Türkiye’nin 3. Rahim Nakli Başladı: Hamilelik Mümkün Mü?
Türkiye’nin 3. Rahim Nakli Baş...
16:42İzmir Ve Kütahya’da Orman Yangını: OGM’den 4 Günlük Kritik U...
İzmir Ve Kütahya’da Orman Yang...
15:46Hollanda’da Su Kıtlığı İlan Edildi: Avrupa’da Kuraklık Alarm...
Hollanda’da Su Kıtlığı İlan Ed...
15:32NASA Görüntüledi: Karadeniz Turkuaza Döndü, Renk İstanbul Bo...
NASA Görüntüledi: Karadeniz Tu...
Yeni araştırmaya göre Android Deprem Uyarıları Sistemi, Marmara’daki 6,2’lik depremi 5,31 saniyede algılayarak 16 milyondan fazla kişiyi uyardı.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 18.07.2026 - 14:58
Güncelleme: 18.07.2026 - 14:58
Türkiye’de meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Marmara depremine ilişkin yayımlanan yeni araştırma, Android telefonların erken uyarı sistemindeki rolünü ortaya koydu. Çalışmaya göre sistem, deprem başladıktan 5,31 saniye sonra sarsıntıyı algıladı ve 16 milyondan fazla kullanıcıya bildirim gönderdi.
Bazı bölgelerde hafif sarsıntının ulaşmasına kadar geçen uyarı süresi 150 saniyeye kadar çıkarken, hesaplanan ortanca süre 56 saniye oldu. Ancak bu rakamlar bütün kullanıcıların depremden 56 veya 150 saniye önce uyarıldığı anlamına gelmiyor. Merkez üssüne yakın bölgelerde kazanılan süre çok daha kısa olabiliyor; bazı bildirimler ise sarsıntı sırasında veya sonrasında ulaşabiliyor.
Araştırma 2025 Marmara Depremini İnceledi
Bilim insanları, 23 Nisan 2025’te Marmara Denizi’nde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından Android Deprem Uyarıları Sistemi’nin performansını değerlendirdi.
Çalışmada olay “Marmara Ereğlisi depremi” olarak adlandırılırken AFAD kayıtlarında merkez üssü, Silivri açıklarının yaklaşık 23 kilometre açığı olarak yer aldı.
AFAD’a göre deprem saat 12.49’da, yerin 6,92 kilometre derinliğinde meydana geldi. Ana sarsıntının ardından ertesi gün saat 11.05’e kadar büyüklükleri 1,6 ile 5,9 arasında değişen 272 artçı deprem kaydedildi.
Temmuz 2026’da yayımlanan araştırmada, Android telefonlardan oluşan sensör ağının depremi algılama ve uyarı gönderme performansı ayrıntılı biçimde incelendi.
Deprem Başladıktan 5,31 Saniye Sonra Algılandı
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, sistemin deprem başladıktan 5,31 saniye sonra olayı algılaması oldu.
Bu süre “deprem olmadan 5 saniye önce tahmin edildi” anlamına gelmiyor. Android sistemi depremin ne zaman meydana geleceğini önceden tahmin etmiyor. Deprem başladıktan sonra ilk sismik hareketleri tespit ederek, daha uzaktaki kullanıcılara sarsıntı ulaşmadan bildirim göndermeye çalışıyor.
Çalışmaya göre Android Deprem Uyarıları Sistemi:
Bu sonuçlar araştırmacıların yayımladığı ön baskı çalışmaya dayanıyor. Çalışmanın henüz bilimsel hakem değerlendirmesi sürecini tamamlamamış olabileceği göz önünde bulundurulmalı.
150 Saniyelik Uyarı Herkes İçin Geçerli Değil
Çalışmada açıklanan 150 saniyelik süre, deprem merkezinden daha uzakta bulunan ve hafif düzeyde sarsıntı yaşayacak bazı bölgeler için hesaplanan en yüksek değer.
Sismik dalgaların ulaşma süresi, merkez üssüne olan uzaklığa göre değişiyor. Depremin merkezine yakın bir noktadaki kişi sarsıntıyı sistem bildirim göndermeden önce veya bildirimle aynı anda hissedebilir.
Daha uzak bölgelerde ise deprem telefonlar tarafından algılanıp doğrulandıktan sonra bildirim gönderilmesiyle birkaç saniyeden bir dakikanın üzerine çıkan süreler kazanılabilir.
Bu nedenle erken uyarı süresini belirleyen başlıca etkenler şunlar:
Android Telefonlar Depremi Nasıl Algılıyor?
Akıllı telefonların içinde hareket ve titreşimi ölçen ivmeölçer sensörleri bulunuyor. Bu sensörler normal şartlarda ekran yönünü değiştirmek, hareketleri ölçmek ve çeşitli uygulamaları çalıştırmak amacıyla kullanılıyor.
Android Deprem Uyarıları Sistemi, sabit durumda bulunan çok sayıda telefonda benzer titreşimlerin algılanıp algılanmadığını kontrol ediyor.
Tek bir telefonun hareket etmesi deprem uyarısı oluşturmak için yeterli değil. Aynı bölgede bulunan çok sayıda cihazın benzer hareketleri eş zamanlı olarak tespit etmesi gerekiyor.
Sistem genel olarak şu şekilde çalışıyor:
Google, yaklaşık konum bilgilerinin hangi cihazların uyarı alacağını belirlemek amacıyla kullanıldığını ve bu verilerin belirli bir kişinin kimliğini tespit etmek amacıyla kullanılmadığını belirtiyor.
Telefon Depremi Önceden Tahmin Etmiyor
Android sistemi bir deprem tahmin uygulaması değil. Depremin gününü, saatini veya büyüklüğünü olay gerçekleşmeden önce belirleyemiyor.
Sistemin sağladığı avantaj, farklı hızlarda hareket eden sismik dalgalardan kaynaklanıyor. Depremin ilk ve genellikle daha az yıkıcı dalgaları, güçlü sarsıntıya neden olan dalgalardan daha hızlı ilerliyor.
Telefon ağı ilk hareketi yeterince hızlı algılarsa daha yavaş ilerleyen güçlü sarsıntı ulaşmadan önce uzaktaki kullanıcılara uyarı gönderilebiliyor.
Bu süre birkaç saniye bile olsa kişinin:
yardımcı olabilir.
Ancak uyarı, binanın güvenliğinin veya deprem hazırlığının yerini tutmuyor.
Yüksek Telefon Yoğunluğu Sistemi Hızlandırdı
Araştırmacılara göre İstanbul ve Marmara çevresindeki yüksek Android telefon yoğunluğu, açık denizde gerçekleşen depremin kısa sürede tespit edilmesinde etkili oldu.
Bir bölgede ne kadar fazla aktif telefon bulunursa sistemin farklı sensörlerden gelen hareketleri karşılaştırma ve yanlış sinyalleri ayıklama imkânı o kadar artıyor.
Bu yapı, geleneksel deprem istasyonlarının bulunmadığı veya sınırlı olduğu ülkelerde erken uyarı ağının genişletilmesi açısından önemli görülüyor. Bununla birlikte akıllı telefon sistemi, AFAD ve Kandilli gibi kurumların profesyonel sismik gözlem ağlarının yerine geçmiyor.
Telefon ağı toplumsal uyarı sağlamaya çalışırken, resmî istasyonlar depremin konumunun, derinliğinin, büyüklüğünün ve artçı hareketlerin bilimsel olarak izlenmesini sağlıyor.
Uyarıyı Alanlar Koruyucu Harekete Yöneldi
Çalışmada kullanıcıların uyarı sonrasında verdiği tepkiler de incelendi. Araştırmacılar, bildirimi zamanında alan kişilerin çök, kapan ve tutun hareketi yapmak veya çevresindekileri uyarmak gibi koruyucu davranışlara yönelme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtti.
Uyarının sarsıntıdan önce gelmesi, kullanıcıların sistemi faydalı bulmasını ve gelecekteki bildirimlere güvenmesini de artırdı.
Buna karşılık geç gelen veya hissedilmeyen bir deprem için gönderilen bildirimlerin kullanıcı güvenini olumsuz etkileyebileceği vurgulandı. Bu nedenle sistemin hızının yanı sıra yanlış ve gereksiz uyarıların azaltılması da büyük önem taşıyor.
Android Deprem Uyarısı Nasıl Açılır?
Google’ın resmî açıklamasına göre deprem uyarıları Türkiye’de destekleniyor ve uyumlu Android telefonlarda varsayılan olarak açık geliyor. Kullanıcıların yine de ayarı kontrol etmesi öneriliyor.
Deprem uyarısını kontrol etmek için:
“Güvenlik ve acil durum” bölümü görünmüyorsa şu yol izlenebilir:
Ayarlar > Konum > Gelişmiş > Deprem Uyarıları
Menü isimleri telefonun markasına ve Android sürümüne göre küçük farklılıklar gösterebilir.
Uyarıların alınabilmesi için telefonun kablosuz internet veya mobil veri bağlantısının açık olması gerekiyor.
Her Deprem İçin Bildirim Gelir Mi?
Google, Android telefonların yaklaşık konumu kullanarak yakın çevredeki 4,5 ve üzeri büyüklükteki depremler için uyarı gönderebildiğini belirtiyor. Ancak bu durum her depremde kesin olarak bildirim alınacağı anlamına gelmiyor.
Şirketin resmî uyarıları arasında şu sınırlamalar bulunuyor:
Bu nedenle yalnızca telefon bildirimine güvenmek doğru değil. Deprem çantası, aile iletişim planı, sabitlenmiş eşyalar ve güvenli yapı hazırlığın temel parçaları olmaya devam ediyor.
Uyarı Geldiğinde Ne Yapılmalı?
AFAD, bina içinde bulunan kişilerin merdivenlere veya çıkışlara koşmamasını, balkona çıkmamasını ve asansör kullanmamasını öneriyor.
Uyarı geldiğinde güvenli bir noktaya geçerek çök, kapan ve tutun hareketi yapılmalı. Baş ve ense korunmalı; pencere, dolap, raf, aydınlatma armatürü ve devrilebilecek eşyalardan uzak durulmalı.
Sarsıntı durana kadar mümkünse bulunulan güvenli noktada kalınmalı. Telefon hatları yalnızca gerçek acil durumlar için kullanılmalı ve resmî kurumların açıklamaları takip edilmeli.
Marmara depremine ilişkin yeni çalışma, milyonlarca telefonun yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda geniş ölçekli bir deprem sensör ağı olarak çalışabileceğini gösteriyor. Ancak birkaç saniyelik teknolojik avantajın hayat kurtarabilmesi, kullanıcıların uyarı geldiğinde ne yapacağını önceden bilmesine bağlı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir