Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

NSosyal

Troya’yı Yıkan 1500 Yıllık Depremin İzleri Bulundu: Roma Caddesi Felaketin Boyutunu Gösterdi

Troya Antik Kenti’nde Roma dönemine ait caddede yaklaşık 1500 yıl önce yaşanan büyük depremin tahribat izleri bulundu. Keşif, kentin neden eski canlılığına dönemediğini gösteriyor.

Nizamettin Bilici Nizamettin Bilici EDİTÖR Giriş: 28.07.2026 - 09:25 Güncelleme: 28.07.2026 - 09:25
Troya’yı Yıkan 1500 Yıllık Depremin İzleri Bulundu: Roma Caddesi Felaketin Boyutunu Gösterdi

Çanakkale’deki Troya Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, yaklaşık 1500 yıl önce meydana gelen büyük bir depremin kente verdiği zararı gösteren yeni izler ortaya çıkarıldı. Roma dönemine ait görkemli bir caddede belirlenen tahribat, Troya’nın son büyük yıkımının nasıl gerçekleştiğine ilişkin arkeolojik verileri güçlendirdi.

Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, tarihî kayıtlarda Roma dönemi Troya’sının iki büyük depremle ağır hasar gördüğünün bilindiğini, son büyük tahribatın ise milattan sonra 500’lü yıllarda yaşandığını açıkladı. Yeni kazılarda ortaya çıkarılan cadde kalıntıları, söz konusu depremin kenti ciddi biçimde yıktığını gözler önüne serdi.

Troya’daki 1500 Yıllık Depremin İzleri Nerede Bulundu?

Yeni bulgular, Troya’nın Helenistik ve Roma dönemlerine ait aşağı kent bölümünde yapılan kazılarda ortaya çıkarıldı. Çalışmalar özellikle Roma döneminde kullanılan geniş cadde sistemi üzerinde yoğunlaştırıldı.

Kazı ekibi, kentin aşağı bölümündeki büyük caddenin kalıntılarında geç Roma dönemindeki depremlerle bağlantılı belirgin tahribat izleri tespit etti. Prof. Dr. Rüstem Aslan’a göre buluntular, yaklaşık 1500 yıl önce meydana gelen son büyük depremin Roma caddesini önemli ölçüde etkilediğini gösteriyor.

Keşif, yalnızca bir yapının hasarını değil, Troya’nın Roma dönemindeki kent planının ve günlük yaşam alanlarının nasıl etkilendiğini anlamak açısından da önem taşıyor.

Roma Caddesinin Çevresinde Villalar Ve Dükkânlar Bulunuyordu

Kazı yapılan bölümün Roma döneminde Troya’nın en hareketli alanlarından biri olduğu değerlendiriliyor. Birbirine paralel biçimde uzanan kuzey-güney ve doğu-batı yönündeki geniş caddelerin iki yanında villalar ile dükkânlar yer alıyordu.

Troya, Roma İmparatoru Augustus’un milattan önce 20’li yıllarda gerçekleştirdiği ziyaretin ardından önemli bir gelişim dönemine girdi. Kentin Roma dünyasındaki görünürlüğü artarken aşağı şehirde yeni kamusal alanlar, yollar ve yaşam bölgeleri şekillendi.

Kazıların yürütüldüğü cadde de bu görkemli dönemin şehircilik anlayışını yansıtan başlıca alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Deprem izlerinin böyle merkezi bir noktada bulunması, felaketin yalnızca birkaç yapıyla sınırlı kalmadığına işaret ediyor.

Deprem Troya’yı Nasıl Etkiledi?

Arkeolojik veriler ve tarihî kayıtlar, Troya’nın geçmişte birden fazla deprem yaşadığını gösteriyor. Kent, önceki felaketlerin ardından farklı dönemlerde yeniden inşa edilerek yaşamını sürdürdü.

Ancak milattan sonra 500’lü yıllarda meydana geldiği değerlendirilen son büyük deprem farklı bir sonuç doğurdu. Kent ağır hasar gördü ve bu yıkımın ardından eski ekonomik ve sosyal canlılığına yeniden ulaşamadı.

Prof. Dr. Rüstem Aslan, yeni ortaya çıkarılan Roma caddesindeki izlerin, Troya’nın son büyük yıkımının depremle gerçekleştiğine yönelik bilgileri açık biçimde desteklediğini belirtti.

Bu nedenle bulgular, sadece antik bir yapının hasarını değil, binlerce yıllık bir yerleşim geleneğinin sona ermesine katkı sağlayan felaketi de belgeliyor.

Troya Depremden Sonra Tamamen Terk Edildi Mi?

Troya’daki yerleşim tarihinin yaklaşık milattan önce 3000’li yıllardan milattan sonra 500’lü yıllara kadar kesintili ve çok katmanlı biçimde devam ettiği belirtiliyor. Kent, savaşlar, yangınlar, siyasi değişimler ve depremler karşısında defalarca yeniden şekillendi.

Geç Roma dönemindeki büyük depremlerden sonra ise kent eski önemine dönemedi. Ana kentsel yaşamın sona ermesinin ardından bölgede daha sınırlı ve farklı nitelikte yerleşim izleri görüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığının Turkish Museums verileri, Roma dönemi yerleşiminden sonra alanda Orta Çağ’a uzanan Bizans dönemi iskânının da bulunduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla “depremden sonra bölgede hiçbir yaşam kalmadı” demek yerine, depremin Troya’nın büyük ve canlı bir kent olarak devamlılığını sona erdiren başlıca dönüm noktalarından biri olduğunu söylemek daha doğru olur.

Troya’daki Depremin Büyüklüğü Biliniyor Mu?

Yaklaşık 1500 yıl önce yaşanan depremin günümüzde kullanılan ölçüm sistemlerine göre kaç büyüklüğünde olduğu henüz açıklanmadı. Antik çağ depremleri, modern sismolojik cihazlarla kaydedilmediği için büyüklükleri doğrudan ölçülemiyor.

Araştırmacılar bu tür felaketleri;

yıkılan yapıların durumu,

duvar ve zeminlerdeki bozulmalar,

tahribat katmanları,

arkeolojik tarihlendirme sonuçları

ve tarihî kayıtlar üzerinden değerlendirebiliyor.

Bu nedenle keşif, depremin kesin büyüklüğünü açıklamaktan çok, felaketin Roma dönemi kent dokusu üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Kazı heyeti tarafından şu aşamada kesin bir büyüklük veya merkez üssü bilgisi paylaşılmadı.

Troya Kazıları Dört Farklı Noktada Sürüyor

Troya’daki 2026 yılı kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi koordinasyonunda yürütülüyor. Çalışmalar aynı zamanda Bakanlığın Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülüyor.

Kazı ekibi aşağı şehirdeki Roma caddesinin yanı sıra kale içerisindeki agora alanı ve farklı çalışma noktalarında araştırmalara devam ediyor. Prof. Dr. Rüstem Aslan, bu yıl elde edilen verilerin Troya’nın kent tarihi açısından bir dönüm noktası niteliği taşıdığını belirtti.

Çalışmaların amaçlarından biri, yukarı kent ile aşağı kent arasındaki bağlantıyı ve Roma dönemindeki şehir planını daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkarmak. Kazılar ilerledikçe caddelerin çevresindeki dükkânlar, villalar ve kamusal alanlar hakkında yeni bilgilere ulaşılması bekleniyor.

Keşif Neden Önemli?

Troya, çoğunlukla Homeros’un destanları ve Troya Savaşı anlatılarıyla tanınıyor. Ancak antik kent, yalnızca Tunç Çağı’ndan ibaret değil. Helenistik, Roma ve daha sonraki dönemlere ait çok sayıda yerleşim katmanını da barındırıyor.

Roma caddesindeki deprem izleri, Troya’nın daha az bilinen geç dönem tarihine ışık tutuyor. Bulgular sayesinde;

Roma dönemi kent planı,

afetlerin antik şehir yaşamına etkisi,

kentin yeniden inşa süreçleri

ve büyük yerleşimin sona erme nedenleri daha ayrıntılı biçimde araştırılabilecek.

Keşfin en önemli yönlerinden biri de tarihî kayıtlardaki deprem bilgisinin arkeolojik kalıntılarla desteklenmesi. Cadde üzerindeki tahribat, felaketin kentin merkezî yaşam alanlarına kadar ulaştığını gösteriyor.

Troya UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde

Troya Arkeolojik Alanı, 1998 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. UNESCO kayıtları, alanın Anadolu, Ege ve Balkanlar arasındaki kültürel ilişkilerin anlaşılmasında taşıdığı önemi vurguluyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığına göre Troya’daki yerleşim katmanları, 3000 yılı aşan geniş bir tarihsel süreci izlemeyi mümkün kılıyor. Antik kentte yürütülen yeni kazılar da Troya’nın yalnızca efsanelerle değil, bilimsel ve arkeolojik verilerle anlaşılmasını sağlıyor.

Roma caddesinde ortaya çıkarılan deprem izleri, UNESCO mirası olan kentin korunması ve geçmişte maruz kaldığı doğal afetlerin anlaşılması açısından yeni bir veri oluşturuyor.

Günümüzdeki Depremlerle Bir Bağlantısı Var Mı?

Bulunan izler, yaklaşık 1500 yıl önce yaşanmış tarihî bir depremle ilgili. Keşif, Çanakkale’de bugün yeni bir deprem meydana geldiği veya yakın zamanda deprem beklendiği anlamına gelmiyor.

Arkeolojik kazılar geçmişteki olayların etkilerini inceler. Güncel deprem riski ve sismik hareketlilik ise AFAD, Kandilli Rasathanesi ve ilgili bilim kuruluşlarının modern ölçümleriyle değerlendirilir.

Bu nedenle gelişme, bir arkeolojik keşif haberi olarak ele alınmalı; güncel bir deprem uyarısı şeklinde yorumlanmamalı.

Troya’daki 1500 Yıllık Deprem Hakkında Merak Edilenler

Troya’daki deprem izleri ne zaman bulundu?

Bulgular, Troya Antik Kenti’nde sürdürülen 2026 yılı kazı çalışmaları sırasında açıklandı.

Deprem izleri nerede ortaya çıkarıldı?

İzler, antik kentin Helenistik ve Roma dönemlerine ait aşağı şehir bölümündeki büyük bir Roma caddesinde bulundu.

Deprem ne zaman meydana geldi?

Son büyük tahribatın milattan sonra 500’lü yıllarda, yaklaşık 1500 yıl önce gerçekleştiği değerlendiriliyor.

Depremin büyüklüğü kaçtı?

Kazı heyeti tarafından kesin bir büyüklük açıklanmadı. Modern ölçüm cihazları bulunmadığı için antik depremlerin büyüklüğü arkeolojik ve tarihsel veriler üzerinden tahmin edilebiliyor.

Deprem Troya’yı tamamen yok etti mi?

Deprem, Roma dönemi kentinde ağır tahribata yol açtı. Troya bu felaketlerin ardından eski canlılığına dönemedi ancak bölgede daha sonraki dönemlere ait sınırlı yerleşim izleri bulunuyor.

Troya’da bugün deprem mi oldu?

Hayır. Haber, yaklaşık 1500 yıl önce yaşanan bir depremin arkeolojik izlerinin bulunmasıyla ilgili. Güncel bir deprem olayını veya uyarısını ifade etmiyor.

Kazıları kim yürütüyor?

Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi koordinasyonunda ve Prof. Dr. Rüstem Aslan başkanlığında yürütülüyor.

Troya’daki çalışmalar ilerledikçe Roma caddesinin planı, çevresindeki yapılar ve depremin kent üzerindeki etkisine ilişkin yeni verilerin ortaya çıkarılması bekleniyor.

Doğayı Dinle Haber Merkezi

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !