçekleştirdiği ifade edilirken, gübrenin yüksek fiyatlardan temin edilmesinin üretim maliyetlerini daha da artıracağı kaydedildi.
Artan maliyetlerin, tarımsal üretimde verim düşüşüne yol açabileceği belirtiliyor. Gübre kullanımının azalması durumunda:
gibi sonuçların ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.
Gübre piyasasını dengelemek amacıyla bazı adımların atıldığı ifade edildi. Bu kapsamda:
olumlu gelişmeler olarak değerlendiriliyor.
Ancak temel sorunun, çiftçinin bu girdilere erişebilmesi olduğu vurgulanıyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği, artan maliyetler karşısında üreticilerin korunması gerektiğini belirterek, özellikle gübre ve mazot için destek paketlerinin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda arz güvenliğinin sağlanabilmesi için, üreticilerin üzerindeki maliyet baskısının azaltılmasının kritik önemde olduğu ifade edildi.
Orta Doğu’da yaşanan savaşın etkileri, Türkiye’de tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan etkileyen bir faktör haline geldi. Gübre ve mazot fiyatlarındaki artış, hem üretici hem de tüketici açısından yeni riskler oluşturuyor.
Uzmanlara göre, sürecin uzaması halinde tarım sektöründe daha geniş çaplı ekonomik ve sosyal etkiler ortaya çıkabilir.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir