Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: Hangi Şehirler Öne Çıkıy...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
21:54Türkiye’nin 33 GW Batarya Depolama Hamlesi Ne Anlama Geliyor...
Türkiye’nin 33 GW Batarya Depo...
21:48Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler: Güvenlik Kur...
Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bili...
21:36İstanbul Müzik Festivali’nde 16-21 Haziran Haftasının Konser...
İstanbul Müzik Festivali’nde 1...
Uzmanlar, yaşlanan nüfus ve obezitenin bel ağrılarını artırdığını belirterek, her bel ağrısının fıtık kaynaklı olmadığını vurguluyor.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 14.04.2026 - 09:08
Güncelleme: 14.04.2026 - 09:08
Sağlık ve yaşam koşullarındaki iyileşmelerle birlikte artan yaşlı nüfus ve yükselen obezite oranları, bel ve eklem ağrılarına bağlı şikayetlerin de artmasına neden oluyor. Uzmanlar, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmenin bel sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.
Özel Sağlık Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Arman Öztürk, artan yaşam süresiyle birlikte kas-iskelet sisteminde bozulmaların daha sık görüldüğünü belirterek, her bel ağrısının fıtık kaynaklı olmadığını vurguladı.
“Bel Ağrılarının Büyük Bölümü Fıtık Kaynaklı Değil”
Bel ağrısı tedavisinin kişiye özel planlanması gerektiğini ifade eden Dr. Öztürk, “Bel ağrısı uzun süredir üzerinde durulan önemli bir sağlık sorunu. Ancak her bel ağrısı fıtık anlamına gelmez. Ağrı bacağa yayılmıyor, kuvvet kaybı ve ciddi uyuşma yoksa fıtık ihtimali düşüktür. Yapılan değerlendirmelere göre bel ağrılarının yaklaşık yüzde 90’ı fıtıkla ilişkili değildir” dedi.
Fıtığın omurganın yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olabileceğini belirten Öztürk, bazı durumlarda MR’da fıtık görülse bile ağrının farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini ifade etti.
Aşırı Kilo ve Hareketsizlik Riski Artırıyor
Bel ağrısında hasta hikayesinin ve yaşam alışkanlıklarının önemli olduğunu vurgulayan Öztürk, aşırı kilonun bel üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Kilo kontrolü, doğru oturma pozisyonu ve günlük yaşamda yapılan hataların düzeltilmesinin tedavide önemli rol oynadığını söyledi.
Ayrıca ağır yük taşımaktan kaçınılması, masa başında doğru oturuşun benimsenmesi ve düzenli hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Tedavi Süreci ve Uzman Kontrolü Önemli
Tedavi sürecinde öncelikle yaşam tarzı düzenlemeleri ve ilaç tedavisinin uygulandığını belirten Öztürk, gerekli durumlarda enjeksiyon ve fizik tedavi yöntemlerine başvurulduğunu ifade etti. Cerrahi müdahalenin ise yalnızca ileri vakalarda tercih edildiğini söyledi.
Dr. Öztürk, “Bacakta kuvvet kaybı, ciddi uyuşma ya da idrar kontrolünde sorun gibi belirtiler varsa hızlıca cerrahi değerlendirme gerekir. Her hastanın durumu farklı olduğu için tanı ve tedavi mutlaka uzman hekim tarafından planlanmalıdır” diye konuştu.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir