Egepol Hastaneleri’nden 17. Yıl Kutlaması: Sağlıkta Yeni Hed...
Egepol Hastaneleri’nden 17. Yı...
16:29Küresel Sıfır Atık Buluşmasında İstanbul Rumeli Üniversitesi...
Küresel Sıfır Atık Buluşmasınd...
16:24Bel Ağrısına Ne İyi Gelir? Uzmandan Günlük Yaşam Önerileri
Bel Ağrısına Ne İyi Gelir? Uzm...
16:06Deprem Sigortasında 2,4 Milyon TL Dönemi: Hangi Hasarlar Kar...
Deprem Sigortasında 2,4 Milyon...
Mavi Ekonomi ve “Mavi Davos” yaklaşımı küresel ticareti dönüştürürken, Türkiye’den NESEA’nın deniz ekosistemini onaran biyoteknoloji projeleri Davos vizyonuna örnek oluyor.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 04.02.2026 - 13:53
Güncelleme: 04.02.2026 - 13:53
Dünya ticaretinin büyük bölümünün deniz yolları üzerinden gerçekleştiği günümüzde, su güvenliği artık yalnızca çevresel bir konu olmaktan çıkarak doğrudan arz ve tedarik zinciri güvenliği meselesi haline geldi. Küresel zirvelerde öne çıkan ve “Mavi Davos” olarak adlandırılan yaklaşım, okyanus sağlığının korunmasını küresel ekonomik sürdürülebilirliğin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor.
İklim krizine bağlı deniz seviyesi değişimleri, kirlilik ve biyolojik kayıplar; stratejik limanların işleyişinden hammadde taşımacılığına kadar küresel ticaretin tüm halkalarını tehdit ediyor. Zirve panellerinde, deniz ekosistemini restore etmeye yönelik yatırımların önümüzdeki yıllarda trilyonlarca dolarlık ekonomik değer yaratabileceği öngörülüyor.
Bu dönüşüm sürecinde Türkiye’den yükselen dikkat çekici bir başarı hikâyesi ise NESEA Biyo Malzeme ve Deniz Teknolojileri A.Ş. oldu. Kurucusu Nermin Sena Özger liderliğinde faaliyet gösteren NESEA, atık midye kabuklarını ileri dönüştürerek geliştirdiği yapay resif çözümleri ile Davos’ta çizilen mavi ekonomi vizyonunun sahadaki güçlü temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor.
TÜBİTAK destekli Ar-Ge çalışmaları ve patentli biyomalzeme reçetesiyle sektörde fark yaratan şirket, İZDENİZ A.Ş. ile yürütülen projelerde somut sonuçlar elde etti. Deniz altına yerleştirilen yapay resiflerde, yalnızca sekiz ay gibi kısa bir sürede sünger ve canlı yaşamı oluşumu gözlemlenerek ekosistem onarımında önemli bir başarı sağlandı. Tasarım ile bilimsel veriyi birleştiren bu yaklaşım, NESEA’yı deniz biyo-teknolojileri alanında uluslararası ölçekte rekabetçi bir aktör haline getirdi.
Uzmanlara göre geleceğin ticaret modeli, denizleri yalnızca bir ulaşım hattı olarak değil, yaşayan ve korunması gereken bir sermaye olarak ele alan anlayış üzerine kurulacak. Nermin Sena Özger’in NESEA ile hayata geçirdiği “denizden aldığını denize geri verme” modeli, Davos 2026’nın en önemli çıktılarından biri olan restoratif ticaret yaklaşımıyla birebir örtüşüyor.
Mavi Ekonomi; karbon ayak izini azaltmanın ötesine geçerek deniz ekosistemlerini aktif biçimde onaran yapısıyla, küresel ticaretin ve insanlığın gelecekteki refahı için en kritik değer alanlarından biri olmaya devam ediyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir