Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

NSosyal

İstanbul D-8 Çevre Bakanları Deklarasyonu Kabul Edildi: COP31 İçin Ortak İklim Mesajı

İstanbul’da düzenlenen D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı’nda İstanbul Deklarasyonu kabul edildi. İşte COP31 hedefleri ve deklarasyonun önemi.

Nizamettin Bilici Nizamettin Bilici EDİTÖR Giriş: 17.07.2026 - 22:08 Güncelleme: 17.07.2026 - 22:08
İstanbul D-8 Çevre Bakanları Deklarasyonu Kabul Edildi: COP31 İçin Ortak İklim Mesajı

İstanbul’da düzenlenen D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı’nda çevre ve iklim alanındaki ortak iradeyi ortaya koyan İstanbul Deklarasyonu kabul edildi. Türkiye’nin COP31 Başkanlığına destek veren deklarasyonla iklim değişikliğine uyum, finansmana erişim, kayıp ve zarar, adil geçiş ve ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi öne çıktı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesindeki diplomatik çalışmalar hız kazandı. Bu kapsamda İstanbul’da bir araya gelen D-8 ülkelerinin çevre ve iklimden sorumlu temsilcileri, ortak mücadele alanlarını ve COP31’e uzanan yol haritasını değerlendirdi.

Toplantının en önemli çıktısı ise D-8 ülkelerinin çevre ve iklim politikalarındaki ortak yaklaşımını yansıtan İstanbul Deklarasyonu oldu. Deklarasyonun oy birliğiyle kabul edildiği açıklandı.

D-8 Ülkeleri İstanbul’da Bir Araya Geldi

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlık ettiği toplantıya Türkiye’nin yanı sıra Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya, Pakistan ve Azerbaycan’ın çevre ve iklim alanındaki temsilcileri katıldı.

D-8 kapsamında çevre bakanları düzeyinde ilk kez gerçekleştirildiği belirtilen toplantı, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı öncesinde gelişmekte olan ülkelerin ortak taleplerinin gündeme taşınması açısından önem taşıyor.

Toplantıda D-8 ülkelerinin farklı coğrafyalarda bulunmalarına rağmen benzer iklim riskleriyle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Kuraklık, sel, aşırı sıcaklık, gıda güvenliği, su kaynaklarının azalması ve iklim kaynaklı afetler ortak sorunlar arasında gösterildi.

İstanbul Deklarasyonu Nedir?

İstanbul D-8 Çevre Bakanları Deklarasyonu, üye ülkelerin çevre ve iklim değişikliği alanındaki ortak siyasi iradesini ortaya koyan bir metin niteliği taşıyor.

Deklarasyonla D-8 ülkelerinin COP31 sürecine daha güçlü ve koordineli şekilde katılması, çevre alanındaki ortak projelerin artırılması ve gelişmekte olan ülkelerin iklim politikalarında karşılaştığı finansman ile teknoloji sorunlarının uluslararası gündeme taşınması hedefleniyor.

Metin aynı zamanda Türkiye’nin COP31 Başkanlığına verilen desteğin bölgesel ve uluslararası düzeydeki önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Toplantıda Hangi Konular Ele Alındı?

D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı’nda öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı:

  • İklim değişikliğine uyum çalışmalarının hızlandırılması
  • İklim finansmanına erişimin kolaylaştırılması
  • Kayıp ve zarar mekanizmalarının güçlendirilmesi
  • Enerji ve üretim süreçlerinde adil geçişin sağlanması
  • Şehirlerin iklim değişikliğine karşı dirençli hâle getirilmesi
  • Doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılması
  • Gıda ve su güvenliğinin korunması
  • Döngüsel ekonomi uygulamalarının geliştirilmesi
  • Temiz teknoloji ve bilgi paylaşımının artırılması
  • D-8 ülkeleri arasında ortak çevre projelerinin hazırlanması

Bu alanlarda atılacak ortak adımların yalnızca deklarasyon düzeyinde kalmaması, uygulanabilir projelere ve finansman modellerine dönüştürülmesi amaçlanıyor.

COP31 İçin Üç Temel İlke Belirlendi

Türkiye, COP31 Başkanlığı kapsamında izlenecek yaklaşımı “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” olmak üzere üç temel ilke üzerine kuruyor.

Bu yaklaşımla COP31’in yalnızca yeni hedeflerin açıklandığı bir konferans olmaktan çıkarılması ve mevcut iklim taahhütlerinin somut uygulamalara dönüştürüldüğü bir platform hâline getirilmesi hedefleniyor.

Toplantıda konuşan Murat Kurum, iklim değişikliğinin artık geleceğe ilişkin uzak bir risk olmadığını; ekonomik kalkınmayı, şehirleri, gıda güvenliğini, enerji sistemlerini ve toplumların refahını doğrudan etkileyen küresel bir sorun hâline geldiğini belirtti.

Kurum, verilen iklim taahhütleriyle sahadaki uygulamalar arasında hâlen önemli bir mesafe bulunduğuna dikkat çekti.

COP31 Eylem Gündeminde Hangi Hedefler Var?

Türkiye’nin COP31 Eylem Gündemi kapsamında on öncelikli çalışma alanı belirlediği açıklandı. Bu alanlarda 2035 yılına kadar ulaşılması amaçlanan küresel hedeflerden bazıları şöyle:

  • Küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e yükseltilmesi
  • Küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesi
  • Binalardaki enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması
  • Üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15’e çıkarılması
  • Çocukların ve gençlerin iklim değişikliği konusunda nitelikli eğitime erişiminin artırılması
  • İklime dirençli tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması
  • İklim finansmanının sahaya daha hızlı ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması

Bu hedeflerin şehirlerin daha güvenli, ekonomilerin daha rekabetçi ve toplumların iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hâle gelmesine katkı sağlaması bekleniyor.

İklim Uygulama Köprüsü Kurulacak

COP31 Eylem Gündemi’nin önemli girişimlerinden biri de “İklim Uygulama Köprüsü” olacak.

Gelişmekte olan birçok ülke iklim hedeflerini belirlemesine rağmen bu hedefleri yatırım yapılabilir projelere dönüştürmekte ve gerekli finansmana ulaşmakta güçlük çekiyor. İklim Uygulama Köprüsü’nün bu soruna çözüm üretmesi amaçlanıyor.

Girişim kapsamında ülkelerin Ulusal Katkı Beyanları ve Ulusal Uyum Planlarının uygulanabilir proje portföylerine dönüştürülmesi desteklenecek. Böylece iklim hedefleri ile yatırım ve finansman süreçleri arasında doğrudan bağlantı kurulması planlanıyor.

D-8 Ülkelerinin İklim Alanındaki Önemi

D-8, Asya’dan Afrika’ya ve Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Bir milyarı aşan toplam nüfusa sahip ülkelerden oluşan yapı; enerji, tarım, sanayi, kentleşme ve çevre politikaları bakımından önemli bir potansiyel taşıyor.

Bu ülkelerin önemli bir bölümü iklim değişikliğine bağlı kuraklık, aşırı sıcaklık, sel, deniz seviyesinin yükselmesi ve gıda güvenliği sorunlarından doğrudan etkileniyor.

D-8 ülkelerinin ortak hareket etmesi, özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı ve teknoloji transferi taleplerinin uluslararası müzakerelerde daha güçlü biçimde temsil edilmesini sağlayabilir.

İstanbul Deklarasyonu da bu ortak hareket arayışının COP31 öncesindeki siyasi zemini olarak görülüyor.

COP31 Ne Zaman ve Nerede Yapılacak?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek.

Konferansa hükümet temsilcilerinin yanı sıra uluslararası kuruluşlar, bilim insanları, yerel yönetimler, özel sektör kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve iklim aktivistlerinin katılması bekleniyor.

COP31’in ana etkinlikleri Antalya EXPO Center’da gerçekleştirilecek. Türkiye, konferansın ev sahipliğini ve başkanlığını üstlenecek.

İstanbul Deklarasyonu Neden Önemli?

İstanbul Deklarasyonu’nun önemi yalnızca Türkiye’nin COP31 Başkanlığına verilen destekten kaynaklanmıyor. Metin, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliği karşısındaki ortak ihtiyaçlarını görünür hâle getirmesi bakımından da dikkat çekiyor.

Deklarasyonun öne çıkan etkileri şöyle değerlendiriliyor:

  • D-8 ülkelerinin COP31 öncesinde ortak bir tutum geliştirmesini sağlaması
  • İklim finansmanı ve teknolojiye erişim taleplerini güçlendirmesi
  • İklim değişikliğine uyum konusunu öncelikli hâle getirmesi
  • Kayıp ve zarar yaşayan ülkelerin ihtiyaçlarını gündeme taşıması
  • Çevre alanındaki iş birliklerinin somut projelere dönüşmesine zemin hazırlaması
  • Türkiye’nin COP31 diplomasi sürecini desteklemesi

Deklarasyonun COP31’e kadar yapılacak toplantılarda ayrıntılandırılması ve belirlenen önceliklerin somut iş birliği mekanizmalarına dönüştürülmesi bekleniyor.

COP31 Sürecinde Bundan Sonra Ne Olacak?

İstanbul toplantısının ardından Türkiye’nin farklı ülke grupları, uluslararası kuruluşlar ve iklim müzakerelerindeki paydaşlarla temaslarını sürdürmesi bekleniyor.

COP31’e uzanan süreçte iklim finansmanı, enerji dönüşümü, dirençli şehirler, iklim dostu tarım, atık yönetimi ve doğa temelli çözümler üzerine yeni toplantılar gerçekleştirilecek.

İstanbul Deklarasyonu’nun da D-8 ülkelerinin Antalya’daki konferansa ortak önceliklerle katılması için temel belgelerden biri olması hedefleniyor.

Türkiye’nin COP31 Başkanlığının başarısı ise İstanbul’da ortaya konulan siyasi iradenin uygulanabilir projelere, erişilebilir finansmana ve ölçülebilir çevre hedeflerine dönüştürülmesine bağlı olacak.

Doğayı Dinle Haber Merkezi

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !