Bakan Murat Kurum: “IEA ile COP31 Sürecinde Stratejik Ortakl...
Bakan Murat Kurum: “IEA ile CO...
14:45Bakan Murat Kurum Paris’te COP31 Temaslarını Sürdürdü: Enerj...
Bakan Murat Kurum Paris’te COP...
01:311 Mayıs Türkiye Hava Durumu: Kuvvetli Yağış Ve Fırtına Uyarı...
1 Mayıs Türkiye Hava Durumu: K...
01:30Türkiye’den Yenilenebilir Enerjide Rekor: Elektrik Üretimini...
Türkiye’den Yenilenebilir Ener...
Dijital Ürün Pasaportu 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. İnovakademi ve akademik dünya, Türk ihracatçısını yeni ticaret rejimine hazırlamak için sürdürülebilirlik odaklı eğitim ve danışmanlık başlattı.v
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 31.01.2026 - 01:14
Güncelleme: 31.01.2026 - 01:14
Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında hayata geçirdiği en kritik düzenlemelerden biri olan Dijital Ürün Pasaportu (DPP), 2026 yılı itibarıyla kademeli olarak yürürlüğe girdi. Türk ihracatçısının küresel pazardaki rekabet gücünü koruması amacıyla harekete geçen İnovakademi, Sürdürülebilir Ticaret Derneği ve akademik dünya, stratejik bir eğitim ve danışmanlık seferberliği başlattı. Doç. Dr. Şenay Balbay liderliğinde hazırlanan içeriklere sanayi dünyasından yoğun ilgi gösteriliyor.
Dijital Ürün Pasaportu’nun yalnızca teknik bir belge olmadığını vurgulayan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Endüstriyel Sürdürülebilirlik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şenay Balbay, uygulamanın ihracatın geleceğini doğrudan etkileyeceğini ifade etti.
Balbay, “Dijital Ürün Pasaportu, bir ürünün ham maddesinden geri dönüşüm aşamasına kadar tüm yaşam döngüsünü şeffaf biçimde kayıt altına alıyor. 2026 itibarıyla bu veri setini sunamayan ürünlerin AB gümrüklerinden geçmesi mümkün olmayacak. Akademik açıdan net bir uyarımız var: Bu bir tercih değil, zorunluluk. Şirketlerin yaşam döngüsü analizlerini (LCA) bilimsel temellere dayandırması ve verilerini uluslararası denetim standartlarında doğrulatması gerekiyor. Bu projeyle, bilginin sanayiye aktarıldığı güvenli bir yapı inşa ediyoruz” dedi.
İnovakademi Kurucusu ve dış ticaretin deneyimli isimlerinden Gökhan Erol ise sürecin sahadaki etkilerine dikkat çekti. 35 yıllık dış ticaret tecrübesiyle ihracatçının karşı karşıya olduğu riskleri değerlendiren Erol, Dijital Ürün Pasaportu’nun pazar kaybı riskini beraberinde getirdiğini vurguladı.
Erol, “Türk sanayicisi kaliteli üretir ancak değişen regülasyonların oluşturduğu görünmez gümrük duvarlarını çoğu zaman geç fark eder. Dijital Ürün Pasaportu artık ihracatçımız için bir ‘dijital vize’ konumunda. Bu vizeyi alamayan ürün, gümrükte kalır ve rafını rakiplerine kaptırır. Bursa, Gaziantep, Kocaeli ve İstanbul gibi üretim merkezlerimizdeki tekstil, otomotiv ve kimya sektörleri için bekleme dönemi sona erdi. Biz İnovakademi olarak yalnızca eğitim vermiyor, sanayicinin ticari sırlarını koruyarak bu dönüşümü nasıl yöneteceğini ve tedarik zincirini nasıl sürdürülebilir kılacağını gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.
Nisan ayı itibarıyla başlayacak eğitim ve danışmanlık programları; tekstil, otomotiv yan sanayi, plastik ve kimya gibi Türkiye’nin lokomotif sektörlerinin yoğunlaştığı sanayi şehirlerinde hayata geçirilecek. Program kapsamında firmalar; veri katmanlandırma, ticari gizlilik yönetimi, tedarikçi izleme sistemleri ve finansal yüklerin yönetimi gibi kritik başlıklarda uzmanlaşarak, 2026’da yürürlüğe giren yeni ticaret düzenine stratejik ve rekabetçi bir şekilde adapte olacak.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir