Rekor Turizm Geliri Küresel Rekabeti Değiştiriyor: Türkiye İ...
Rekor Turizm Geliri Küresel Re...
22:54Dicle Elektrik’ten Kaçak Elektrik Açıklaması: Mahallede Kaça...
Dicle Elektrik’ten Kaçak Elekt...
22:46Gıda Mühendisleri Odası’ndan Kurban Bayramı Uyarısı: Halk Sa...
Gıda Mühendisleri Odası’ndan K...
22:40Türkiye Buğday İthalatını Yasaklayacak mı? Ankara Kaynakları...
Türkiye Buğday İthalatını Yasa...
Uzmanlar, yanan orman alanlarında fidan dikiminin aceleye getirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Doğal yenilenme ve bilimsel planlama öncelikli olmalı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 12.09.2025 - 22:52
Güncelleme: 12.09.2025 - 22:52
Uzmanlardan Uyarı: Yanan Ormanlarda Fidan Dikimine Hemen Başlanmamalı
Türkiye’de yaşanan orman yangınları sonrası milyonlarca doğasever, yanan alanları yeniden ağaçlandırmak için seferber oldu. Ancak uzmanlar, bu sürecin aceleye getirilmemesi ve fidan dikiminin mutlaka bilimsel verilere dayalı yapılması gerektiği konusunda uyarıyor.
Yanan Alanlarda Önce Hasar Tespiti Yapılmalı
Son yangınlarla yaklaşık 70 bin hektar ormanlık alan zarar gördü. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL), yangın sonrası fidan dikmek isteyen vatandaşları bilinçli hareket etmeye davet ediyor. ÇEKÜL Genel Sekreteri Ilgın Sözen, yangın alanlarının hemen ağaçlandırılamayacağını belirterek, “İlk olarak bu bölgeler koruma altına alınmalı ve bilimsel analizlerle doğru yöntemler belirlenmeli” dedi.
Bilimsel Yöntemlerle Ağaçlandırma Şart
Sözen, her orman alanının kendine özgü bir ekosistem, toprak yapısı ve doğal yenilenme süreci olduğuna dikkat çekerek, “Yanlış zamanda ve yanlış türle yapılan dikim çalışmaları, doğaya yarar değil zarar verebilir. Bu yüzden fidan dikimi sabır ve uzmanlık gerektirir” diye konuştu.
Doğal Yenilenme Öncelikli Olmalı
ÇEKÜL Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ünal Akkemik ise, orman yangınlarının ardından öncelikle doğanın kendi döngüsünün desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “Eğer bölgede yangın öncesi kızılçam gibi doğal tohum kaynakları varsa, bu alanlarda kendiliğinden yenilenme sağlanabilir. Bu hem ekolojik hem de ekonomik açıdan en doğru yaklaşımdır” dedi.
Akkemik ayrıca, doğal maki örtüsünün korunmasının önemine değinerek; pırnal, akçakesme, defne, sandal ve zeytin gibi yerli türlerin yangın sonrası sürgün vererek yeniden büyüdüğünü hatırlattı. “Yabancı türlerin dikimi ise kesinlikle doğanın dengesini bozar. Bu nedenle fidan dikimi, kısa vadeli değil uzun vadeli ve sürdürülebilir bir süreç olarak görülmeli” ifadelerini kullandı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir