Melek Mosso Antalya Konseri 25 Temmuz’da: Saat Kaçta, Nerede...
Melek Mosso Antalya Konseri 25...
22:4525–26 Temmuz 2026 Hafta Sonu Etkinlikleri: İstanbul’dan Sald...
25–26 Temmuz 2026 Hafta Sonu E...
15:31İznik’te 2 Bin Yıllık Gizem: Sürgünden Dönen Romalının Benze...
İznik’te 2 Bin Yıllık Gizem: S...
15:26Türkiye’nin İklim Haritası Değişiyor: Akdeniz İklimi Genişli...
Türkiye’nin İklim Haritası Değ...
Yunanistan, İtalya’nın Sicilya Adası ve Fransa’nın farklı bölgelerinde orman yangınları çıktı. Binlerce kişi tahliye edilirken iki itfaiyeci hayatını kaybetti, Sicilya’da 21 beldenin su tedariki etkilendi.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 21.07.2026 - 22:20
Güncelleme: 21.07.2026 - 22:20
Yunanistan’ın Girit ve Mora bölgelerinde farklı noktalarda alevler yükselirken, İtalya’nın Sicilya Adası’ndaki yangın yerleşim alanlarını ve su altyapısını tehdit etti.
Fransa’da ise ülkenin güneydoğusundan Atlantik kıyısına ve Korsika’ya kadar uzanan geniş bir alanda yangınlarla mücadele sürüyor. Bazı tatil bölgelerinde binlerce kişi tahliye edilirken, bir yangına müdahale eden iki itfaiye görevlisinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Üç ülkedeki yangınlar birbirinden bağımsız noktalarda çıktı. Ancak tamamının ortak noktasında yüksek sıcaklıklar, olağanüstü kuraklık ve kolay tutuşabilen bitki örtüsü bulunuyor.
Yunanistan’da günün en dikkat çekici yangınlarından biri, Girit Adası’nın Kandiye iline bağlı Vorizia bölgesinde başladı.
Yerleşim alanlarına yakın ormanlık bölgede çıkan yangına kara ekiplerinin yanı sıra iki yangın söndürme helikopteriyle müdahale edildi.
Aynı gün Mora Yarımadası’nda da iki ayrı yangın bildirildi.
İlia iline bağlı Vartholomyo bölgesindeki makilik alan ile Adami bölgesindeki ormanlık alanda çıkan yangınlara ekipler sevk edildi. Böylece Yunanistan’ın farklı bölgelerinde aynı gün içerisinde çok sayıda yangın başlangıcı kayıtlara geçti.
Ülkede geçen pazar gününden bu yana etkili olan sıcak hava dalgası nedeniyle birçok bölgede sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıktığı bildirildi.
Yunanistan Meteoroloji Dairesinin değerlendirmesine göre yüksek sıcaklıkların 22 Temmuz’da da etkisini sürdürmesi, cuma gününden itibaren ise yağışların ülke genelinde etkili olmaya başlaması bekleniyor.
Yağış beklentisi yangın riskinin azalması açısından olumlu görünse de fırtına, yıldırım ve sert rüzgâr gibi koşullar yeni riskler oluşturabilir. Bu nedenle meteorolojik değişimlerin yangın bölgelerinde yakından izlenmesi gerekiyor.
İtalya’daki en kritik gelişme, Sicilya Adası’nın iç kesimlerinde bulunan Castronovo beldesinde yaşandı.
Palermo vilayetine bağlı beldenin yakınındaki dağlık ve makilik alanda başlayan yangın, kısa sürede yerleşim alanlarına yaklaştı.
Alevlerin Castronovo’nun çevresine yayılması üzerine çok sayıda ev tahliye edildi. Yangının civardaki tarım arazilerine de zarar verdiği bildirildi.
Bölgedeki kriz yalnızca ormanlık alanlarla sınırlı kalmadı.
Yangından Castronovo’daki su arıtma tesisinin de etkilendiği, bunun sonucunda içme suyu tedarikinde sorunlar yaşandığı ve en az 21 beldeye su verilemediği açıklandı.
Dumandan etkilenen bazı vatandaşlara sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi. Castronovo Belediye Başkanı Vitale Gattuso, durumun ciddi olduğunu belirterek yangın söndürme uçaklarının bölgeye gönderilmesi için acil yardım çağrısında bulundu.
Castronovo yangını, orman yangınlarının yalnızca ağaçları ve tarım alanlarını tehdit etmediğini bir kez daha gösterdi.
Alevlerin su arıtma tesisini etkilemesi, yangının kritik altyapı krizine dönüşmesine yol açtı.
Su tesislerinde meydana gelebilecek elektrik kesintileri, ekipman hasarı, yoğun duman ve yangın nedeniyle ulaşılamayan alanlar, içme suyunun arıtılması ve dağıtılmasını aksatabiliyor.
Bu durum özellikle sıcaklıkların yüksek olduğu dönemlerde halk sağlığı, tarımsal faaliyetler ve yangınla mücadele açısından yeni sorunlar oluşturabiliyor.
Yangınla mücadele ekiplerinin de büyük miktarda suya ihtiyaç duyması, su altyapısındaki kesintilerin önemini daha da artırıyor.
Üç ülke arasındaki en geniş çaplı yangın tablosu Fransa’da yaşanıyor.
Fransa’nın Hautes-Alpes, Vendee, Haute-Corse, Loire-Atlantique ve Var vilayetlerindeki yangınlara müdahale sürüyor.
Meteo-France, 21 Temmuz için Aude, Gard, Bouches-du-Rhone, Var ve Vaucluse vilayetlerinde yangın tehlikesini “çok yüksek” seviyede değerlendirdi. Ülkenin çoğunluğu güney kesimlerinde bulunan yaklaşık 30 vilayetinde ise yüksek yangın riski bulunuyor.
Hautes-Alpes bölgesindeki Argentiere-la-Besse ve Freissiniere kasabalarının ormanlık alanlarında çıkan yangınlarda 50 hektardan fazla alan zarar gördü.
Var vilayetindeki Taradeau kentinde çıkan yangına ise 350’den fazla itfaiyeci, onlarca kara aracı ve hava unsurlarıyla müdahale edildi.
Yaklaşık 200 hektarı etkileyen yangının kontrol altına alındığı, ancak bölgede söndürme ve soğutma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.
Fransa’ya bağlı Korsika Adası’ndaki yangınlar da geniş bir alanı etkiledi.
Haute-Corse vilayetindeki Albertacce ve Corte bölgelerinde çıkan yangınlara müdahale etmek üzere 250’den fazla itfaiyeci görevlendirildi.
Bu yangınlarda toplam 570 hektarlık alanın zarar gördüğü açıklandı.
Korsika’nın dağlık yapısı, dar yolları ve rüzgâra açık ormanlık alanları yangına müdahaleyi zorlaştırabiliyor.
Özellikle sert rüzgâr altında yangının yön değiştirmesi, kara ekiplerinin ilerlemesini ve hava araçlarının güvenli biçimde çalışmasını güçleştirebiliyor.
Fransa’nın batısındaki Vendee vilayetine bağlı Sables-d’Olonne ve Saint-Jean-de-Monts tatil bölgelerinde çıkan yangınlar nedeniyle yaklaşık 3 bin kişi tahliye edildi.
Yaklaşık 140 itfaiyecinin müdahale ettiği yangınlarda 13 hektardan fazla ekili alanın zarar gördüğü bildirildi.
Nantes kentinin kuzeydoğusunda ise bir aracın alev almasının ardından yangın kamp alanlarına sıçradı.
Olayda 10 hektardan fazla alan yanarken yaklaşık 200 kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Yangına 150 civarında itfaiyeci ve 45 araçla müdahale edildi.
Tatil ve kamp alanlarında gerçekleştirilen tahliyeler, yangın riskinin yalnızca sürekli yaşayan nüfusu değil, bölgeyi tanımayan turistleri de tehdit ettiğini gösteriyor.
Fransa’daki yangınların en acı gelişmesi Gironde bölgesinden geldi.
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, Merignac yakınlarındaki yangına müdahale sırasında iki itfaiye görevlisinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Yangın bölgelerinde görev yapan ekipler yalnızca alevlerle değil;
yoğun duman,
yüksek sıcaklık,
ani yön değiştiren rüzgâr,
çöken ağaçlar,
görüş kaybı
ve ekiplerin çıkış yollarını kapatabilen hızlı yangın ilerlemesiyle de mücadele ediyor.
Fransa’da yaşanan kayıplar, yangın söndürme çalışmalarının ne kadar ağır ve ölümcül riskler taşıdığını bir kez daha ortaya koydu.
Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi verilerine dayandırılan açıklamalara göre Fransa’da 2026’nın başından bu yana 42 bin hektardan fazla alan yangınlarda zarar gördü.
Bu büyüklük, yaklaşık olarak Paris’in yüzölçümünün dört katına karşılık geliyor.
2026 yangın sezonunda şimdiden Temmuz 2022’de kaydedilen seviye aşılırken, yanan alan miktarı 2025 yılının tamamındaki toplamı da geride bıraktı.
Fransa’nın en ağır yangın yıllarından biri 2022 olmuş, o yıl 66 bin 300 hektar alanın yandığı kaydedilmişti.
2026 yılındaki toplamın henüz temmuz ayında 42 bin hektarı aşması, yangın sezonunun geri kalanı açısından ciddi endişeye neden oluyor.
Meteo-France, Fransa genelindeki toprak neminin 17 Temmuz itibarıyla yaz mevsiminin bu kadar erken bir döneminde görülmemiş ölçüde düşük olduğunu açıkladı.
Toprak nemi seviyesinin aynı tarihlerdeki 1976, 2022 ve 2025 değerlerinin de altına düştüğü bildirildi.
21 Temmuz’da Fransa’nın Akdeniz kıyısındaki bazı bölgelerinde sıcaklıklar 39 dereceyi aştı. Var vilayetindeki Le Luc’ta 39,8, Korsika’daki Sartene’de 38,9 derece ölçüldü.
Meteo-France’a göre şiddetli sıcaklıklar ile kuruyan topraklar, ülkenin güneyi ve orta-batı kesimlerinde olağanüstü bir yangın tehlikesi oluşturuyor.
Akdeniz kıyısı ve Korsika’da yangın tehlikesi yüksek veya çok yüksek seviyede bulunuyor. Yağış beklenmemesi ve kuru kuzeyli rüzgârların devam etmesi de riskin kısa sürede sona ermeyeceğine işaret ediyor.
Yunanistan, İtalya ve Fransa’daki yangınlar tek bir yangın sisteminin parçası değil.
Alevler farklı nedenlerle, farklı bölgelerde ve birbirinden bağımsız olarak başladı.
Ancak yangınların hızla büyümesine elverişli koşullar üç ülkede de benzer:
yüksek sıcaklıklar,
uzun süreli yağış eksikliği,
düşük toprak ve bitki nemi,
kuru ot ve çalılıkların çoğalması,
sert ve kuru rüzgârlar.
Bu koşullar bir araya geldiğinde küçük bir kıvılcım, araç yangını veya kontrolsüz ateş kısa sürede geniş alanlara yayılabilen bir orman yangınına dönüşebiliyor.
Reuters’ın 21 Temmuz değerlendirmesine göre Batı Avrupa’daki ortalama en yüksek sıcaklık, 1961–1990 dönemi mevsim ortalamasının 2,7 derece üzerinde ölçüldü. Yunanistan’daki sıcaklıkların ise normalin yaklaşık 5,8 derece üzerinde olduğu kaydedildi.
Bilim insanları, insan kaynaklı iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalarını, kuraklığı ve yangınların büyümesine uygun hava koşullarını daha şiddetli hâle getirdiğini belirtiyor. Ancak tek tek yangınların çıkış nedenlerinin belirlenmesi için yerel soruşturmaların tamamlanması gerekiyor.
Yangınların Girit, Sicilya, Korsika ve Fransa’nın kıyı tatil bölgelerinde etkili olması, krizin turizm boyutunu da öne çıkarıyor.
Yaz aylarında bu bölgelerde nüfus kısa süre içinde katlanarak artabiliyor.
Tatilcilerin bölgedeki yolları, tahliye güzergâhlarını ve yerel riskleri bilmemesi, acil durum yönetimini zorlaştırıyor.
Özellikle kamp alanları, karavan bölgeleri ve orman içindeki turistik tesisler yangının hızla yaklaşması hâlinde kısa sürede boşaltılmak zorunda kalabiliyor.
Fransa’da binlerce kişinin tahliye edilmesi ve Sicilya’da evlerin boşaltılması, yangın sezonunda turistlerin de resmî uyarıları yakından takip etmesi gerektiğini gösteriyor.
Bir yangının kontrol altına alınması, bölgedeki bütün tehlikenin sona erdiği anlamına gelmiyor.
Toprağın altında veya ağaç köklerinde kalan sıcak noktalar, rüzgârın etkisiyle yeniden alevlenebiliyor.
Yangın sonrası bölgelerde ayrıca;
devrilen ağaçlar,
zarar gören enerji hatları,
çöken yapılar,
heyelan ve erozyon riski,
su kaynaklarında kirlenme
gibi ikincil tehlikeler ortaya çıkabiliyor.
Sicilya’da su arıtma tesisinin etkilenmesi, orman yangınlarının yerleşim alanlarında oluşturabileceği zincirleme risklere dikkat çekiyor.
21 Temmuz akşamı itibarıyla üç ülkede de ekiplerin sahadaki çalışmaları devam ediyor.
Yunanistan’da sıcak hava dalgasının bir gün daha etkili olması beklenirken, cuma günü öngörülen yağışların yangın riskini azaltabileceği değerlendiriliyor.
Fransa’da ise kuraklık, düşük toprak nemi ve bazı bölgelerde kuvvetlenecek kuru rüzgârlar nedeniyle yangın tehlikesi yüksek kalmaya devam ediyor.
Sicilya’da Castronovo çevresindeki yangının seyri, hava desteği, rüzgârın yönü ve yerleşim alanları çevresinde kurulacak savunma hatlarına bağlı olacak.
Bugünkü tabloya bakıldığında Fransa can kayıpları, geniş tahliyeler ve yanan alan miktarıyla; Sicilya kritik su altyapısının etkilenmesiyle; Yunanistan ise aynı gün farklı noktalarda başlayan yangınlarla öne çıkıyor. Bu, mevcut veriler üzerinden yapılan bir değerlendirmedir.
Akdeniz havzasında yangın mevsimi henüz sona ermiş değil.
Aksine, temmuz ayının ikinci yarısında ortaya çıkan bu gelişmeler, sıcaklık, kuraklık ve rüzgârın birleşmesi hâlinde alevlerin ne kadar hızlı biçimde bölgesel bir krize dönüşebileceğini gösteriyor.
Doğayı Dinle Haber Merkezi
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir