Bugün Hava Nasıl Olacak? 25 Haziran Perşembe İstanbul, Ankar...
Bugün Hava Nasıl Olacak? 25 Ha...
23:30Bursa’da Özel Gereksinimli Bireyler İçin Afet Yönetim Modeli...
Bursa’da Özel Gereksinimli Bir...
22:37Bursa Kültür Yolu Festivali 27 Haziran’da Başlıyor: Konserle...
Bursa Kültür Yolu Festivali 27...
22:20Bakan Şimşek’ten Londra’da İklim Finansmanı Çağrısı: 2,5 Tri...
Bakan Şimşek’ten Londra’da İkl...
ASO ve ATO iş birliğiyle düzenlenen Maden Zirvesi’nde, enerji dönüşümü ve yeşil ekonomi sürecinde madenciliğin stratejik önemi ve katma değerli üretim vurgulandı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 13.02.2026 - 00:17
Güncelleme: 13.02.2026 - 00:17
Ankara Sanayi Odası (ASO) ile Ankara Ticaret Odası (ATO) iş birliğinde düzenlenen “Maden Zirvesi: Sektör Buluşması”, ASO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Zirvenin açılışında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, teknolojik dönüşüm konuşulurken ham madde ve madenciliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Ardıç, “Teknoloji sadece yazılımla üretilmiyor. O yazılımların çalışması için madenlere, metallere ve bu ham maddeleri işleyebilecek sanayi altyapısına ihtiyaç var. Sanayinin geleceği bulutta olabilir; ancak kökleri hâlâ topraktadır” ifadelerini kullandı.
ASO 32 No’lu Taşocakçılığı Sanayi Meslek Komitesi ile ATO 30 No’lu Doğal Taş, Mermer ve Hazır Beton İmalatçıları Meslek Komitesi iş birliğiyle düzenlenen zirve, ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda yapıldı.
Toplantıya; ASO Başkanı Seyit Ardıç, ATO Başkanı Gürsel Baran, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, MAPEG, Orman Genel Müdürlüğü ve TOBB temsilcileri ile çok sayıda sektör paydaşı katıldı.
Açılış konuşmasında madenciliğin artık yalnızca yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandıran bir faaliyet olmadığını belirten Ardıç, enerji dönüşümü, savunma sanayii, ileri imalat, elektronik ve batarya teknolojilerindeki gelişmelerin ham maddeyi stratejik bir rekabet unsuru haline getirdiğini söyledi.
Veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacının da bu tabloyu keskinleştirdiğini ifade eden Ardıç, ham maddenin artık yalnızca ekonomik bir girdi değil, aynı zamanda güvenlik ve stratejik rekabet meselesi olduğunu vurguladı.
Uluslararası Enerji Ajansı projeksiyonlarına değinen Ardıç, Net Sıfır senaryosuna göre 2040 yılına kadar:
Bakır talebinin %50 artacağını,
Nikel, kobalt ve nadir toprak elementlerinin yaklaşık iki katına çıkacağını,
Grafit talebinin dört katına ulaşacağını,
Lityum talebinin ise sekiz kat büyüyeceğini
belirtti.
Bu verilerin, yeşil dönüşüm için daha fazla madencilik, daha fazla işleme kapasitesi ve daha güçlü bir sanayi altyapısı gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Madencilikte rekabetin artık yalnızca rezerv büyüklüğüyle ölçülmediğini ifade eden Ardıç; izin süreçleri, çevre performansı, iş sağlığı ve güvenliği, şeffaflık, izlenebilirlik ile zenginleştirme ve rafinasyon kapasitesinin belirleyici unsurlar haline geldiğini kaydetti.
Avrupa’nın kritik ham maddelerde dışa bağımlılığı azaltma hedeflerine dikkat çeken Ardıç, Türkiye’nin coğrafi konumu ve kaynak çeşitliliğiyle önemli bir fırsat yakaladığını ancak katma değerli üretime geçmeden bu yarışın kazanılamayacağını söyledi.
“Asıl değer, madenin ara ürün ve nihai ürüne dönüşmesiyle oluşur” diyen Ardıç, işleme kapasitesinin artırılmasının ekonomik kaldıraç etkisi yaratacağını vurguladı.
Türkiye’nin dünya bor rezervlerinin %73’üne sahip olduğunu hatırlatan Ardıç, bunun geniş bir sanayi ekosistemi potansiyeli anlamına geldiğini belirtti.
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği verilerine göre 2024’te 6 milyar dolar olan toplam maden ihracatının, 2025’te %3,4 artışla 6,2 milyar dolara yükseldiğini aktaran Ardıç, pazar çeşitliliği ve katma değerli üretimin kritik önem taşıdığını söyledi.
ATO Başkanı Gürsel Baran da madenciliğin insanlık tarihinin en eski ve en stratejik sektörlerinden biri olduğunu belirterek, yer altı kaynaklarının kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Açılış konuşmalarının ardından, TOBB Madencilik Meclisi Başkanı Halil İbrahim Kırşan moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; kamu politikaları, mevzuat, ÇED süreçleri, izin uygulamaları ve sektörün karşılaştığı güncel sorunlar ele alındı. Bakanlık ve kamu kurum temsilcileri katılımcıların sorularını yanıtladı.
ASO, madencilik-sanayi entegrasyonu, çevreyle uyum, iş sağlığı ve güvenliği ile dijital denetim süreçlerini sektörün öncelikli başlıkları olarak değerlendirdiklerini belirtti.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir