Küba Neden Karanlığa Gömülüyor? Akaryakıt, Ambargo ve Eskiye...
Küba Neden Karanlığa Gömülüyor...
22:45Türkiye ve Çin Arasında Yenilenebilir Enerji ve Akıllı Şehir...
Türkiye ve Çin Arasında Yenile...
22:36Kızılcahamam’da Dev Operasyon: 50 Milyon Liralık Sağlıksız E...
Kızılcahamam’da Dev Operasyon:...
22:23TÜİK Verileri Açıklandı: Tarımda Üretici Maliyetleri Artmaya...
TÜİK Verileri Açıklandı: Tarım...
Uzmanlar, sosyal medya ve bilgi kirliliğinin gıda güvenliği konusunda toplumda yanlış algılar oluşturduğunu belirtiyor. İstanbul’da düzenlenecek 9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi’nde “algı yönetimi” ve bilimsel gerçeklerden uzaklaşma riski masaya yatırılacak.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 14.05.2026 - 22:16
Güncelleme: 14.05.2026 - 22:16
Gıda ve sağlık ilişkisi üzerine sosyal medya, dijital platformlar ve popüler söylemler üzerinden yayılan bilgi kirliliği, uzmanlara göre toplum sağlığı açısından giderek büyüyen bir risk alanına dönüşüyor. Bilimsel veriler yerine algı yönetiminin ön plana çıkması, tüketicilerin gıda seçimi ve beslenme alışkanlıklarında yanlış kararlar almasına neden olabiliyor.
Bu konu, 5-6 Kasım tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek 9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi’nin de ana gündem başlıklarından biri olacak. Kongrede özellikle “Topluma Dayatılan Gıda-Sağlık İlişkisi” başlıklı panelde, gıda güvenliği alanındaki bilgi kirliliği ve toplumsal algı yönetimi çok yönlü biçimde ele alınacak.
Özer’e göre son yıllarda bazı gıdalar kamuoyuna ya tamamen “zararlı ve zehirli” ya da tam tersine “mucize çözüm” gibi sunuluyor. Bu yaklaşımın bilimsel gerçeklerden uzaklaşma riskini beraberinde getirdiğine dikkat çekiliyor.
Uzmanlar, özellikle sosyal medya ortamında hızla yayılan doğrulanmamış içeriklerin toplumda kafa karışıklığı oluşturduğunu belirtiyor.
Son yıllarda beslenme ve sağlık içerikleri dijital platformlarda en hızlı yayılan alanlardan biri haline geldi.
Ancak uzmanlara göre:
toplum sağlığı açısından yeni riskler oluşturuyor.
Özellikle “şunu tüketirsen tüm hastalıklar geçer” veya “bu gıda tamamen zehir” gibi kesin ifadelerin bilimsel gerçeklikle örtüşmediği vurgulanıyor.
Prof. Dr. Özer, toplumda farkındalık oluşturma çabasından çok belirli bir gıda-sağlık ilişkisinin dayatılmasının ön plana çıktığını ifade etti.
Bu durumun özellikle:
nedeniyle daha da büyüdüğünü belirten Özer, sürecin zamanla bilimsel zeminden uzaklaşabildiğine dikkat çekti.
Uzmanlara göre yanlış yönlendirilen tüketiciler:
yönelebiliyor.
Dünya genelinde artan nüfus, iklim değişikliği, üretim baskısı ve küresel tedarik zincirleri nedeniyle gıda güvenliği konusu son yıllarda daha stratejik bir başlık haline geldi.
Uzmanlara göre güvenli gıda yalnızca:
anlamına gelmiyor.
Aynı zamanda doğru bilgiye erişim ve bilimsel iletişim de gıda güvenliğinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.
gibi başlıklar değerlendirilecek.
Panele:
katılacak.
Panelin moderatörlüğünü ise Kongre Başkanı Samim Saner yürütecek.
Uzmanlar, gıda güvenliği ve beslenme konularının yalnızca tek bir disiplinin bakış açısıyla değerlendirilemeyeceğini belirtiyor.
Çünkü konu:
gibi birçok alanı doğrudan ilgilendiriyor.
Bu nedenle bilimsel verilerin toplumla doğru şekilde paylaşılması için disiplinler arası iş birliğinin kritik olduğu ifade ediliyor.
Son yıllarda tüketicilerin özellikle:
konusunda daha hassas hale geldiği görülüyor.
Ancak uzmanlar, bu hassasiyetin bazen yanlış bilgilerle yönlendirildiğini ve “korku temelli tüketim davranışları” oluşabildiğini belirtiyor.
Özellikle sosyal medya kaynaklı içeriklerin bilimsel doğrulama süzgecinden geçirilmeden yayılması, bilgi kirliliğini büyüten en önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
2004 yılında kurulan Gıda Güvenliği Derneği’nin temel hedefleri arasında:
yer alıyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde yalnızca güvenli üretim değil; doğru bilgi yönetimi de gıda güvenliğinin temel unsurlarından biri olacak.
Bilim insanları, yanlış beslenme bilgilerinin uzun vadede toplum sağlığını doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor.
Yanlış yönlendirmeler nedeniyle:
artabiliyor.
Bu nedenle uzmanlar, sağlık ve beslenme konularında güvenilir kaynaklara başvurulmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir