Rekor Turizm Geliri Küresel Rekabeti Değiştiriyor: Türkiye İ...
Rekor Turizm Geliri Küresel Re...
22:54Dicle Elektrik’ten Kaçak Elektrik Açıklaması: Mahallede Kaça...
Dicle Elektrik’ten Kaçak Elekt...
22:46Gıda Mühendisleri Odası’ndan Kurban Bayramı Uyarısı: Halk Sa...
Gıda Mühendisleri Odası’ndan K...
22:40Türkiye Buğday İthalatını Yasaklayacak mı? Ankara Kaynakları...
Türkiye Buğday İthalatını Yasa...
Uzmanlar, erken yaşta kontrolsüz ekran kullanımının çocuklarda dil gelişimi, dikkat süresi ve sosyal beceriler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda aileleri uyarıyor.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 20.02.2026 - 10:12
Güncelleme: 20.02.2026 - 10:12
İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Elif Türel, dijital cihaz kullanımının çocuk yaş grubunda hızla arttığına dikkat çekerek, erken yaşta ve denetimsiz ekran maruziyetinin dil gelişimi ve sosyal beceriler üzerinde risk oluşturabileceğini söyledi.
Teknolojinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Türel, çocukların çok erken yaşlardan itibaren tablet, akıllı telefon, bilgisayar ve televizyon gibi dijital araçlarla etkileşim kurduğunu ifade etti.
“Ekran araçları çocukların günlük rutinlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu durum oyun, öğrenme ve sosyal etkileşim süreçlerinin giderek dijital ortamlara taşınmasına yol açıyor” dedi.
Ekran kullanımının yalnızca süreyle değil, içerik niteliği ve kullanım biçimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Türel, özellikle erken çocukluk döneminde ekran maruziyetinin yüz yüze iletişim, serbest oyun ve fiziksel hareket gibi kritik gelişim deneyimlerini azaltabileceğini belirtti.
Bu durumun bilişsel gelişim, sosyal beceriler, dikkat süresi ve problem çözme yetileri üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.
Dil gelişiminin erken çocukluk döneminde yetişkinlerle kurulan karşılıklı ve etkileşimli iletişimle şekillendiğini ifade eden Türel, şu değerlendirmede bulundu:
“Çocuklar dili göz teması, jest ve mimikler, ortak dikkat ve duygusal paylaşım yoluyla öğrenir. Ekran içerikleri ise çoğu zaman tek yönlü uyarıcı sunar ve bu etkileşim fırsatlarını sınırlar.”
Hızlı sahne geçişleri ve yoğun görsel-işitsel uyaranların çocukların dikkat sürelerini olumsuz etkileyebileceğini de sözlerine ekledi.
Öğr. Gör. Elif Türel, erken çocukluk dönemine ilişkin ekran süresi sınırlarını da hatırlattı:
0–2 yaş döneminde ekran kullanımı önerilmiyor.
2–5 yaş arası çocuklarda ekran süresi günde en fazla 1 saat ile sınırlandırılmalı.
Türel, bu sürecin ebeveyn rehberliğinde yönetilmesi gerektiğini ve yalnızca süre kısıtlamasının yeterli olmadığını; içerik seçimi ile kullanım ortamının da düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kontrolsüz ekran kullanımının;
Fiziksel hareketsizliğin artması
Uyku düzeninin bozulması
Dikkat sorunları
Sosyal etkileşim eksikliği
gibi risklerle ilişkilendirildiğini belirten Türel, ekran karşısında geçirilen sürenin artmasının aktif katılım gerektiren öğrenme deneyimlerini azaltabileceğini söyledi.
Bu durumun göz teması kurma, sıra alma, duyguları ifade etme ve karşılıklı iletişim becerilerinin gelişimini olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.
Teknolojinin doğru ve bilinçli kullanıldığında eğitsel fayda sağlayabileceğini belirten Türel, yaşa uygun ve nitelikli içeriklerin ebeveyn eşliğinde kullanılmasının öğrenme süreçlerini destekleyebileceğini ifade etti.
Ancak ekran süresinin dengeli biçimde sınırlandırılmasının, çocukların yüz yüze iletişim, oyun ve fiziksel hareket gibi gelişim açısından temel deneyimlerden uzaklaşmaması için büyük önem taşıdığını vurguladı.
Türel, ailelerin ekran kullanımına ilişkin farkındalık geliştirmesinin çocukların sağlıklı ve çok yönlü gelişimini destekleyen en önemli adımlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir