En Tehlikeli Mantarlar Hangileri? Doğada Ölümcül Risk Taşıya...
En Tehlikeli Mantarlar Hangile...
05:28Sosyal Medya Bazı Şehirleri Nasıl Değiştirdi? Viral Olan Ken...
Sosyal Medya Bazı Şehirleri Na...
05:25Solucan Gübresi İşe Yarıyor mu? Tarımda En Çok Konuşulan Doğ...
Solucan Gübresi İşe Yarıyor mu...
05:22Türkiye’nin En Güzel Trekking Rotaları: Doğayla Baş Başa Unu...
Türkiye’nin En Güzel Trekking...
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Su Kanunu"nun 2026 yılında yasalaşacağını duyurdu. İklim krizi kapıdayken su yönetimi artık "risk yönetimi" modeline geçiyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 26.12.2025 - 02:14
Güncelleme: 26.12.2025 - 02:14
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 25 Aralık 2025 tarihinde katıldığı Ulusal Su Kurulu 5. Toplantısı'nda stratejik bir duyuru yaptı. Bakan Yumaklı, iklim değişikliğinin getirdiği risklere karşı "kriz yönetimi" yerine "risk yönetimi" esaslı bir modelin şart olduğunu belirterek; merakla beklenen Su Kanunu’nun 2026 yılı içerisinde TBMM’den geçerek yasalaşmasını beklediklerini açıkladı.
Temel amaç; suyun azlığı veya fazlalığını (sel/kuraklık) bütüncül bir yaklaşımla ele almak, bilimsel verilere dayalı stratejilerle su kaynaklarını korumak ve sektörler arası su paylaşımını adil bir zemine oturtmaktır.
Su Kanunu ile birlikte vahşi sulamanın tamamen terk edilerek, modern ve tasarruflu sulama sistemlerine geçişin yasal bir zorunluluk ve teşvik kapsamına alınması hedefleniyor. Bu, özellikle kuraklık riski altındaki bölgelerde tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak en kritik adım olarak görülüyor.
Bakan Yumaklı’nın açıklamasına göre, Ulusal Su Kurulu bu süreçte en üst karar alma organı olarak teknik çalışmaları koordine ediyor. Kanun, kurumlar arası yetki karmaşasını sonlandırarak suyun yönetiminde daha merkezi ve koordineli bir denetim mekanizması getirecek.
TÜİK ve FAO'nun son raporları, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasında su stresinin her geçen yıl arttığını gösteriyor. 2025 yılı verilerine göre, barajlardaki doluluk oranları ve yer altı su seviyelerindeki düşüş, yasal bir düzenlemeyi bir tercih değil, milli güvenlik meselesi haline getirdi.
Yeni Dönemin Getireceği 3 Kritik Değişim:
Veri Odaklı Paylaşım: Su kullanım izinleri artık bölgenin yıllık yağış ve yer altı rezervi verilerine göre belirlenecek.
Kentsel Su Güvenliği: Belediyelerin su kayıp-kaçak oranlarını düşürmesi için yeni yaptırım ve teşvikler devreye girecek.
Endüstriyel Geri Dönüşüm: Sanayi tesislerinde suyun geri kazanımı ve arıtılarak yeniden kullanılması yasal olarak önceliklendirilecek.
Su Kanunu’nun 2026’da yasalaşması, Türkiye’nin iklim krizine karşı en büyük hukuki ve stratejik kalkanı olması bekleniyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir