İstanbul Müzik Festivali’nde 22 ve 25 Haziran Programı: Kaçı...
İstanbul Müzik Festivali’nde 2...
18:0922-28 Haziran 2026 Haftalık Burç Yorumları: Merkür Durağanla...
22-28 Haziran 2026 Haftalık Bu...
17:5622-28 Haziran 2026 Etkinlik Takvimi: Türkiye’de Konser, Fest...
22-28 Haziran 2026 Etkinlik Ta...
17:2012. Emı Kongresi Turan Üniversitesi Ev Sahipliğinde Almatı’d...
12. Emı Kongresi Turan Ünivers...
Keratokonus genç yaşlarda başlayan ilerleyici bir kornea hastalığıdır. Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nden Doç. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, çapraz bağlama tedavisiyle yüzde 90’ın üzerinde başarı sağlandığını açıkladı.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 13.01.2026 - 17:35
Güncelleme: 13.01.2026 - 17:35
Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, genç yaşlarda ortaya çıkan ve ilerleyici bir kornea hastalığı olan keratokonusta, çapraz bağlama (cross linking) tedavisiyle hastalığın ilerleyişinin büyük oranda durdurulabildiğini belirtti.
Keratokonus hakkında bilgi veren Doç. Dr. Asena, hastalığın genellikle 15–25 yaş arasında başladığını ve ilerleyici seyir gösterdiğini söyledi. Keratokonusun, gözün en önünde yer alan saydam tabaka olan korneada incelme ve sivrileşme ile karakterize bir hastalık olduğunu vurgulayan Asena, bu yapısal bozukluğun zamanla görme kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti.
Keratokonusun yaygınlık açısından yaklaşık 2 bin kişide bir görüldüğünü belirten Asena, “Hastalık çoğunlukla 35–40’lı yaşlara kadar ilerler ve bu dönemden sonra kendiliğinden durma eğilimi gösterir. Ancak bazı vakalarda 15 yaşından önce de ortaya çıkabilir” dedi.
Hastalığın nedeninin tam olarak bilinmediğini aktaran Asena, en önemli risk faktörlerinden birinin alerjik göz yapısına bağlı sürekli göz ovuşturma alışkanlığı olduğunu söyledi. Keratokonuslu bireylerin çoğunda çocukluktan itibaren göz ovuşturma öyküsü bulunduğunu ifade eden Asena, bunun tetikleyici bir etken olabileceğini, ancak asıl sorunun korneanın yapısal bozukluğu olduğunu vurguladı.
Keratokonusun tamamen genetik bir hastalık olarak değerlendirilmediğini belirten Doç. Dr. Asena, yapılan çalışmalarda genetik geçişin hastaların yalnızca yüzde 10–20’sinde saptandığını söyledi. Bu nedenle çevresel faktörlerin ve göz sağlığı alışkanlıklarının da büyük önem taşıdığını kaydetti.
Keratokonusta uygulanan çapraz bağlama (cross linking) tedavisiyle başarılı sonuçlar elde edildiğini ifade eden Asena, erken tanının tedavi başarısında kritik rol oynadığını belirtti.
“Asıl hedefimiz, hastalığın ilerleyişini durdurmak” diyen Asena, tedavi sürecini şöyle anlattı:
“Çapraz bağlama tekniğinde, özel bir damla kullanılarak ve ultraviyole ışınları uygulanarak kornea dokusu güçlendirilir. Bu sayede korneadaki ilerleyici incelme ve sivrileşme durdurulabilir. Tedavide yüzde 90’ın üzerinde başarı oranı elde edilmektedir. Ancak bunun için hastalığın çok ileri evrede olmaması gerekir.”
Çapraz bağlama tedavisiyle mevcut durumun korunduğunu belirten Asena, görme seviyesini artırmak amacıyla erken evrede gözlük veya sert kontakt lenslerin kullanılabildiğini söyledi. Son yıllarda keratokonusa özel geliştirilen hibrit lenslerle de başarılı sonuçlar alındığını ifade etti.
Lens kullanamayan hastalarda korneal halka ameliyatının tercih edilebildiğini aktaran Asena, çok ileri vakalarda ise tek tedavi seçeneğinin kornea nakli (keratoplasti) olduğunu belirtti.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir