Nadir Elementler Çağı Başladı: Dünya Yeni Maden Tekeline mi...
Nadir Elementler Çağı Başladı:...
01:53En Zehirli 10 Hayvan: Küçük Canlılar Nasıl Bu Kadar Ölümcül...
En Zehirli 10 Hayvan: Küçük Ca...
01:41Aşırı Turizm Kültürel Mirası Tehdit Ediyor: Venedik’ten Mach...
Aşırı Turizm Kültürel Mirası T...
23:35Bugün Hava Nasıl Olacak? 15 Haziran Pazartesi İl İl Hava Dur...
Bugün Hava Nasıl Olacak? 15 Ha...
Orta Doğu’da artan savaş riski turizm sektörünü vurdu. Uzmanlar, 2026’da bölgeye gelen turist sayısının 38 milyon azalabileceğini ve turizm gelirlerinde 40 milyar euroya yakın kayıp yaşanabileceğini öngörüyor.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 05.03.2026 - 01:41
Güncelleme: 05.03.2026 - 01:41
Orta Doğu ve Körfez bölgesinde artan savaş riski, turizm sektörünü ciddi bir krizle karşı karşıya bıraktı. ABD, İsrail ve İran arasında yükselen gerilim nedeniyle seyahat trafiği büyük ölçüde durma noktasına gelirken, uzmanlar bölge turizminde milyarlarca euroluk kayıp yaşanabileceğini öngörüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki askeri operasyonların dört ila beş hafta sürebileceğini ancak bu sürecin daha uzun bir döneme yayılabileceğini açıkladı. Artan güvenlik endişeleri nedeniyle birçok ülke vatandaşlarına İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi destinasyonlara “zorunlu olmadıkça seyahat etmeyin” uyarısı yaptı.
Orta Doğu Seyahat İttifakı (Middle East Travel Alliance) Pazarlama Müdürü İbrahim Khaled, son yıllarda bölgede hızla büyüyen turizm sektörünün çatışma riski nedeniyle ciddi darbe aldığını söyledi. Khaled, “Uçuş yasakları ve güvenlik endişeleri nedeniyle birçok seyahat iptal ediliyor. Bazı destinasyonlara yapılan turistik seyahatler tamamen askıya alınmış durumda” dedi.
Tourism Economics tarafından yayımlanan rapora göre, 2026 yılında Orta Doğu’ya gelen ziyaretçi sayısının yüzde 11 ile yüzde 27 arasında düşmesi bekleniyor. Bu durum, yaklaşık 23 ila 38 milyon turistin bölgeye gelmemesi anlamına geliyor.
Ekonomik açıdan ise turizm gelirlerinde 34 milyar ile 56 milyar dolar (yaklaşık 29-48 milyar euro) arasında kayıp yaşanabileceği öngörülüyor.
Uzmanlara göre en büyük kaybı Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri yaşayabilir. Turizm gelirlerine ve uluslararası hava yolu bağlantılarına büyük ölçüde bağımlı olan Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, riskin en yüksek olduğu destinasyonlar arasında gösteriliyor.
Buna karşılık kara yolu girişlerinin daha yoğun olduğu Katar ve Bahreyn gibi ülkelerin nispeten daha az etkilenebileceği belirtiliyor. Ancak İran’dan gelebilecek olası misilleme saldırıları, tüm Körfez bölgesinde güvenlik algısını zayıflatma potansiyeli taşıyor.
Orta Doğu havalimanları, dünya genelindeki uluslararası aktarma uçuşlarının yaklaşık yüzde 14’üne ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle bölgedeki hava sahası kısıtlamaları ve uçuş iptalleri, Avrupa ile Asya-Pasifik arasındaki ana uçuş rotalarında da ciddi aksamalara yol açıyor.
Tüm bu olumsuz tabloya rağmen turizm sektörü temsilcileri, Orta Doğu turizminin uzun vadede toparlanabileceğini düşünüyor. Middle East Travel Alliance temsilcisi Khaled, bölgenin geçmişte de benzer krizlerden hızlı şekilde çıkmayı başardığını belirtti.
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı Gloria Guevara ise seyahat ve turizm sektörünün küresel krizlere karşı dayanıklılığını defalarca kanıtladığını vurguladı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir