Rekor Turizm Geliri Küresel Rekabeti Değiştiriyor: Türkiye İ...
Rekor Turizm Geliri Küresel Re...
22:54Dicle Elektrik’ten Kaçak Elektrik Açıklaması: Mahallede Kaça...
Dicle Elektrik’ten Kaçak Elekt...
22:46Gıda Mühendisleri Odası’ndan Kurban Bayramı Uyarısı: Halk Sa...
Gıda Mühendisleri Odası’ndan K...
22:40Türkiye Buğday İthalatını Yasaklayacak mı? Ankara Kaynakları...
Türkiye Buğday İthalatını Yasa...
Türkiye’de 2017’den itibaren yürürlüğe giren Sıfır Atık Projesi, geri kazanım oranlarını artırdı. Ancak uygulama yaygınlığı, sektörlerarası uyum ve uzun vadeli atık azaltımı açısından hâlâ bazı soru işaretleri taşıyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 06.11.2025 - 10:17
Güncelleme: 06.11.2025 - 10:17
2017 yılında kamu kurumları, özel sektör ve yerel yönetimlerin koordinasyonuyla başlatılan Sıfır Atık Projesi, israfı önlemeyi, oluşan atığı kaynağında ayırmayı ve geri kazanımı artırmayı hedefliyor.
Peki proje ne kadar başarılı oldu? Bu yazıda hem başarılarını hem de karşılaşılan zorlukları ele alacağız.
Proje başlangıcında 2017 yılında Türkiye’de geri kazanım oranı yaklaşık %13 düzeyindeydi.
2021 itibarıyla bu oran yaklaşık %27,2’ye yükseldi.
2017-2020 döneminde 17 milyon ton geri kazanılabilir atığın toplandığı, 315 milyon kWh enerji ve 345 milyon m³ su tasarrufu sağlandığı açıklandı.
Ekonomik olarak da 17 milyar lira üzeri tasarruf sağlandı.
Farkındalık ve yaygınlık açısından, eğitim programları, kurumsal uygulamalar ve yerel yönetimlerin katılımı giderek arttı.
Bu göstergeler, projenin “yerden kalktığını” ve belirli ölçüde etkili olduğunu gösteriyor.
Geri kazanım oranı artmış olsa da hâlâ hedeflenen düzeyin altında. 2023 hedefi olarak %35 oranı belirlenmişti.
Proje kapsamındaki “atığın oluşumunu azaltma” ve “kaynağında minimize etme” boyutlarında net veriler hâlâ sınırlı.
Özel sektör, sanayi, evsel atık gibi farklı kaynaklarda uygulama düzeyi değişkenlik gösteriyor.
Atık yönetiminde altyapı, personel eğitimi ve ayrıştırma sistemleri bazı yerlerde yetersiz.
Ölçümleme ve veri şeffaflığı konusunda bağımsız izleme eksikliği bulunuyor.
Projenin etkisi üç başlıkta özetlenebilir:
Orta düzeyde başarı: Geri kazanım oranındaki artış ve tasarruf edilen kaynaklar önemli ilerlemeler.
Tam hedefe ulaşılmış değil: “Sıfır atık” idealine ulaşmak için daha fazla altyapı ve toplumsal dönüşüm gerekiyor.
Potansiyel yüksek: Altyapı, farkındalık ve kurumsal mekanizmalar gelişmiş durumda; ancak sürdürülebilirlik için daha fazla zaman ve kaynak şart.
Belediyeler ve kurumlar için “oluşan atığın azaltılması” hedefi daha net tanımlanmalı.
Ayrıştırma, toplama ve geri kazanım zinciri her düzeyde güçlendirilmeli.
Özel sektör katılımı artırılmalı; finansman ve teşvik mekanizmaları devreye alınmalı.
Ölçümleme, veri toplama ve raporlama sistemleri güçlendirilmeli.
Eğitim ve farkındalık uzun vadeli hale getirilmeli; halkın katılımı kritik önemde.
Sıfır Atık Projesi ne zaman başladı?
2017 yılında başlatıldı ve kamu kurumlarından özel sektöre kadar yaygınlaştırılma hedefiyle yürütülüyor.
Geri kazanım oranı ne kadar arttı?
Proje başlangıcında yaklaşık %13 olan oran 2021’de %27 seviyesine yükseldi.
Projenin en güçlü yönü nedir?
Enerji, su ve hammadde tasarrufu ile farkındalık artışı en belirgin kazanımlar arasında.
En büyük eksikliği nedir?
Atığın oluşumunu azaltma boyutunda uygulama eksikleri ve altyapı farklılıkları sürüyor.
Bireyler ne yapabilir?
Atıkları kaynağında ayrıştırmak, geri dönüşüme katkı sağlamak, tüketimi azaltmak ve çevre bilincini yaygınlaştırmak herkesin katkı verebileceği alanlardır.
Nizamettin Bilici
Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni
Bu araştırmada yapay zekâ kaynaklarından yararlanılmıştır.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir