Aydın’da Kültür Rüzgârı: Türkiye Kültür Yolu Festivali Başlı...
Aydın’da Kültür Rüzgârı: Türki...
22:03TEPAV Verileri Açıkladı: Gıda Enflasyonu Nisan’da Yeniden Yü...
TEPAV Verileri Açıkladı: Gıda...
21:50Tarım Kredi Büyüyor: Market, Süt ve Yem Şirketleri Halka Açı...
Tarım Kredi Büyüyor: Market, S...
21:37Kırsal Kalkınma Destekleri Açıldı: 10 Milyar TL’lik Dev Hibe
Kırsal Kalkınma Destekleri Açı...
Orman Genel Müdürlüğü, yangın sonrası ağaçlandırma süreciyle ilgili sıkça sorulan “Neden çam dikiliyor?” ve “Meyve ağacı neden tercih edilmiyor?” gibi sorulara bilimsel verilerle açıklık getirdi.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 17.07.2025 - 19:00
Güncelleme: 17.07.2025 - 19:00
Her orman yangınından sonra kamuoyunda sıkça tartışılan konulardan biri ağaçlandırma politikaları oluyor. Özellikle sosyal medyada "Yine mi çam dikiliyor?", "Neden meyve ağaçları ekilmiyor?" gibi söylemler yaygınlaşıyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bu yanlış bilgilere karşı detaylı ve bilimsel açıklamalar yaptı.
Hayır. Türkiye ormanlarında meşe, sedir, ladin, kestane, kızılağaç, gürgen gibi onlarca tür doğal olarak yayılım gösteriyor. Ağaçlandırma çalışmaları yapılırken bölgenin iklimi, toprağı, rakımı ve doğal tür dağılımı dikkate alınıyor.
Türkiye orman varlığı:
%30 meşe
%23 kızılçam
%17 karaçam
%7 sarıçam
%23 diğer türler
OGM tarafından yürütülen YARDOP (Yangına Dirençli Ormanlar Projesi) sayesinde bölgelere uygun, yangına dirençli türlerle ormanlar kuruluyor.
Doğal yayılımı en yüksek tür: Özellikle kızılçam, Türkiye’de milyonlarca yıldır var.
Yangına dirençli: Kızılçam kozalakları yangın sonrası açılır, tohumlarını toprağa bırakır ve ilk yağmurlarla birlikte filizlenir.
Az su ister, hızlı büyür: Kurak koşullarda da gelişebilir.
Ekolojik dengeye uyumludur.
"Çamlar Marshall yardımıyla geldi" iddiası ise doğru değil. Anadolu'da bulunan 20 milyon yıllık çam fosilleri, bu türlerin ülkemizde doğal olarak bulunduğunu kanıtlıyor. Örneğin, kızılçam dünya bilim literatüründe “Turkish Red Pine” olarak bilinir.
OGM’ye göre meyve ağaçları, ormanlaştırmaya uygun türler değildir. İşte sebepleri:
Sulama ve gübreleme gerektirir.
Yangına daha hassastır.
Sık dikilemez, bu da erozyonla mücadeleyi zayıflatır.
Oksijen üretimi ve karbon tutumu gibi ekosistem hizmetlerinde zayıftır.
Yani meyve ağaçları tarımsal üretim için uygundur, ekolojik orman kurulumuna uygun değildir. Ancak köylüye destek amacıyla zeytin, badem, ceviz gibi türlerin yaygınlaşması için teşvik programları uygulanmaktadır.
OGM’nin açıklamasında şu mesaj öne çıktı:
“Doğayla inatlaşılmaz, doğayla uyum içinde çalışılır. Ormancılık bilimsel bir iştir. Orman mühendisleri doğaya, toprağa ve iklime uygun türleri belirleyerek çalışır. Doğru bilgi yaymak hepimizin görevi.”
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir