Bugün Hava Nasıl Olacak? 25 Haziran Perşembe İstanbul, Ankar...
Bugün Hava Nasıl Olacak? 25 Ha...
23:30Bursa’da Özel Gereksinimli Bireyler İçin Afet Yönetim Modeli...
Bursa’da Özel Gereksinimli Bir...
22:37Bursa Kültür Yolu Festivali 27 Haziran’da Başlıyor: Konserle...
Bursa Kültür Yolu Festivali 27...
22:20Bakan Şimşek’ten Londra’da İklim Finansmanı Çağrısı: 2,5 Tri...
Bakan Şimşek’ten Londra’da İkl...
Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Kömür köyünde 450 yılı aşkın süredir tuz üretimi yapılan tarihi tuz ocağı, güneş ve rüzgâr gibi tamamen doğal yöntemlerle üretime devam ediyor. Hititlerden Osmanlı’ya uzanan bu eşsiz miras, coğrafi işaret tescilli yapısıyla hem sağlık hem de tarih dolu bir sofralık ürün sunuyor.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 26.07.2025 - 11:56
Güncelleme: 26.07.2025 - 11:56
Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Kömür köyünde 450 yılı aşkın süredir tuz üretimi yapılan tarihi tuz ocağı, güneş ve rüzgâr gibi tamamen doğal yöntemlerle üretime devam ediyor. Hititlerden Osmanlı’ya uzanan bu eşsiz miras, coğrafi işaret tescilli yapısıyla hem sağlık hem de tarih dolu bir sofralık ürün sunuyor.
2025 yazının sıcak günlerinde üretim miktarı artarken, Kemah Tuzu yalnızca sofraları değil, binlerce yıllık geçmişi de bugüne taşıyor. Osmanlı döneminde devlet tarafından işletilen, günümüzde özelleştirilerek faaliyetlerine devam eden tuz ocağı, 100 metre derinlikten çıkan tuzlu suyu 150’den fazla havuzda buharlaştırarak kristalleştiriyor. Bu üretim süreci, 250 bin metrekarelik alanda gerçekleşiyor ve hava koşullarına bağlı olarak ciddi verim artışı sağlanabiliyor.
Tuz ocağının geçmişi 450 yıl öncesine, Osmanlı’ya kadar uzanıyor. Evliya Çelebi’nin de Seyahatname’sinde övgüyle bahsettiği bu tuz, saray mutfaklarının vazgeçilmezi oldu. Ancak bu lezzetin geçmişi çok daha derin: M.Ö. 2000’lerde Hititler dönemine kadar gidiyor. Erzincan bölgesinin Hitit kaynaklarında “Hayaşa” olarak anıldığı, tuz üretiminin o dönemden beri yapıldığı biliniyor.
M.Ö. 9. yüzyılda Urartular, Persler döneminde “Armina” satraplığı, 11. yüzyılda ise Mengücek Beyliği bölgenin kaderini belirleyen önemli dönemlerden oldu. Yavuz Sultan Selim’in fethiyle Osmanlı topraklarına katılan Kemah, tuz üretim merkezi kimliğini yüzyıllar boyunca korudu. Bu değerli tuz, İpek Yolu üzerinden hem iç hem dış ticarette önemli bir rol oynadı.
Kemah Tuzunun üretimi tamamen doğal. Yer altından çıkan tuzlu su, yaz aylarında güneş ve rüzgârla buharlaştırılıyor. Kimyasal katkı içermeyen bu üretim sayesinde ortaya çıkan tuz, özellikle peynir, salamura ve turşu üretiminde tercih ediliyor.
Tuzun amorfik kristal yapısı, berrak rengi ve sert dokusu, kolay kırılabilirliği ve yoğun tadıyla dikkat çekiyor. Bölge halkı bu tuzu “hayat kaynağı” olarak görüyor. Eskiden buzdolabı olmayan evlerde gıdaların aylarca bu tuzla muhafaza edildiği belirtiliyor.
Üretici Metin Tanrıkulu’nun açıklamasına göre, tuz hiçbir kimyasal işleme maruz kalmadan tamamen doğal süreçlerle elde ediliyor. Haziran ortasında başlayan üretim eylül ortasına kadar devam ediyor. Tuzun yüzde 14–24 arasında değişen tuzluluk oranı, mineral zenginliği ile birleşerek sağlıklı bir alternatif sunuyor.
Coğrafi işaretli bu tuz, Erzincan’ın yanı sıra İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlere de gönderiliyor. Ürün, yalnızca bölge ekonomisine değil, Anadolu’nun kültürel belleğine de katkı sağlıyor. Hititlerden Osmanlı saraylarına, İpek Yolu’ndan günümüz sofralarına uzanan bu özel tuz, hem geçmişi yaşatıyor hem de sağlıklı beslenme trendlerine katkı sunuyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir