Bakan Bayraktar: “2026 Rüzgar Enerjisinde Türkiye’nin Atılım...
Bakan Bayraktar: “2026 Rüzgar...
22:14Sinop’ta Dereyi Kirleten Katı Atık Tesisine 1,6 Milyon TL Ce...
Sinop’ta Dereyi Kirleten Katı...
22:03Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Kontrolör Yardımcılığı Sözlü S...
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü...
21:54Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye’de Gıda Arz Güvenliği Sorunu...
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiy...
Sel riskine karşı şehirlerin dayanıklılığı yeniden tartışılıyor. Dere ıslahı, taşkın koruma yapıları, yerleşim planlaması ve bireysel önlemler sel zararlarını azaltmada kritik rol oynuyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 12.05.2026 - 00:09
Güncelleme: 12.05.2026 - 00:09
İklim değişikliğiyle birlikte dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Türkiye’de de sel ve taşkın olaylarının sıklığı artıyor. Kısa sürede etkili olan aşırı yağışlar; şehir altyapılarını zorluyor, yolları kullanılamaz hâle getiriyor, ev ve iş yerlerinde büyük hasara neden oluyor.
Uzmanlara göre artık yalnızca “afet sonrası müdahale” değil, afet öncesi dayanıklılık modeli ön plana çıkıyor. Şehir planlamasından dere yönetimine, altyapı yatırımlarından bireysel önlemlere kadar geniş bir hazırlık sistemi kurulmadan sel riskinin azaltılması mümkün görünmüyor.
Özellikle betonlaşmanın arttığı büyük şehirlerde yağmur suyunun toprağa ulaşamaması, taşkın riskini daha da büyütüyor.
Uzmanlara göre sel olaylarının artmasının arkasında birden fazla neden bulunuyor.
Bunların başında:
yer alıyor.
Şehirlerde asfalt ve beton yüzeylerin yaygınlaşması, yağmur suyunun doğal şekilde toprağa süzülmesini zorlaştırıyor. Bu durum kısa sürede büyük su birikintilerine ve taşkınlara neden olabiliyor.
Uzmanlara göre “dirençli şehir modeli” artık afet yönetiminin temel başlıklarından biri hâline geliyor.
Sel riskine karşı şehirlerin güçlenebilmesi için:
gibi çok katmanlı çözümler gerekiyor.
Özellikle Avrupa ve Asya’daki bazı şehirlerde “sünger şehir” modeli dikkat çekiyor. Bu modelde şehirlerin yağmur suyunu hızlıca tahliye etmek yerine toprağa geri kazandırması hedefleniyor.
Dere ıslahı; dere yataklarının taşkın riskini azaltacak şekilde düzenlenmesi anlamına geliyor.
Bu çalışmalar kapsamında:
gibi uygulamalar gerçekleştiriliyor.
Amaç; yoğun yağış dönemlerinde suyun kontrolsüz şekilde yerleşim alanlarına taşmasını önlemek.
Uzmanlara göre doğru planlanan dere ıslah projeleri taşkın riskini önemli ölçüde azaltabiliyor. Ancak yalnızca beton kanal yapmak her zaman yeterli çözüm olarak görülmüyor.
Çünkü bazı bölgelerde:
taşkın riskini yeniden artırabiliyor.
Bu nedenle yeni nesil yaklaşımda yalnızca “kanal mantığı” değil, doğal ekosistemi koruyan yöntemler de önem kazanıyor.
Uzmanlara göre doğal dere sistemleri suyun enerjisini azaltarak taşkın riskini dengeleyebiliyor.
Bu nedenle bazı ülkelerde:
Bu yöntemlerin uzun vadede daha sürdürülebilir sonuçlar verdiği belirtiliyor.
Barajlar, bentler, taşkın duvarları ve tahliye kanalları sel yönetiminde önemli rol oynuyor. Ancak uzmanlara göre tek başına fiziksel yapı yatırımları yeterli olmayabiliyor.
Çünkü:
Bu nedenle sadece beton yapı değil, bütüncül afet yönetimi yaklaşımı gerekiyor.
Uzmanlara göre şehir planlaması sel riskinin azaltılmasında kritik rol oynuyor.
Özellikle:
Dere kenarındaki yapılaşma ciddi risk oluşturuyor.
Suyun doğal yayılım alanlarının korunması gerekiyor.
Beton yerine su geçirgen yüzeylerin artırılması öneriliyor.
Parklar ve doğal alanlar yağmur suyunun emilmesini kolaylaştırabiliyor.
Eski yağmur suyu sistemleri yeni iklim koşullarına göre yetersiz kalabiliyor.
Uzmanlara göre geçmişte “100 yılda bir görülen” bazı aşırı yağış olayları artık çok daha sık yaşanıyor.
Bu nedenle eski altyapı planları günümüz koşullarında yetersiz kalabiliyor.
Özellikle büyük şehirlerde:
daha sık görülmeye başladı.
Uzmanlara göre bireysel önlemler de büyük önem taşıyor.
Evlerde alınabilecek temel önlemler arasında:
Priz ve elektrik panolarının yüksek seviyede konumlandırılması öneriliyor.
Geri tepme önleyici sistemler ve drenaj çözümleri kullanılabiliyor.
Özellikle bodrum katlarda elektronik cihazların yükseltilmesi tavsiye ediliyor.
Fener, powerbank, ilaç ve temel ihtiyaçların hazır tutulması öneriliyor.
Sel ve taşkın teminatlarının gözden geçirilmesi önem taşıyor.
Sel olaylarında en büyük risklerden biri bodrum katlarda yaşanıyor.
Ani su baskınlarında:
Uzmanlar yoğun yağış sırasında bodrum katlarda bulunmanın ciddi tehlike oluşturabileceğini belirtiyor.
Meteorolojik erken uyarılar ve dijital afet sistemleri sel riskinin azaltılmasında önemli rol oynuyor.
Uzmanlara göre:
daha yaygın kullanılmalı.
Özellikle ani sel riski bulunan bölgelerde dakikalar bile kritik önem taşıyabiliyor.
Dünyanın birçok ülkesinde artık şehirler yalnızca nüfus yoğunluğuna göre değil, afet dayanıklılığına göre planlanmaya başladı.
Yeni yaklaşımda:
ön plana çıkıyor.
Uzmanlara göre geleceğin güvenli şehirleri; suyu düşman olarak değil, yönetilmesi gereken doğal bir unsur olarak gören şehirler olacak.
Sel ve taşkın riski artık yalnızca belirli bölgelerin değil, tüm şehirlerin gündeminde yer alıyor. İklim değişikliğiyle birlikte aşırı yağışların artması, şehirlerin afetlere karşı daha dayanıklı hâle getirilmesini zorunlu kılıyor.
Uzmanlara göre dere ıslahı, taşkın koruma yapıları, güçlü altyapı sistemleri ve doğru şehir planlaması birlikte uygulanmadan kalıcı çözüm üretmek zor görünüyor.
Bireysel hazırlıkların artırılması ve afet farkındalığının güçlendirilmesi de can ve mal kayıplarını azaltmada kritik önem taşıyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir