BŞEÜ’den Uluslararası Bilimsel Başarı: Ergen Sağlığında Önem...
BŞEÜ’den Uluslararası Bilimsel...
14:06Türkiye Turist Artışında 4. Sırada: Turizm Geliri 65,2 Milya...
Türkiye Turist Artışında 4. Sı...
13:51Cyclospora Salgını Nedir, Nasıl Bulaşır? Şüpheler Yeşil Yapr...
Cyclospora Salgını Nedir, Nası...
13:38Dondurma Alırken Bu 10 Hatayı Yapmayın
Dondurma Alırken Bu 10 Hatayı...
Dondurma alırken ambalaj, saklama sıcaklığı, servis kaşığı ve soğuk zincir kontrol edilmeli. Eriyip yeniden donmuş ürünlerdeki risklere karşı dikkat edilmesi gerekenler.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 15.07.2026 - 13:38
Güncelleme: 15.07.2026 - 13:38
Yaz aylarının en çok tüketilen ürünlerinden biri olan dondurma, doğru üretilip uygun sıcaklıkta saklandığında güvenle tüketilebiliyor. Ancak süt, su, şeker ve bazı çeşitlerde yumurta, meyve veya kuruyemiş içeren yapısı nedeniyle üretimden servise kadar bütün aşamalarda hijyen ve soğuk zincirin korunması gerekiyor.
Özellikle açıkta satılan dondurmalarda servis kaşığının kirli suda bekletilmesi, çalışanların para ile ürüne aynı anda temas etmesi, dondurmanın eriyip tekrar donması ve satış kabının açık bırakılması tüketici açısından önemli uyarı işaretleri arasında bulunuyor.
Türk Gıda Kodeksi’ne göre dondurma; karışımın pastörizasyon veya buna eş değer bir ısıl işlemden geçirilmesinin ardından dondurulmasıyla elde edilen bir ürün. Mevzuat, ürünün taşınması, depolanması ve tüketiciye sunulması sırasında sıcaklığın en yüksek eksi 18 derece olmasını; yalnızca kısa süreli durumlarda en fazla 3 derecelik sıcaklık artışına izin verilmesini öngörüyor.
Dondurmanın temel bileşenleri arasında süt veya süt ürünleri, su ve şeker bulunuyor. Ürünün çeşidine göre yumurta, salep, meyve, çikolata ve sert kabuklu yemişler de kullanılabiliyor. Bu yapı, dondurmayı besleyici bir ürün haline getirirken hijyen koşullarına karşı hassasiyetini de artırıyor.
Dondurulmuş olması, ürünün içinde bulunabilecek bütün mikroorganizmaların öldüğü anlamına gelmiyor. Sağlık Bakanlığının besin güvenliği rehberine göre dondurma işlemi bakterileri öldürmek yerine çoğalmalarını büyük ölçüde durduruyor. Ürün çözündüğünde ve sıcaklığı yükseldiğinde mikroorganizmalar yeniden çoğalmaya başlayabiliyor.
Bu nedenle risk yalnızca üretim aşamasından kaynaklanmıyor. Nakliye aracındaki sıcaklık değişimi, satış dolabının yeterince soğutmaması, kapağın sık sık açık bırakılması veya alınan dondurmanın sıcak otomobilde uzun süre bekletilmesi de soğuk zinciri bozabiliyor.
Açık dondurmanın yüzeyinde belirgin sulanma, çökme veya köpüksü bir yapı varsa ürünün uygun sıcaklıkta tutulmadığından şüphe edilmesi gerekir.
Paketli üründe ambalajın içinde yoğun ve iri buz kristalleri bulunması, kapağın çevresinde donmuş akıntılar görülmesi veya ürünün şeklinin bozulması da daha önce kısmen çözünmüş olabileceğini düşündürebilir. Bu işaretler tek başına laboratuvar sonucu değildir ancak tüketici açısından önemli bir uyarıdır.
Tamamen eriyen veya uzun süre yumuşak halde kalan dondurmayı yeniden dondurmak güvenli bir yöntem olarak görülmemeli. Sağlık Bakanlığı, çözündürülmüş besinlerin yeniden dondurulmamasını ve özellikle yaz aylarında açıkta satılan yiyeceklerden kaçınılmasını öneriyor.
Ürün eridiğinde sıcaklığı mikroorganizmaların çoğalmasına elverişli düzeye çıkabilir. Tekrar dondurma işlemi bu mikroorganizmaların tamamını yok etmez; yalnızca yeniden çoğalmalarını yavaşlatır.
Açık dondurma alırken servis kaşığının nasıl muhafaza edildiği mutlaka gözlemlenmeli.
Kaşıkların kirli, bulanık veya uzun süredir değiştirilmediği anlaşılan bir kapta bekletilmesi çapraz bulaşmaya yol açabilir. Kaşık üzerinde kalan sütlü ürün kalıntıları ve sürekli tekrarlanan el teması, hijyen sağlanmadığında mikroorganizmaların farklı dondurma kaplarına taşınmasına neden olabilir.
Kaşıkların temiz olması, düzenli olarak yıkanması ve kullanılan suyun sık sık değiştirilmesi gerekir.
Para, ödeme terminali, telefon, kapı kolu ve tezgâh gibi yüzeylere dokunan bir çalışanın ellerini temizlemeden külah veya servis ekipmanına temas etmesi hijyen açısından sakıncalıdır.
Sağlık Bakanlığına göre eller, araç gereçler, tezgâhlar, bezler ve süngerler çapraz bulaşmaya aracılık edebiliyor. Bu nedenle ödeme alan kişiyle ürünü hazırlayan kişinin ayrılması veya her işlem sonrasında el hijyeninin sağlanması önem taşıyor.
Eldiven kullanılması da tek başına yeterli değil. Aynı eldivenle para, telefon, tezgâh ve yiyeceğe dokunulması bulaşma riskini ortadan kaldırmaz.
Dondurma kaplarının müşterilerin öksürük, hapşırık veya doğrudan temasına açık olmaması gerekiyor. Satış bölümünün koruyucu camla ayrılması ve ürünlerin kullanılmadığı zamanlarda kapalı tutulması önemli.
Kapların içinde yabancı madde görülmesi, dondurma saplarının veya servis ekipmanlarının gelişigüzel bırakılması ve tezgâh çevresinde sinek bulunması işletmenin hijyen uygulamaları hakkında olumsuz işaretlerdir.
Paketli dondurmalarda ambalajın yırtılmış, ezilmiş, delinmiş veya daha önce açılmış olmaması gerekiyor. Kapakta gevşeme veya ambalaj çevresinde ürün sızıntısı görülmesi halinde satın alma işlemi yapılmamalı.
Etikette ürünün adı, bileşenleri, alerjenleri, üretici bilgileri, saklama koşulları ve ilgili tüketim tarihi kontrol edilmeli. Tarım ve Orman Bakanlığı, hayvansal gıdalarda işletme onay numarasının bulunduğu tanımlama işaretinin; diğer ürünlerde ise işletme kayıt numarasının aranmasını öneriyor.
Market alışverişinde dondurma ve diğer donmuş ürünler en son alınmalı. Böylece ürünün oda sıcaklığında veya alışveriş arabasında bekleme süresi azaltılabilir.
Özellikle sıcak havalarda marketten eve ulaşım uzun sürecekse yalıtımlı çanta veya soğuk tutucu kullanılması yararlı olur. Dondurma, alışveriş sonrasında başka işler için otomobilde bekletilmemeli ve eve ulaşır ulaşmaz dondurucuya konulmalı.
Dünya Sağlık Örgütü, soğutulmuş ve dondurulmuş ürünlerde soğuk zincirin korunmasını gıda güvenliğinin temel kuralları arasında gösteriyor.
“Doğal”, “köy ürünü” veya “ev yapımı” gibi ifadeler bir ürünün mikrobiyolojik açıdan güvenli olduğunu göstermiyor.
Türk Gıda Kodeksi dondurmayı, karışımın pastörizasyon veya buna eş değer bir ısıl işlemden geçirilmesinin ardından üretilen ürün olarak tanımlıyor. Pastörizasyon uygulanmamış sütle yapılan ürünler özellikle Salmonella ve Listeria gibi mikroorganizmalar açısından daha yüksek risk taşıyabilir.
Çiğ süt veya pastörize edilmemiş süt ürünü kullanıldığı açıkça belirtilen dondurmalar; gebeler, yaşlılar, küçük çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler tarafından tüketilmemeli.
Dondurmanın temel içeriğinde süt bulunuyor. Bazı çeşitlerde yumurta, soya, fıstık, badem, fındık, ceviz, Antep fıstığı, gluten içeren bisküviler ve farklı alerjen maddeler de kullanılabiliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığının alerjen listesinde süt ve süt ürünleri, yumurta, soya, yer fıstığı ve sert kabuklu yemişler bildirimi zorunlu başlıca alerjenler arasında yer alıyor. Toplu tüketim yerlerinde de tüketiciye alerjen bilgisi sunulması gerekiyor.
Şiddetli gıda alerjisi bulunan kişiler yalnızca seçilen çeşidi değil, aynı kaşığın veya ekipmanın farklı ürünlerde kullanılıp kullanılmadığını da sormalı. Ayrı kaşık kullanılması, ortak üretim alanındaki çapraz bulaşma riskini tamamen ortadan kaldırmayabilir.
Dondurmanın bozulup bozulmadığını anlamak için tadına bakmak doğru değil. Hastalık yapan bazı mikroorganizmalar ürünün tadında, kokusunda veya görünüşünde belirgin bir değişiklik oluşturmayabilir.
Sağlık Bakanlığı, bozulduğundan şüphe edilen bir besinin tadına bakılmaması gerektiğini; hastalık yapan bakterilerin gözle görülemeyebileceğini, koklanamayabileceğini ve tatla anlaşılamayabileceğini belirtiyor.
Tüketici satış noktasına girdiğinde öncelikle genel temizliğe bakmalı. Tezgâhın, servis alanının, kapların ve çalışanların kıyafetlerinin temiz olması olumlu bir işaret.
Dondurma dolabının çalışır durumda olması, ürünün sert veya uygun servis kıvamında bulunması ve erime belirtileri göstermemesi gerekiyor. Kapların ağzı mümkün olduğunca kapalı tutulmalı; kaşıklar temiz ve hijyenik şekilde muhafaza edilmeli.
Çalışanların saç, sakal ve el hijyenine dikkat etmesi; çıplak elle külahın ağızla temas edecek bölümüne dokunmaması önem taşıyor. Külahlar toz, nem, haşere ve müşteri temasından korunmuş kapalı bir bölümde saklanmalı.
İşletmede gıda işletmesi karekodu bulunuyorsa Tarım Cebimde uygulaması üzerinden okutularak işletmenin kayıt veya onay numarası, unvanı, adresi ve en son denetim tarihi görülebiliyor. Bilgiler uyuşmuyorsa ALO 174 Gıda Hattı’na bildirim yapılabiliyor.
Ambalaj içindeki birkaç küçük kristal her zaman ürünün bozuk olduğunu göstermez. Ancak ürünün üzerinde yaygın ve iri buz kristalleri bulunması, dondurmanın dokusunun kumlu hale gelmesi veya ambalaj içinde eriyip tekrar donmuş tabakalar görülmesi sıcaklık dalgalanmasına işaret edebilir.
Özellikle kapağı dışarı doğru itilmiş, şekli bozulmuş veya sızıntı yapmış ambalajlardan uzak durulmalı. Ürünün dondurucu dolabın dışında, kasa yanında veya normal soğutucu bölümünde bekletildiği görülüyorsa satın alınmamalı.
Türk Gıda Kodeksi, dondurmanın taşınması, depolanması ve tüketiciye sunulması sırasında sıcaklığın en yüksek eksi 18 derece olmasını zorunlu tutuyor. Kısa süreli sıcaklık artış toleransı ise en fazla 3 dereceyle sınırlandırılıyor.
Dondurma evde dondurucunun kapak bölümünde değil, sıcaklığın daha sabit kaldığı iç veya arka bölümde saklanmalı. Kapak her açıldığında buradaki ürünler daha fazla sıcaklık değişimine maruz kalabiliyor.
Paket açıldıktan sonra kapağı sıkıca kapatılmalı ve temiz kaşık kullanılmalı. Daha önce ağıza değmiş kaşığın yeniden pakete sokulması, mikroorganizmaların ürüne taşınmasına neden olabilir.
Dondurma servis için dışarı çıkarıldığında yalnızca ihtiyaç duyulan miktar alınmalı ve kalan ürün gecikmeden dondurucuya konulmalı. Uzun süre eriyen ürün tekrar saklanmamalı.
Saklama süresinde ambalaj üzerindeki üretici talimatı esas alınmalı. Ürünün görünümü normal olsa bile etiket üzerindeki son tüketim veya tavsiye edilen tüketim tarihi ve muhafaza koşulları kontrol edilmeli.
Hijyenik olmayan üretim, pastörizasyon sonrasındaki bulaşma, kirli ekipman veya kesintiye uğrayan soğuk zincir nedeniyle dondurmaya hastalık yapan mikroorganizmalar bulaşabilir.
Dondurma ve diğer süt ürünleri açısından öne çıkan risklerden biri Listeria monocytogenes bakterisi. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri, çiğ sütten yapılan dondurmanın Listeria ile kirlenebileceğini belirtiyor. Geçmiş yıllarda pastörize ürünlerde üretim ortamından kaynaklanan Listeria salgınları da kayda geçti.
Salmonella ise özellikle pastörize edilmemiş süt, çiğ yumurta veya pastörizasyon sonrasında kirlenen ekipmanlarla ilişkilendirilebilir. Bu riskler, güvenilir işletme seçiminin ve hijyenik üretimin önemini artırıyor.
Besin kaynaklı hastalıklar herkesi etkileyebilir. Ancak bazı kişilerde hastalık daha ağır seyredebilir.
Özellikle şu grupların pastörize edilmemiş sütle yapılan, kaynağı belirsiz veya soğuk zincirinin bozulduğundan şüphe edilen dondurmalardan uzak durması gerekiyor:
Sağlık Bakanlığı; bebekler, çocuklar, gebeler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerin besin kaynaklı hastalıklara karşı daha duyarlı olduğunu bildiriyor.
Kirlenmiş bir ürün tüketildikten sonra ortaya çıkabilecek belirtiler etkene göre değişebilir. En sık görülen şikâyetler arasında:
bulunuyor.
Sağlık Bakanlığının rehberine göre besin zehirlenmesi belirtileri bazı vakalarda kontamine gıdanın tüketilmesinden sonraki 30 dakika ile 72 saat arasında başlayabiliyor. Ancak bu süre mikroorganizmaya göre daha kısa veya daha uzun olabilir.
Kanlı ishal, şiddetli karın ağrısı, yüksek ateş, sürekli kusma, sıvı kaybı belirtileri, bilinç değişikliği veya iki günden uzun süren şikâyetlerde sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Hamilelerde ateş ve grip benzeri belirtiler, küçük çocuklarda ağız kuruluğu ve idrar miktarında azalma, yaşlılarda belirgin halsizlik veya bilinç bulanıklığı beklenmeden değerlendirilmesi gereken bulgular arasında yer alıyor.
Sağlık Bakanlığı; kanlı ishal, ishalle birlikte şiddetli baş ağrısı, boyun sertliği veya ateş bulunması ve belirtilerin iki günden uzun sürmesi durumunda hekime başvurulmasını öneriyor.
İshal kesici veya bulantı önleyici ilaçlar özellikle çocuklarda ve ağır enfeksiyon şüphesinde doktora danışılmadan kullanılmamalı.
Türk Gıda Kodeksi’ne göre dondurmanın temel karışımında süt veya süt ürünleri, su ve şeker bulunuyor. Ürüne süt yağının dışında ayrıca yağ bileşeni eklenemiyor. Çeşnili ürünlerde yalnızca kullanılan fındık, fıstık veya benzeri çeşnilerden doğal olarak gelen bitkisel yağ bulunabiliyor.
Meyveli dondurmalarda meyve oranının genel olarak en az yüzde 15 olması gerekiyor. Asitliği yüksek veya aroması yoğun bazı meyvelerde bu oran yüzde 10’a kadar düşebiliyor. Fındık, ceviz, Antep fıstığı veya badem gibi sert kabuklu yemişlerle üretilen çeşitlerde toplam çeşni oranının en az yüzde 5 olması gerekiyor.
Tüketici, paketin ön yüzündeki görsel yerine ürün adını ve bileşenler listesini okumalı. “Dondurma”, “yenilebilir buzlu ürün”, “sütlü buz” veya benzeri ifadeler aynı ürün yapısını ifade etmeyebilir.
Dondurmanın aşırı parlak renkte olması tek başına sağlıksız veya mevzuata aykırı olduğu anlamına gelmez. Kullanılan meyve, kakao, çikolata veya izin verilen katkı maddeleri rengin değişmesine yol açabilir.
Bununla birlikte sade dondurmada renklendirici kullanılmasına izin verilmiyor. Sade dondurmada yalnızca vanilya aromalarının kullanımına izin verilirken süt veya süt ürünü aroması veren aroma vericiler kullanılamıyor.
Bu nedenle kaliteyi yalnızca renge bakarak değerlendirmek yerine içerik, üretici, saklama koşulları ve etiket bilgileri birlikte incelenmeli.
Dondurma satış noktasında kirli ekipman, bozuk ürün, erimiş dondurmanın yeniden satılması, yabancı madde, haşere veya kayıt dışı üretim şüphesi görülmesi halinde ALO 174 Gıda Hattı üzerinden bildirim yapılabilir.
Tarım ve Orman Bakanlığına göre ALO 174 hattı günün 24 saati hizmet veriyor. Başvurular telefonun yanı sıra 0501 174 0 174 numaralı WhatsApp hattı, e-posta ve çevrim içi destek kanallarından da alınabiliyor. Şikâyette işletmenin açık adresi, tabela adı ve görülen sorunun açık biçimde belirtilmesi gerekiyor.
Mümkünse ürün ambalajı, fiş, parti numarası ve satış noktasını gösteren bilgiler saklanmalı. Ancak şüpheli ürünü yeniden tatmak veya başkalarına yedirmekten kaçınılmalı.
Dondurma satın almadan önce ürünün sert ve donmuş olduğunu, satış dolabının çalıştığını, ambalajın sağlam kaldığını ve tarih bilgilerinin geçmediğini kontrol edin.
Açık dondurmada servis kaşığının, kapların, külahların ve çalışanların ellerinin temiz olmasına dikkat edin. Para alan kişinin aynı elle doğrudan servise devam etmemesi gerektiğini unutmayın.
Ürünü alışverişin sonunda alın, sıcak araçta bekletmeyin ve eve ulaşınca hemen dondurucuya koyun. Tamamen eriyen dondurmayı tekrar dondurmayın.
Süt, yumurta, soya, fındık, fıstık ve gluten alerjiniz bulunuyorsa ürün içeriğini ve çapraz bulaşma ihtimalini mutlaka sorun.
Şüpheli koku, görünüm veya saklama koşulu varsa “bir kez tatmaktan bir şey olmaz” demeyin. Güvenliğinden şüphe edilen ürünü tüketmeyin.
Doğayı Dinle Haber Merkezi
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir